Universitas Scholarium — A Community of Scholars Log In

← İngilizceyi Birlikte Öğrenelim

İngilizceyi Birlikte Öğrenelim
Lesson 47
47 of 100 lessons

Lesson 47

###

Bölüm A (Ayrıntılı Türkçe-İngilizce Aradeğerli Metin)

47.1 The O teacher öğretmen said dedi that ki we biz needed ihtiyacımız vardı to -mek study çalışmak harder daha sıkı

47.2 She O (kadın) said dedi goodbye hoşça kal and ve left ayrıldı the o room oda

47.3 What Ne did yaptı you sen say demek? I Ben couldn't yapamadım hear duymak you seni, he o (erkek) said dedi

47.4 Nobody Hiç kimse said demedi anything hiçbir şey about hakkında the o broken kırık window pencere

47.5 As Olarak Gandhi Gandhi said dedi, "Be Ol the o change değişim you sen wish diliyorsun to -mek see görmek in içinde the o world" dünya

47.6 My Benim mother annem always her zaman said derdi that ki honesty dürüstlük is -dır the en best iyi policy politika

47.7 "I Ben will -ecek come gelmek back geri soon" yakında, said dedi the o little küçük boy çocuk

47.8 It Bu was idi said denildi that ki the o old eski castle kale was idi haunted perili

47.9 Have -mi I ben ever hiç said dedim how nasıl much çok I ben appreciate takdir ederim your senin help yardımın?

47.10 "The O meeting toplantı is -dır cancelled" iptal edildi, said dedi the o manager müdür via aracılığıyla email e-posta

47.11 She O (kadın) hasn't yok said demedi a bir word kelime since -den beri she o arrived geldi

47.12 My Benim grandfather büyükbabam said derdi there orada used olurdu to -mek be olmak a bir forest orman here burada

47.13 He O (erkek) said dedi exactly tam olarak what ne was idi on üzerinde his onun mind aklı

47.14 The O doctor doktor said dedi I ben should -meli rest dinlenmek for için at en az least az a bir week hafta

47.15 "Who Kim said dedi life hayat was idi easy?" kolay, asked sordu the o professor profesör with ile a bir smile gülümseme

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm B (Tam İngilizce Cümleler ve Türkçe Çevirileri)

47.1 The teacher said that we needed to study harder. Öğretmen daha sıkı çalışmamız gerektiğini söyledi.

47.2 She said goodbye and left the room. Hoşça kal dedi ve odadan ayrıldı.

47.3 "What did you say? I couldn't hear you," he said. "Ne dedin? Seni duyamadım," dedi.

47.4 Nobody said anything about the broken window. Kimse kırık pencere hakkında hiçbir şey demedi.

47.5 As Gandhi said, "Be the change you wish to see in the world." Gandhi'nin dediği gibi, "Dünyada görmek istediğin değişim ol."

47.6 My mother always said that honesty is the best policy. Annem her zaman dürüstlüğün en iyi politika olduğunu söylerdi.

47.7 "I will come back soon," said the little boy. "Yakında geri geleceğim," dedi küçük çocuk.

47.8 It was said that the old castle was haunted. Eski kalenin perili olduğu söylenirdi.

47.9 Have I ever said how much I appreciate your help? Yardımınızı ne kadar takdir ettiğimi hiç söyledim mi?

47.10 "The meeting is cancelled," said the manager via email. "Toplantı iptal edildi," dedi müdür e-posta aracılığıyla.

47.11 She hasn't said a word since she arrived. Geldiğinden beri bir kelime bile söylemedi.

47.12 My grandfather said there used to be a forest here. Büyükbabam burada eskiden bir orman olduğunu söylerdi.

47.13 He said exactly what was on his mind. Aklından tam olarak ne geçiyorsa onu söyledi.

47.14 The doctor said I should rest for at least a week. Doktor en az bir hafta dinlenmem gerektiğini söyledi.

47.15 "Who said life was easy?" asked the professor with a smile. "Kim hayatın kolay olduğunu söyledi?" diye sordu profesör gülümseyerek.

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm C (Sadece İngilizce Metin)

47.1 The teacher said that we needed to study harder.

47.2 She said goodbye and left the room.

47.3 "What did you say? I couldn't hear you," he said.

47.4 Nobody said anything about the broken window.

47.5 As Gandhi said, "Be the change you wish to see in the world."

47.6 My mother always said that honesty is the best policy.

47.7 "I will come back soon," said the little boy.

47.8 It was said that the old castle was haunted.

47.9 Have I ever said how much I appreciate your help?

47.10 "The meeting is cancelled," said the manager via email.

47.11 She hasn't said a word since she arrived.

47.12 My grandfather said there used to be a forest here.

47.13 He said exactly what was on his mind.

47.14 The doctor said I should rest for at least a week.

47.15 "Who said life was easy?" asked the professor with a smile.

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm D (Dilbilgisi Açıklaması)

Türkçe konuşanlar için "said" kelimesinin kullanımı hakkında önemli bilgiler: -

Temel Kullanım: -

"Said" İngilizce'de "demek" fiilinin geçmiş zaman şeklidir (say → said). -

Türkçe'de "dedi", "söyledi" veya bağlama göre "-di/-dı" eki ile ifade edilir. -

İngilizce'de tüm şahıslar için aynı şekilde kullanılır (I said, you said, he/she/it said, we said, they said). -

Dolaylı ve Doğrudan Anlatım: -

Doğrudan anlatımda: "I am tired," he said. ("Yorgunum," dedi.) -

Dolaylı anlatımda: He said (that) he was tired. (Yorgun olduğunu söyledi.) -

Türkçe'de "-dı ki" şeklinde, İngilizce'de "said that" şeklinde kullanılır. -

Zaman Uyumu: -

İngilizce'de dolaylı anlatımda genellikle zamanların geriye kaydırılması (backshift) gerekir. -

"She says she is happy" → "She said she was happy" -

Türkçe'de böyle bir kural yoktur. -

Cümle İçindeki Pozisyonu: -

İngilizce'de konuşma cümlesinin başında, ortasında veya sonunda olabilir: -

Said John, "Hello." -

"Hello," said John. -

"Hello," John said. -

Türkçe'de genellikle konuşmadan sonra gelir: "Merhaba," dedi John. -

Yaygın Hata Noktaları: -

Türkçe konuşanlar "tell" ve "say" arasındaki farkı karıştırabilir. -

"Say" (demek) bir şeyi ifade etmek için kullanılır. -

"Tell" (anlatmak) bir kişiye bir şey iletmek için kullanılır ve nesne gerektirir.

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm E (Kültürel Not)

"Said" kelimesinin kullanımı İngilizce ve Türkçe arasında kültürel farklılıklar gösterir: -

Konuşma Aktarımındaki Farklılıklar: -

İngilizce'de konuşma aktarımında çeşitli fiiller kullanılır (stated, mentioned, noted, commented vb.). -

Türkçe'de genellikle "dedi", "söyledi" veya ses tonunu belirtmek için "bağırdı", "fısıldadı" gibi fiiller kullanılır. -

İngilizce konuşma metinlerinde "said" sürekli tekrarlanır ve bu normaldir, Türkçe'de ise aynı kelimeyi tekrarlamak daha az tercih edilir. -

Atasözleri ve Deyimlerde: -

"It is said that..." (Denilir ki...) -

"As they say..." (Dedikleri gibi...) -

"Having said that..." (Bunu söylemiş olmakla beraber...) -

Bu kalıpların Türkçe karşılıkları farklı yapılarda olabilir. -

Edebi Kullanım: -

İngiliz ve Amerikan edebiyatında diyalog aktarımı çok önemlidir. -

Türk edebiyatında bazen diyalog aktarımı daha az belirgindir. -

İngilizce'de konuşma çizgileri ("), Türkçe'de ise genellikle tırnak işaretleri («») kullanılır. -

Resmi ve Gayri Resmi Kullanım: -

İngilizce'de resmi ortamlarda "stated", "declared", "announced" gibi alternatifler tercih edilebilir. -

Türkçe'de "belirtti", "ifade etti", "beyan etti" gibi resmi karşılıklar vardır.

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm F (Edebi Alıntı)

Bölüm F-A (Aradeğerli Metin)

"Words Kelimeler, once bir kere they onlar are -dır said söylenmiş, can -bilir never asla be olmak recalled" geri alınmaz - William Shakespeare William Shakespeare

Bölüm F-B (Tam Çeviri)

"Words, once they are said, can never be recalled." "Kelimeler, bir kere söylendiğinde, asla geri alınamaz." - William Shakespeare

Bölüm F-C (Edebi Analiz)

Bu alıntı, Shakespeare'in "Othello" eserinde yer alan bir fikrin özeti olarak sıkça kullanılır. Bir söz söylendikten sonra geri alınamayacağı ve söylenen sözlerin kalıcı etkilerinin olabileceği fikrini vurgular. Bu düşünce, "said" fiilinin önemini gösterir - bir şey söylendiğinde (said), artık gerçek dünyaya salınmış olur ve sonuçları olabilir.

Bölüm F-D (Dilbilgisi Notları)

-

"Once they are said" ifadesinde "said" edilgen yapıda (passive voice) kullanılmıştır. -

Türkçe'de bu yapı "-dikten sonra" veya "-diğinde" ekleriyle ifade edilir. -

"Can never be recalled" ifadesi gelecekteki bir imkânsızlığı belirtir. -

Bu tür özlü sözlerde İngilizce'de genellikle "geniş zaman" (present simple) kullanılır; Türkçe'de de benzer bir durum vardır.

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Tür Bölümü: Kısa Hikaye

Bölüm A (Ayrıntılı Türkçe-İngilizce Aradeğerli Metin)

47.16 As Olarak the o sun güneş set battı behind arkasında the o mountains dağlar, Ayşe Ayşe said dedi to -e her onun brother kardeşi, "Let's Hadi go gitmek home" eve

47.17 "But Ama I ben don't -me want istemek to -mek leave ayrılmak yet" henüz, said dedi Mehmet Mehmet with ile a bir disappointed hayal kırıklığına uğramış look bakış

47.18 Their Onların mother anne had -mişti said demişti they onlar should -meli be olmak back geri before önce dark karanlık, and ve the o shadows gölgeler were idi growing büyümekte longer daha uzun

47.19 "Remember Hatırla what ne happened oldu last geçen time" sefer, Ayşe Ayşe said dedi, reminding hatırlatarak him ona of -in the o scolding azarlama they onlar had -mişti received almışlardı

47.20 Mehmet Mehmet sighed iç çekti and ve said dedi nothing hiçbir şey, but ama picked topladı up yukarı his onun bag çantası

47.21 The O old yaşlı fisherman balıkçı on üzerinde the o shore kıyı had -mişti said demişti there orada would -ecekti be olmak a bir storm fırtına tonight bu gece

47.22 As Olarak they onlar walked yürüdüler along boyunca the o path patika, Mehmet Mehmet suddenly aniden said dedi, "Did -di mi you sen hear duymak that?" şu

47.23 Before Önce Ayşe Ayşe could -ebilirdi answer cevaplamak, a bir loud yüksek crack çatlama of -in thunder gök gürültüsü said dedi more daha fazla than -den words kelimeler ever hiç could -ebilirdi

47.24 "I Ben think düşünüyorum we biz should -meli run" koşmak, said dedi Ayşe, grabbing yakalayarak her onun brother's kardeşinin hand el

47.25 The O first ilk raindrops yağmur damlaları fell düştü as olarak if eğer the o sky gökyüzü itself kendisi said dedi, "I Ben warned uyardım you" sizi

47.26 They Onlar arrived vardılar home eve soaking sırılsıklam wet ıslak, and ve their onların father baba said dedi with ile a bir smile gülümseme, "The O fisherman balıkçı was idi right haklı again" yine

47.27 "He O always her zaman is" -dır, their onların mother anne said dedi, handing vererek them onlara warm sıcak towels havlular

47.28 That O night gece, as olarak the o storm fırtına raged kudurdu outside dışarıda, their onların grandmother büyükanne said dedi, "Let İzin ver me bana tell anlatmak you size a bir story" hikaye

47.29 She O told anlattı them onlara about hakkında a bir time zaman when ne zaman she o was idi young genç, and ve the o village köy elder yaşlısı had -mişti said demişti a bir great büyük flood sel would -ecekti come gelmek

47.30 "Nobody Hiç kimse believed inanmadı him" ona, she o said dedi, "but ama those o who kim listened dinledi were idiler saved" kurtarılmış

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm B (Tam İngilizce Cümleler ve Türkçe Çevirileri)

47.16 As the sun set behind the mountains, Ayşe said to her brother, "Let's go home." Güneş dağların arkasında batarken, Ayşe kardeşine, "Hadi eve gidelim," dedi.

47.17 "But I don't want to leave yet," said Mehmet with a disappointed look. "Ama henüz ayrılmak istemiyorum," dedi Mehmet hayal kırıklığına uğramış bir bakışla.

47.18 Their mother had said they should be back before dark, and the shadows were growing longer. Anneleri karanlık basmadan önce geri dönmeleri gerektiğini söylemişti ve gölgeler uzamaktaydı.

47.19 "Remember what happened last time," Ayşe said, reminding him of the scolding they had received. "Geçen sefer ne olduğunu hatırla," dedi Ayşe, aldıkları azarı ona hatırlatarak.

47.20 Mehmet sighed and said nothing, but picked up his bag. Mehmet iç çekti ve hiçbir şey demedi, ama çantasını aldı.

47.21 The old fisherman on the shore had said there would be a storm tonight. Kıyıdaki yaşlı balıkçı bu gece bir fırtına olacağını söylemişti.

47.22 As they walked along the path, Mehmet suddenly said, "Did you hear that?" Patika boyunca yürürlerken, Mehmet aniden, "Şunu duydun mu?" dedi.

47.23 Before Ayşe could answer, a loud crack of thunder said more than words ever could. Ayşe cevap veremeden önce, yüksek bir gök gürültüsü kelimelerin hiçbir zaman ifade edemeyeceğinden daha fazlasını söyledi.

47.24 "I think we should run," said Ayşe, grabbing her brother's hand. "Koşmamız gerektiğini düşünüyorum," dedi Ayşe, kardeşinin elini tutarak.

47.25 The first raindrops fell as if the sky itself said, "I warned you." İlk yağmur damlaları sanki gökyüzünün kendisi "Sizi uyarmıştım," der gibiydi.

47.26 They arrived home soaking wet, and their father said with a smile, "The fisherman was right again." Eve sırılsıklam ıslak vardılar ve babaları gülümseyerek, "Balıkçı yine haklıydı," dedi.

47.27 "He always is," their mother said, handing them warm towels. "O her zaman haklıdır," dedi anneleri, onlara sıcak havlular vererek.

47.28 That night, as the storm raged outside, their grandmother said, "Let me tell you a story." O gece, fırtına dışarıda kudururken, büyükanneleri, "Size bir hikaye anlatayım," dedi.

47.29 She told them about a time when she was young, and the village elder had said a great flood would come. Onlara genç olduğu bir zamanı anlattı, köy yaşlısının büyük bir sel geleceğini söylediği.

47.30 "Nobody believed him," she said, "but those who listened were saved." "Kimse ona inanmadı," dedi, "ama dinleyenler kurtuldu."

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm C (Sadece İngilizce Metin)

47.16 As the sun set behind the mountains, Ayşe said to her brother, "Let's go home."

47.17 "But I don't want to leave yet," said Mehmet with a disappointed look.

47.18 Their mother had said they should be back before dark, and the shadows were growing longer.

47.19 "Remember what happened last time," Ayşe said, reminding him of the scolding they had received.

47.20 Mehmet sighed and said nothing, but picked up his bag.

47.21 The old fisherman on the shore had said there would be a storm tonight.

47.22 As they walked along the path, Mehmet suddenly said, "Did you hear that?"

47.23 Before Ayşe could answer, a loud crack of thunder said more than words ever could.

47.24 "I think we should run," said Ayşe, grabbing her brother's hand.

47.25 The first raindrops fell as if the sky itself said, "I warned you."

47.26 They arrived home soaking wet, and their father said with a smile, "The fisherman was right again."

47.27 "He always is," their mother said, handing them warm towels.

47.28 That night, as the storm raged outside, their grandmother said, "Let me tell you a story."

47.29 She told them about a time when she was young, and the village elder had said a great flood would come.

47.30 "Nobody believed him," she said, "but those who listened were saved."

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm D (Kısa Hikaye Türünde Dilbilgisi Notları)

Kısa hikayelerde "said" kullanımı için önemli dilbilgisi kuralları: -

Diyalog İşaretleme: -

İngilizce'de konuşma cümleleri tırnak işareti (") ile işaretlenir. -

"Said" genellikle konuşan kişiyi belirtmek için kullanılır: "Let's go," said Ayşe. -

Türkçe'de konuşma cümleleri tırnak içinde verilir ve genellikle "dedi" fiiliyle biter: "Hadi gidelim," dedi Ayşe. -

Cümle İçindeki Sırası: -

İngilizce'de "said" konuşmadan önce veya sonra gelebilir: -

Ayşe said, "Let's go home." -

"Let's go home," said Ayşe. -

Bazen cümle içine yerleştirilebilir: "Let's go home," Ayşe said to her brother, "before it gets dark." -

Türkçe'de genellikle konuşmadan sonra gelir: "Hadi eve gidelim," dedi Ayşe. -

Alternatif Fiillerin Kullanımı: -

Kısa hikayelerde "said" yerine daha betimleyici fiiller kullanılabilir: -

whispered (fısıldadı) -

shouted (bağırdı) -

exclaimed (haykırdı) -

murmured (mırıldandı) -

Bu fiiller konuşmanın nasıl gerçekleştiğini gösterir. -

Geçmiş Zamanda Anlatım: -

Kısa hikayelerde genellikle geçmiş zaman kullanılır, bu nedenle "said" sık kullanılır. -

Geçmiş zamanda dolaylı anlatım kullanıldığında, zaman uyumu (backshift) gerekebilir: -

He says → He said (direct backshift) -

They are coming → They were coming (backshift in reported speech) -

Türkçe'de bu tür bir zaman uyumu daha esnek olabilir. -

Metaforik Kullanım: -

Hikayemizde "thunder said more than words ever could" ifadesinde olduğu gibi, "said" metaforik olarak da kullanılabilir. -

Bu tür kullanımlar Türkçe'de "söyledi" şeklinde çevrilebilir, ancak bazen "anlattı", "ifade etti" gibi alternatifler daha doğal olabilir. -

Diyalog Ritmi: -

İngilizce kısa hikayelerde "said" tekrarı doğal ve kabul edilebilirdir. -

Türkçe'de sürekli "dedi" tekrarından kaçınma eğilimi vardır. -

Diyalog akışını sağlamak için "said" fiilinin doğru yerde kullanılması önemlidir.

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

---

← Lesson 46 ↩ Course Index Lesson 48 →