← İngilizceyi Birlikte Öğrenelim
İngilizcedeki »friend« bir isimdir ve Türkçedeki »arkadaş« ile »dost« sözcüklerinin ikisini de karşılar. Birini sevdiğiniz, güvendiğiniz, birlikte zaman geçirdiğiniz kişiye »friend« denir: She is my friend. — O benim arkadaşım.
Türkçe ile İngilizce arasındaki en önemli fark, »arkadaş« sözcüğünün »friend« sözcüğünden daha geniş olmasıdır. Türkçede aynı sözcük şu kişiler için de kullanılır:
- sınıf arkadaşı — İngilizcede classmate (mutlaka friend değil) - iş arkadaşı — colleague veya coworker - oda arkadaşı — roommate veya flatmate - erkek arkadaş, kız arkadaş — boyfriend, girlfriend (İngilizcede »my friend« sevgili anlamına gelmez)
İngilizcede bu kişilerin her biri için ayrı bir sözcük vardır. Bir kişi sınıf arkadaşınız olabilir ama friend olmayabilir. Yeni tanıştığınız ya da yalnızca tanıdığınız kişiye de »friend« denmez; ona acquaintance (tanıdık) denir.
İkinci fark dilbilgisindedir. Türkçede »arkadaşım« tek sözcüktür: arkadaş + -ım (benim). İngilizcede iyelik ayrı bir sözcüktür: my friend. Türkçede »iki arkadaş« dersiniz, çoğul eki gerekmez; İngilizcede ise çoğul eki zorunludur: two friends.
Üçüncü fark, »friend« sözcüğünün yazılışı ve söylenişidir. Yazıda »ie« vardır ama okunuşta »i« sesi yoktur: /frɛnd/. Sözcük »ee« ile değil, »e« sesiyle okunur.
Köken: »friend« sözcüğü Eski İngilizce frēond sözcüğünden gelir; sözcük aslında »seven kişi« demektir. Almanca Freund sözcüğüyle akrabadır. İngilizce »free« (özgür) sözcüğü ile aynı kökten gelir. Türkçe »arkadaş« ise arka + -daş sözcüklerinden oluşur: »arkada duran, arka çıkan kişi«. »Dost« sözcüğü ise Farsçadan gelir.
Sık sorulan sorular:
- »Friend« Türkçede ne demektir? Arkadaş veya dost. Çok yakın, güvenilir bir arkadaş için »close friend« veya »best friend« denir; Türkçe »dost« veya »can dostu« buna yakındır. - »Sınıf arkadaşım« İngilizcede nasıl söylenir? My classmate. »My school friend« da denir, ama bu yalnızca gerçekten arkadaş olduğunuz bir kişi için geçerlidir. - »Erkek arkadaşım« İngilizcede nasıl söylenir? My boyfriend. »My male friend« demezsiniz; bu sevgili anlamına gelmez, yalnızca erkek bir arkadaş anlamına gelir. - »Friends« çoğulunda »d« okunur mu? Yavaş konuşmada okunur: /frɛndz/. Hızlı konuşmada çoğu zaman /frɛnz/ gibi duyulur.
Önemli noktalar:
- »Friend« sayılabilir bir isimdir: a friend, the friend, two friends. Tekil hâlde mutlaka a, the veya my gibi bir belirleyici gerekir. - Sayıdan sonra çoğul eki zorunludur: iki arkadaş = two friends. - »Arkadaşım« = my friend; »bir arkadaşım« = a friend of mine (»a my friend« denmez). - »Make friends« = arkadaş edinmek; »become friends« = arkadaş olmak; »be friends with someone« = biriyle arkadaş olmak. - »Friendly« arkadaş canlısı demektir; bir zarf değil, sıfattır. - Her »arkadaş« bir »friend« değildir: classmate, colleague, roommate, boyfriend, girlfriend ayrı sözcüklerdir.
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
101.1 She o is - my benim friend arkadaşım
101.2 He o is - a bir good iyi friend arkadaş
101.3 We biz are -ız friends arkadaş
101.4 I (-ım) have var two iki friends arkadaş
101.5 Hello merhaba my benim friend arkadaşım
101.6 Ali Ali is - my benim best en iyi friend arkadaşım
101.7 A bir friend arkadaş of mine (-ım) lives yaşıyor in -de Berlin Berlin
101.8 My friend's arkadaşımın house evi is - near yakınında the - park parkın
101.9 Do mı you (sen) have var a bir friend arkadaşın in -de this bu city şehir
101.10 I (ben) saw gördüm an bir old eski friend arkadaşımı at -da the - station istasyonda yesterday dün
101.11 Selin Selin and ile Zeynep Zeynep have been - friends arkadaş since -dan beri school okul
101.12 It - is - hard zor to -mek make edinmek friends arkadaş in -de a bir new yeni country ülkede
101.13 A bir friend dost in -deki need ihtiyaç is - a bir friend dost indeed gerçekten
101.14 My benim friend arkadaşım who ki speaks konuşan three üç languages dil is - helping yardım ediyor me bana learn öğrenmeme English İngilizce
101.15 I (ben) would like istiyorum you sen to - meet tanışmanı my benim friend arkadaşım Murat Murat'la
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
101.1 She is my friend. O benim arkadaşım.
101.2 He is a good friend. O iyi bir arkadaş.
101.3 We are friends. Biz arkadaşız.
101.4 I have two friends. İki arkadaşım var.
101.5 Hello, my friend! Merhaba, arkadaşım!
101.6 Ali is my best friend. Ali benim en iyi arkadaşım.
101.7 A friend of mine lives in Berlin. Bir arkadaşım Berlin'de yaşıyor.
101.8 My friend's house is near the park. Arkadaşımın evi parkın yakınında.
101.9 Do you have a friend in this city? Bu şehirde bir arkadaşın var mı?
101.10 I saw an old friend at the station yesterday. Dün istasyonda eski bir arkadaşımı gördüm.
101.11 Selin and Zeynep have been friends since school. Selin ile Zeynep okuldan beri arkadaş.
101.12 It is hard to make friends in a new country. Yeni bir ülkede arkadaş edinmek zor.
101.13 A friend in need is a friend indeed. İhtiyaç anındaki dost gerçek dosttur. (Aynı anlamdaki Türkçe atasözü: Dost kara günde belli olur.)
101.14 My friend, who speaks three languages, is helping me learn English. Üç dil konuşan arkadaşım İngilizce öğrenmeme yardım ediyor.
101.15 I would like you to meet my friend Murat. Arkadaşım Murat'la tanışmanı istiyorum.
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
101.1 She is my friend.
101.2 He is a good friend.
101.3 We are friends.
101.4 I have two friends.
101.5 Hello, my friend!
101.6 Ali is my best friend.
101.7 A friend of mine lives in Berlin.
101.8 My friend's house is near the park.
101.9 Do you have a friend in this city?
101.10 I saw an old friend at the station yesterday.
101.11 Selin and Zeynep have been friends since school.
101.12 It is hard to make friends in a new country.
101.13 A friend in need is a friend indeed.
101.14 My friend, who speaks three languages, is helping me learn English.
101.15 I would like you to meet my friend Murat.
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
Türkçe konuşanlar için »friend« sözcüğünün İngilizcedeki dilbilgisi kuralları şunlardır:
1. Sayılabilir isim ve belirleyici
- »Friend« sayılabilir bir isimdir. Tekil hâlde tek başına kullanılamaz; önünde a, the, my, your gibi bir sözcük bulunmalıdır: He is a good friend (101.2). She is my friend (101.1). - Türkçede »O iyi bir arkadaş« dersiniz. İngilizcede de »a« kullanılır, ama sıra farklıdır: a good friend, yani önce a, sonra sıfat. - Türkçe, kimlik ve meslek bildiren cümlelerde çoğu zaman »bir« kullanmaz (O öğretmen. O arkadaş.). İngilizcede »a« şarttır: She is a teacher. She is a friend.
2. Çoğul eki
- Çoğul: friend → friends /frɛndz/. Biz arkadaşız = We are friends (101.3); We are friend ✗. - Türkçede sayıdan sonra isim tekil kalır (iki arkadaş). İngilizcede sayıdan sonra çoğul ek gerekir: two friends (101.4), three languages (101.14). - İki kişinin arkadaşlığı İngilizcede çoğuldur: Selin and Zeynep are friends (101.11). Türkçede »Selin ile Zeynep arkadaş« demek yeterlidir.
3. İyelik: »arkadaşım« ve »a friend of mine«
- Türkçede iyelik ekle yapılır: arkadaş-ım. İngilizcede ayrı sözcük gerekir: my friend, your friend, his friend, her friend, our friends, their friends. - »Bir arkadaşım« = a friend of mine (101.7). »A my friend« denmez. Aynı yapı: a friend of yours, a friend of Ali's. - Sahip + isim sırası ters çevrilir: arkadaşımın evi = my friend's house (101.8). Sahip isim önde, 's eki ile. - Tekil sahip: friend's (tek arkadaş). Çoğul sahip: friends' (birden fazla arkadaş): her friends' problems (101.22). İkisi de aynı okunur; ayrım yalnızca yazıda görülür. - Kesme işareti çoğul yapmaz: »my friend's are here« ✗. Doğrusu: my friends are here.
4. »Friend« ile kullanılan fiiller
- have a friend — arkadaşı olmak (101.4, 101.9). »Do you have a friend…?« sorusunda do kullanılır (101.9). - make friends — arkadaş edinmek (101.12). Genel anlamda bu sabit bir kalıptır ve çoğul kullanılır: make friends. Tek bir kişiden söz ediyorsanız »make a friend« de söylenebilir. - become friends / be friends with — arkadaş olmak / biriyle arkadaş olmak (101.18, 101.11). Edat »with«: I am friends with Zeynep. — Zeynep'le arkadaşım. - meet a friend — arkadaşla buluşmak veya tanışmak; see a friend — arkadaşı görmek (101.10); introduce a friend — arkadaşı tanıştırmak. - Present perfect: have been friends since school (101.11). »Since« bir başlangıç zamanı verir; »for« bir süre verir: friends for ten years.
5. Türev sözcükler
- friendly — arkadaş canlı, dostça (sıfat): friendly classmates. Dikkat: »friendly« bir sıfattır; »-ly« ile bitmesine rağmen zarf değildir. »She smiled friendly« standart İngilizcede doğru sayılmaz. Doğrusu: She smiled in a friendly way. - friendship — arkadaşlık, dostluk. - boyfriend, girlfriend — erkek arkadaş, kız arkadaş (sevgili). - best friend, close friend, old friend, school friend, pen friend — en iyi arkadaş, yakın arkadaş, eski arkadaş, okul arkadaşı, mektup arkadaşı. - befriend — biriyle arkadaş olmak, dost edinmek (daha çok yazılı dilde). - Sosyal medyada: friend request (arkadaşlık isteği), to unfriend (arkadaşlıktan çıkarmak).
6. Hitap olarak »friend«
- Türkçede »arkadaşım« sıcak ve yaygın bir hitaptır (101.5). İngilizcede »my friend« bir tanıdığa da seslenmek için kullanılabilir (101.29), ama yabancıya »Listen, my friend…« demek soğuk, alaycı veya tehditkâr duyulabilir. - Bir topluluğa seslenirken »Friends« resmî ve törensel bir hitaptır (Bölüm F). Gündelik konuşmada »guys« veya »everyone« daha doğaldır.
Sık yapılan hatalar:
- Çoğul ekini unutmak: »I have two friend« ✗. Doğrusu: I have two friends. - Belirleyiciyi atlamak: »He is good friend« ✗. Doğrusu: He is a good friend. - Türkçede »arkadaşım« bazen sevgili anlamında da kullanılır. Bağlam sevgiliyi gösteriyorsa boyfriend veya girlfriend deyin; »my friend« yalnızca arkadaş anlamına gelir. - Sınıf arkadaşına »friend« demek: sınıf arkadaşı classmate'tir. - »A my friend«, »a friend of me« ✗. Doğrusu: a friend of mine. - Kesme işaretini çoğul için kullanmak: »friend's« ✗ (çoğul değil). - Yazım: »freind«, »frend« ✗. Doğrusu: friend. Ezber için: a friend to the end. - Söyleniş: /frɛnd/ yerine /friːnd/ veya /fɪrɛnd/ demek.
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
»Friend« İngilizcenin en gündelik sözcüklerinden biridir.
Arkadaşlığın kapsamı:
- İngilizce konuşulan ülkelerde »friend« sözcüğü geniş bir kişi çevresi için kullanılabilir. İnsanlar çoğu zaman tanıdıklarına, komşularına, iş arkadaşlarına, hatta sosyal medyada hiç görüşmediklerine bile »friend« der. Bu yüzden duyduğunuz »my friend« her zaman yakın bir dostluk anlamına gelmez. - Çok yakın biri için sıfat eklenir: a close friend, a good friend, a dear friend, my best friend. Türkçedeki »dost« ve »can dostu« bu yakınlığı tek sözcükle anlatır. - Gündelik konuşmada ek sözcükler vardır: Britanya'da ve Avustralya'da »mate«, Amerika'da »buddy« ve »pal«. Bunlar resmî değildir.
Atasözü (101.13):
- »A friend in need is a friend indeed« eski bir İngilizce atasözüdür: zor zamanda yardım eden kişi gerçek arkadaştır. Türkçede aynı düşünceyi »Dost kara günde belli olur« atasözü anlatır.
Tanıştırma:
- Birini tanıştırırken şu kalıplar kullanılır: This is my friend, Murat. — I'd like you to meet my friend Murat (101.15). Tanışan kişiler genellikle »Nice to meet you« der.
Bir not:
- »Friends« adlı Amerikan komedi dizisi (1994–2004) İngilizce öğrenen birçok kişi tarafından izlenir; adı bu yüzden tanıdıktır.
Sık kullanılan kalıplar:
- Best friend forever (BFF) — ömür boyu en iyi arkadaş (gündelik, genelde gençler arasında) - A friend of a friend — arkadaşın arkadaşı - Make new friends — yeni arkadaşlar edinmek - Lifelong friend — ömür boyu arkadaş - Just good friends — yalnızca iyi arkadaşlar (sevgili olmadıklarını vurgular)
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
William Shakespeare, Julius Caesar (Jül Sezar), III. Perde, 2. Sahne (yaklaşık 1599). Brutus, Sezar'ı öldürenlerin gerekçesini halka açıklamış, ardından Marcus Antonius cenaze konuşmasına başlamıştır.
Friends arkadaşlar Romans Romalılar countrymen yurttaşlar lend ödünç verin me bana your sizin ears kulaklarınızı I (ben) come geliyorum to -mek bury gömmeye Caesar Sezar'ı not değil to -mek praise övmeye him onu
»Friends, Romans, countrymen, lend me your ears; I come to bury Caesar, not to praise him.« »Arkadaşlar, Romalılar, yurttaşlar, bana kulaklarınızı ödünç verin; ben Sezar'ı övmeye değil, gömmeye geliyorum.« (kurs çevirisi)
Bu, İngiliz edebiyatının en çok bilinen konuşma başlangıçlarından biridir. Antonius kalabalığa üç ad seslenir: Friends, Romans, countrymen. Sıralama, en yakından en genele doğru gider: önce »dostlar«, sonra »Romalılar«, sonra »yurttaşlar«. Böylece Antonius kalabalığı kendi tarafına çekmeye başlar. »Lend me your ears« (kulaklarınızı bana ödünç verin) deyim hâline gelmiştir ve bugün de »dinleyin« anlamında kullanılır. Antonius, Sezar'ı »övmeye değil, gömmeye« geldiğini söyler; ama konuşmanın devamında Sezar'ı büyük ölçüde över.
- »Friends« burada hitaptır (vocative). İngilizcede hitap için belirleyici gerekmez: Friends, … (»the friends« ✗, »my friends« ise daha kişisel olurdu). - Üç hitap sözcüğü arasında »and« yoktur; Shakespeare virgül kullanır. Bu, konuşmaya ritim verir. - »Lend me your ears« emir kipidir: lend (fiil) + me (dolaylı nesne) + your ears (nesne). Türkçe sırası: bana kulaklarınızı ödünç verin. - »To bury« ve »to praise« mastarlarıdır; »not to praise him« olumsuz mastar için not kullanılır (»to not praise« da bulunur, ama burada »not to praise« klasik biçimdir). - »Countrymen« bir birleşik isimdir: country + men. Çoğuldur; tekili countryman.
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
Elif, Londra'da okuyan bir Türk öğrencidir. En iyi arkadaşı Deniz ise hâlâ İzmir'de yaşamaktadır. Aşağıdaki metin, iki arkadaşın dostluğunu betimler.
101.16 Deniz Deniz is - Elif's Elif'in best en iyi friend arkadaşı
101.17 They onlar have been - friends arkadaş for -dır ten on years yıl
101.18 Deniz Deniz and ile Elif Elif met tanıştı at -da primary ilk school okul in -de Izmir İzmir and ve they onlar became oldular friends arkadaş the - same aynı day gün
101.19 Now şimdi Elif Elif lives yaşıyor in -da London Londra but ama her onun friend arkadaşı still hâlâ lives yaşıyor in -de Izmir İzmir
101.20 Every her Sunday pazar the - two iki friends arkadaş talk konuşuyor on -da the - phone telefon
101.21 Deniz Deniz is - a bir funny komik kind iyi kalpli and ve honest dürüst friend arkadaş
101.22 She (o) always her zaman listens dinler to - her - friends' arkadaşlarının problems sorunlarını
101.23 Elif Elif has - not - made edinmedi many çok friends arkadaş in -da London Londra yet henüz
101.24 Her onun new yeni classmates sınıf arkadaşları are -dır friendly arkadaş canlısı but ama they onlar are -ler not değil close yakın friends arkadaş
101.25 Hannah Hannah is - becoming oluyor a bir good iyi friend arkadaşım Elif Elif told dedi Deniz Deniz'e
101.26 Good iyi said dedi Deniz Deniz A bir new yeni friend arkadaş does - not - replace yerini almaz an bir old eski friend arkadaşın
101.27 Last geçen week hafta Deniz Deniz sent gönderdi her ona a bir photo fotoğrafını of -ının their onların school okul friends arkadaşlarının
101.28 Elif Elif looked baktı at -a the - photo fotoğrafa and ve missed özledi her onun old eski friends arkadaşlarını
101.29 I (ben) will -ecek visit ziyaret edeceğim you seni in -ın the - summer yaz my benim friend arkadaşım Deniz Deniz wrote yazdı
101.30 Real gerçek friends arkadaşlar stay kalırlar close yakın even bile when -sa they onlar live yaşasalar far uzakta apart birbirinden
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
101.16 Deniz is Elif's best friend. Deniz, Elif'in en iyi arkadaşı.
101.17 They have been friends for ten years. On yıldır arkadaşlar.
101.18 Deniz and Elif met at primary school in Izmir, and they became friends the same day. Deniz ile Elif İzmir'de ilkokulda tanıştı ve aynı gün arkadaş oldular.
101.19 Now Elif lives in London, but her friend still lives in Izmir. Elif şimdi Londra'da yaşıyor ama arkadaşı hâlâ İzmir'de yaşıyor.
101.20 Every Sunday the two friends talk on the phone. Her pazar iki arkadaş telefonda konuşuyor.
101.21 Deniz is a funny, kind and honest friend. Deniz komik, iyi kalpli ve dürüst bir arkadaş.
101.22 She always listens to her friends' problems. Arkadaşlarının sorunlarını her zaman dinler.
101.23 Elif has not made many friends in London yet. Elif Londra'da henüz çok arkadaş edinmedi.
101.24 Her new classmates are friendly, but they are not close friends. Yeni sınıf arkadaşları arkadaş canlısı ama yakın arkadaş değiller.
101.25 "Hannah is becoming a good friend," Elif told Deniz. "Hannah iyi bir arkadaşım oluyor," dedi Elif Deniz'e.
101.26 "Good," said Deniz. "A new friend does not replace an old friend." "İyi," dedi Deniz. "Yeni bir arkadaş eski bir arkadaşın yerini almaz."
101.27 Last week Deniz sent her a photo of their school friends. Geçen hafta Deniz ona okul arkadaşlarının bir fotoğrafını gönderdi.
101.28 Elif looked at the photo and missed her old friends. Elif fotoğrafa bakıp eski arkadaşlarını özledi.
101.29 "I will visit you in the summer, my friend," Deniz wrote. "Yazın seni ziyaret edeceğim, arkadaşım," diye yazdı Deniz.
101.30 Real friends stay close, even when they live far apart. Gerçek arkadaşlar birbirinden uzakta yaşasalar bile yakın kalırlar.
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
101.16 Deniz is Elif's best friend.
101.17 They have been friends for ten years.
101.18 Deniz and Elif met at primary school in Izmir, and they became friends the same day.
101.19 Now Elif lives in London, but her friend still lives in Izmir.
101.20 Every Sunday the two friends talk on the phone.
101.21 Deniz is a funny, kind and honest friend.
101.22 She always listens to her friends' problems.
101.23 Elif has not made many friends in London yet.
101.24 Her new classmates are friendly, but they are not close friends.
101.25 "Hannah is becoming a good friend," Elif told Deniz.
101.26 "Good," said Deniz. "A new friend does not replace an old friend."
101.27 Last week Deniz sent her a photo of their school friends.
101.28 Elif looked at the photo and missed her old friends.
101.29 "I will visit you in the summer, my friend," Deniz wrote.
101.30 Real friends stay close, even when they live far apart.
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
Kısa bir betimleme metninde »friend« sözcüğünün birçok kullanımı bir arada görülür:
1. Betimleme için şimdiki zaman ve present perfect
- Kişi ve durum anlatılırken geniş zaman kullanılır: Deniz is a funny, kind and honest friend (101.21). She always listens to her friends' problems (101.22). - Dostluğun süresi present perfect ile söylenir: They have been friends for ten years (101.17). Elif has not made many friends in London yet (101.23). »Yet« olumsuz cümlenin sonunda »henüz« anlamındadır. - Geçmişteki tek olay, geçmiş zamanla anlatılır: they met … and became friends (101.18), Deniz sent her a photo (101.27).
2. Tekil ve çoğul: friend ve friends
- »Her friend« (101.19) tek bir arkadaştır; »her friends« (101.28) birden fazladır. Türkçede ikisi de »arkadaşı« olabilir; İngilizcede çoğul eki fark yaratır. - »The two friends« (101.20): sayıdan sonra çoğul ek. Türkçe: iki arkadaş. - »Their school friends« (101.27): okul arkadaşları. İngilizcede »school friends« iki isimden oluşur; ilk isim sıfat gibi davranır ve çoğul almaz: school friends (»schools friends« ✗).
3. Kesme işareti
- Elif's best friend (101.16): tek kişiye aittir. - Her friends' problems (101.22): birden fazla arkadaşa aittir; kesme işareti s'den sonra gelir. - Elif's: Türkçede Elif'in. Türkçede kesme işareti eki ayırır; İngilizcede iyeliği gösterir.
4. Friend, friendly, classmate
- 101.24 üç sözcüğü ayırır: classmates (sınıf arkadaşları), friendly (arkadaş canlısı), close friends (yakın arkadaşlar). Sınıf arkadaşı olmak, arkadaş olmak anlamına gelmez; arkadaş canlısı olmak da öyle. Yakın arkadaş olmak için zaman gerekir. - »Friendly« ile »friend« arasındaki ilişki: friendly = friend + -ly. Ama -ly burada zarf eki değildir; sıfat yapan bir ektir (aynı yapı: lovely, lively).
5. Tırnak içinde söz ve söyleyen
- 101.25, 101.26, 101.29 konuşma ve yazı aktarır. İngilizcede söyleyen kişi tırnaktan sonra gelebilir: "…," Elif told Deniz. Virgül tırnağın içinde kalır. - »Tell« kişiyi nesne olarak alır: Elif told Deniz. »Say« ise doğrudan sözü alır: Deniz said, "Good." (»told« ile »said« karıştırılmamalıdır.)
6. Hitap ve küçük sözcükler
- »My friend« (101.29): tanıdık biri için sıcak hitap. Mektupta, yazının sonunda yaygındır. - »Even when« (101.30): »olsalar bile« anlamında. »Far apart« = birbirinden uzakta (»apart« bir zarftır). - »Does not replace« (101.26): olumsuz geniş zaman için does not + fiilin yalın hâli: replaces ✗, replace ✓.
Metin için ipuçları:
- Bir arkadaşınızı anlatırken şu sırayı kullanın: kim — ne zamandan beri arkadaşsınız — nerede yaşıyor — nasıl biri. ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
- »Friend« /frɛnd/ diye okunur. Tek hecelidir. Ortadaki ünlü Türkçedeki »e« sesine yakındır; »i« sesi okunmaz. - »Friend« ile »field« /fiːld/ (tarla), »feed« /fiːd/ (beslemek) karıştırılmamalıdır. Yazıda »ie« olması, okunuşta »ii« olacağı anlamına gelmez. - Başlangıçtaki »fr-« iki ünsüzdür. Aralarına ünlü eklemeyin: /frɛnd/, ✗ /fɪrɛnd/ veya /fɛrɛnd/. »F« için alt dudağınızı üst dişlerinize dokundurun ve hemen »r« sesine geçin. - Sondaki »nd« kümesinde »d« sesini net söyleyin: /frɛnd/, ✗ /frɛnt/. - Çoğul »friends« /frɛndz/: sondaki »s«, »z« sesidir. Hızlı konuşmada »d« çoğu zaman duyulmaz: /frɛnz/ gibi. Bu normaldir. - »Friendly« /ˈfrɛndli/ — vurgu ilk hecede. »Friendship« /ˈfrɛn(d)ʃɪp/ — vurgu ilk hecede; »d« çoğunlukla söylenmez. - »Best friend« /ˌbɛst ˈfrɛnd/ — vurgu »friend« üzerindedir. Buna karşılık »boyfriend« /ˈbɔɪfrɛnd/ tek sözcüktür ve vurgu ilk hecededir. - Yazım: i + e + n + d. Ezber cümlesi: a friend to the end (»friend« sözcüğünün sonunda »end« vardır). - Kesme işareti: friend's (bir arkadaşın), friends' (arkadaşların), friends (yalnızca çoğul, kesme yok). Üçü de aynı okunur: /frɛndz/. - Büyük harf: »friend« küçük harfle yazılır; yalnızca cümle başında veya hitap başlangıcında büyük harf alır (Friends, Romans, countrymen). »Friends« dizi adı olarak da büyük harfle yazılır.
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
---
Course Index: [latinum.substack.com/p/index](https://latinum.substack.com/p/index)