Universitas Scholarium — A Community of Scholars Log In

← İngilizceyi Birlikte Öğrenelim

İngilizceyi Birlikte Öğrenelim
Lesson 26
26 of 100 lessons

Lesson 26

###

Bölüm A (Detaylı İngilizce-Türkçe Metni)

26.1 She O(kadın) comes geliyor from den/dan Turkey Türkiye

26.2 The Bu letter mektup is dır from den/dan my benim grandmother büyükannem

26.3 I Ben learned öğrendim English İngilizce from den/dan books kitaplar

26.4 Water Su flows akar from den/dan the bu mountain dağ

26.5 He O(erkek) received aldı a gift bir hediye from den/dan his onun friend arkadaşı

26.6 We Biz traveled seyahat ettik from den/dan Ankara Ankara to e/a Istanbul İstanbul

26.7 The Bu train tren departs hareket eder from den/dan the bu station istasyon at de/da nine dokuz

26.8 This Bu recipe tarif is dır from den/dan my benim mother annem

26.9 They Onlar moved taşındılar from den/dan a small küçük bir village köy

26.10 The Bu story hikaye is dır translated çevrilmiş from den/dan Turkish Türkçe

26.11 Can Edebilir miyim I ben borrow ödünç almak this bu book kitap from den/dan you sen/siz?

26.12 Different Farklı languages diller evolved evrimleşti from den/dan ancient antik roots kökler

26.13 He O(erkek) recovered iyileşti from den/dan his onun illness hastalığı

26.14 The Bu quotation alıntı is dır from den/dan a famous ünlü bir poem şiir

26.15 Children Çocuklar learn öğrenirler many birçok things şey from den/dan observation gözlem

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm B (Tam İngilizce Cümleler ve Türkçe Çevirileri)

26.1 She comes from Turkey. O Türkiye'den geliyor.

26.2 The letter is from my grandmother. Mektup büyükannemden.

26.3 I learned English from books. İngilizce'yi kitaplardan öğrendim.

26.4 Water flows from the mountain. Su dağdan akar.

26.5 He received a gift from his friend. Arkadaşından bir hediye aldı.

26.6 We traveled from Ankara to Istanbul. Ankara'dan İstanbul'a seyahat ettik.

26.7 The train departs from the station at nine. Tren istasyondan dokuzda hareket eder.

26.8 This recipe is from my mother. Bu tarif annemden.

26.9 They moved from a small village. Küçük bir köyden taşındılar.

26.10 The story is translated from Turkish. Hikaye Türkçe'den çevrilmiş.

26.11 Can I borrow this book from you? Bu kitabı sizden ödünç alabilir miyim?

26.12 Different languages evolved from ancient roots. Farklı diller antik köklerden evrimleşti.

26.13 He recovered from his illness. Hastalığından iyileşti.

26.14 The quotation is from a famous poem. Alıntı ünlü bir şiirden.

26.15 Children learn many things from observation. Çocuklar birçok şeyi gözlemden öğrenirler.

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm C (Sadece İngilizce Metin)

26.1 She comes from Turkey.

26.2 The letter is from my grandmother.

26.3 I learned English from books.

26.4 Water flows from the mountain.

26.5 He received a gift from his friend.

26.6 We traveled from Ankara to Istanbul.

26.7 The train departs from the station at nine.

26.8 This recipe is from my mother.

26.9 They moved from a small village.

26.10 The story is translated from Turkish.

26.11 Can I borrow this book from you?

26.12 Different languages evolved from ancient roots.

26.13 He recovered from his illness.

26.14 The quotation is from a famous poem.

26.15 Children learn many things from observation.

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm D (Dilbilgisi Açıklaması)

Türkçe konuşanlar için "from" edatının anlaşılması ve kullanımı: -

Temel Kullanım: -

"From" İngilizce'de kaynak, başlangıç noktası veya menşei belirtir -

Türkçe'deki "-den/-dan" ekine karşılık gelir -

Cümlede genellikle isimden sonra gelir (örn. "from Turkey") -

Başlıca Kullanım Alanları: -

Köken veya menşe belirtmek için: "She comes from Turkey" -

Hareket başlangıç noktasını göstermek için: "We traveled from Ankara" -

Kaynak belirtmek için: "I learned English from books" -

Değişim veya dönüşümü ifade etmek için: "translated from Turkish" -

İyileşme veya kurtulma durumlarında: "recovered from illness" -

Türkçe ve İngilizce Arasındaki Farklar: -

Türkçe'de "-den/-dan" eki isme doğrudan eklenir: "Türkiye'den" -

İngilizce'de "from" ayrı bir kelime olarak kullanılır: "from Turkey" -

Türkçe'de ek uyumu vardır (kalın/ince): "köyden" vs "evden" -

İngilizce'de böyle bir değişiklik yoktur, her zaman "from" kullanılır -

Zaman İfadelerinde "From": -

Başlangıç zamanını belirtmek için: "from Monday to Friday" -

Türkçe'de "-den/-dan itibaren" veya "-den/-dan beri" ile ifade edilir -

Yaygın Kalıplar: -

"from time to time" (zaman zaman) -

"from now on" (bundan böyle) -

"from scratch" (sıfırdan) -

"from the beginning" (baştan) -

"far from" (uzak)

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm E (Kültürel Not)

"From" edatının kullanımı İngilizce ve Türkçe konuşanların kültürel bağlamlarını yansıtır: -

Kimlik ve Köken: -

İngilizce konuşanlar "Where are you from?" sorusunu tanışma sırasında çok sık kullanır -

Türkçe'de "Nerelisin?" sorusu benzer şekilde sık kullanılır -

Ancak Türk kültüründe memleket sorma vurgusu daha güçlüdür ve aile kökeni üzerine daha fazla konuşma olabilir -

Bilgi Kaynakları: -

"I heard it from..." (Bunu...dan duydum) gibi ifadeler her iki kültürde de önemlidir -

Türk kültüründe bilgi kaynağının güvenilirliği vurgulanır -

"Kimden duydun?" sorusu "Who did you hear it from?" sorusundan daha yaygındır -

Hediye Kültürü: -

"This is from me" (Bu benden) ifadesi her iki dilde de kullanılır -

Türk kültüründe hediye verirken "Benden küçük bir hediye" demek yaygındır -

İngiliz kültüründe hediye verirken "This is from all of us" (Bu hepimizden) ifadesi yaygındır -

Tarifler ve Yemek: -

"This recipe is from my mother" (Bu tarif annemden) gibi ifadeler -

Türk kültüründe yemek tariflerinin aile büyüklerinden geldiği vurgulanır -

Geleneksel yemek tariflerinin kökeni hem Türk hem İngiliz kültüründe değerlidir

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm F (Edebi Alıntı)

Kısım F-A (Detaylı İngilizce-Türkçe Analiz)

"Distance Mesafe not değil only sadece gives verir nostalgia nostalji, but fakat perspective, and ve maybe belki objectivity nesnellik. Things Şeyler seen görülür from den/dan a distance bir uzaklık take alır on üzerine a larger daha büyük significance. önem" - Robert Morgan Robert Morgan

Kısım F-B (Tam Çeviri)

"Distance not only gives nostalgia, but perspective, and maybe objectivity. Things seen from a distance take on a larger significance."

"Mesafe sadece nostalji değil, aynı zamanda bakış açısı ve belki de nesnellik verir. Uzaktan görülen şeyler daha büyük bir önem kazanır."

Kısım F-C (Edebi Analiz)

Robert Morgan'ın bu alıntısı, mesafe kavramını hem fiziksel hem metaforik anlamda ele alır. "From a distance" (uzaktan) ifadesi, İngilizce'de "from" edatının mekânsal mesafeyi belirtmek için nasıl kullanıldığını gösterir. Aynı zamanda, uzaktan bir şeye bakmak, o şeyi farklı bir perspektiften değerlendirmemizi sağlar. Türkçe'de "-den/-dan" eki benzer şekilde "uzaktan" ifadesinde kullanılır ve benzer bir felsefi anlam taşır.

Kısım F-D (Dilbilgisi Notları)

-

"from a distance" (uzaktan) ifadesinde "from" edatı mesafeyi belirtir -

Türkçe'de buna karşılık gelen "uzaktan" kelimesinde "-dan" eki kullanılır -

İngilizce'de "from" + article (a) + noun (distance) yapısı kullanılırken, Türkçe'de sadece "uzak" köküne "-tan" eki eklenir -

"Take on" (kazanmak, üstlenmek) deyimi burada "significance" (önem) ile birlikte kullanılmıştır -

İngilizce'de "from a distance" (uzaktan) ifadesi bir deyim olarak sıklıkla kullanılır

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Tür Bölümü: Seyahat Günlüğü (Travelogue)

Bölüm A (Detaylı İngilizce-Türkçe Metni)

26.16 Today Bugün I ben arrived vardım in ye Istanbul İstanbul from den/dan my benim hometown memleketim of in Izmir İzmir

26.17 The Bu journey yolculuk from den/dan the bu coast sahil to e the bu city şehir took sürdü only sadece six altı hours saat by ile bus otobüs

26.18 As Olarak we biz traveled seyahat ettik from den/dan the bu Aegean Ege region bölgesi, I ben watched izledim the bu landscape manzara change değişti dramatically çarpıcı şekilde

26.19 Many Birçok tourists turist come gelir from den/dan all bütün over üzerinden the bu world dünya to e visit ziyaret etmek the bu ancient antik sites yerler in de Turkey Türkiye

26.20 From den/dan my benim hotel otel window penceresi, I ben can ebilir see görmek the bu magnificent muhteşem Hagia Sophia Ayasofya in de the bu distance mesafe

26.21 The Bu scent koku of in spices baharatlar from den/dan the bu Egyptian Mısır Bazaar Çarşısı fills doldurur the bu narrow dar streets sokaklar

26.22 I Ben bought satın aldım a bir beautiful güzel ceramic seramik plate tabak from den/dan a bir local yerel artisan zanaatkar in de the bu Grand Büyük Bazaar Çarşı

26.23 Walking Yürümek from den/dan one bir historic tarihi district semt to e another başka, I ben discovered keşfettim hidden gizli gems mücevherler of in the bu city şehir

26.24 The Bu call çağrı to e prayer dua echoes yankılanır from den/dan the bu minarets minareler five beş times kez daily günlük

26.25 From den/dan ancient antik times zamanlar to e the bu present şimdiki day gün, Istanbul İstanbul has sahiptir been olmuş a bir crossroads kavşak of in civilizations medeniyetler

26.26 I Ben learned öğrendim from den/dan my benim guide rehberim that ki the bu Bosphorus Boğaziçi separates ayırır Europe Avrupa from den/dan Asia Asya

26.27 The Bu ferry feribot takes götürür passengers yolcular from den/dan the bu European Avrupa side tarafı to e the bu Asian Asya side tarafı in de just sadece twenty yirmi minutes dakika

26.28 From den/dan the bu top tepe of in Galata Galata Tower Kulesi, you sen can ebilir enjoy keyfini çıkarmak a bir panoramic panoramik view manzara of in the bu entire tüm city şehir

26.29 The Bu knowledge bilgi passed geçti down aşağı from den/dan generation nesil to e generation nesil is dir still hala evident belli in de traditional geleneksel crafts el sanatları

26.30 Tomorrow Yarın I ben will eceğim travel seyahat etmek from den/dan Istanbul İstanbul to e Cappadocia Kapadokya to e explore keşfetmek its onun unique benzersiz landscape manzara

Bölüm B (Tam İngilizce Cümleler ve Türkçe Çevirileri)

26.16 Today I arrived in Istanbul from my hometown of Izmir. Bugün İzmir memleketimden İstanbul'a vardım.

26.17 The journey from the coast to the city took only six hours by bus. Sahilden şehre yolculuk otobüsle sadece altı saat sürdü.

26.18 As we traveled from the Aegean region, I watched the landscape change dramatically. Ege bölgesinden seyahat ederken, manzaranın çarpıcı şekilde değiştiğini izledim.

26.19 Many tourists come from all over the world to visit the ancient sites in Turkey. Birçok turist Türkiye'deki antik yerleri ziyaret etmek için dünyanın her yerinden gelir.

26.20 From my hotel window, I can see the magnificent Hagia Sophia in the distance. Otel penceremden, uzakta muhteşem Ayasofya'yı görebiliyorum.

26.21 The scent of spices from the Egyptian Bazaar fills the narrow streets. Mısır Çarşısı'ndan gelen baharatların kokusu dar sokakları dolduruyor.

26.22 I bought a beautiful ceramic plate from a local artisan in the Grand Bazaar. Kapalı Çarşı'da yerel bir zanaatkardan güzel bir seramik tabak satın aldım.

26.23 Walking from one historic district to another, I discovered hidden gems of the city. Bir tarihi semtten diğerine yürürken, şehrin gizli mücevherlerini keşfettim.

26.24 The call to prayer echoes from the minarets five times daily. Ezan günde beş kez minarelerden yankılanır.

26.25 From ancient times to the present day, Istanbul has been a crossroads of civilizations. Antik çağlardan günümüze, İstanbul medeniyetlerin bir kavşağı olmuştur.

26.26 I learned from my guide that the Bosphorus separates Europe from Asia. Rehberimden Boğaziçi'nin Avrupa'yı Asya'dan ayırdığını öğrendim.

26.27 The ferry takes passengers from the European side to the Asian side in just twenty minutes. Feribot yolcuları Avrupa yakasından Asya yakasına sadece yirmi dakikada götürür.

26.28 From the top of Galata Tower, you can enjoy a panoramic view of the entire city. Galata Kulesi'nin tepesinden, tüm şehrin panoramik manzarasının keyfini çıkarabilirsiniz.

26.29 The knowledge passed down from generation to generation is still evident in traditional crafts. Nesilden nesile aktarılan bilgi, geleneksel el sanatlarında hala belirgindir.

26.30 Tomorrow I will travel from Istanbul to Cappadocia to explore its unique landscape. Yarın benzersiz manzarasını keşfetmek için İstanbul'dan Kapadokya'ya seyahat edeceğim.

Bölüm C (Sadece İngilizce Metin)

26.16 Today I arrived in Istanbul from my hometown of Izmir.

26.17 The journey from the coast to the city took only six hours by bus.

26.18 As we traveled from the Aegean region, I watched the landscape change dramatically.

26.19 Many tourists come from all over the world to visit the ancient sites in Turkey.

26.20 From my hotel window, I can see the magnificent Hagia Sophia in the distance.

26.21 The scent of spices from the Egyptian Bazaar fills the narrow streets.

26.22 I bought a beautiful ceramic plate from a local artisan in the Grand Bazaar.

26.23 Walking from one historic district to another, I discovered hidden gems of the city.

26.24 The call to prayer echoes from the minarets five times daily.

26.25 From ancient times to the present day, Istanbul has been a crossroads of civilizations.

26.26 I learned from my guide that the Bosphorus separates Europe from Asia.

26.27 The ferry takes passengers from the European side to the Asian side in just twenty minutes.

26.28 From the top of Galata Tower, you can enjoy a panoramic view of the entire city.

26.29 The knowledge passed down from generation to generation is still evident in traditional crafts.

26.30 Tomorrow I will travel from Istanbul to Cappadocia to explore its unique landscape.

Bölüm D (Seyahat Günlüğünde Dilbilgisi Notları)

Seyahat günlüklerinde "from" edatının kullanımı: -

Seyahat Rotaları ve Hareketler: -

Bir yerden başka bir yere hareket belirtmek için: "from Istanbul to Cappadocia" -

Türkçe'de "İstanbul'dan Kapadokya'ya" şeklinde "-dan/-den" ve "-a/-e" ekleriyle ifade edilir -

Seyahat yazılarında başlangıç ve varış noktalarını belirtmek için sıkça kullanılır -

Perspektif Belirtme: -

"From the top of Galata Tower" (Galata Kulesi'nin tepesinden) -

"From my hotel window" (Otel penceremden) -

Bir bakış açısını veya gözlem noktasını belirtmek için kullanılır -

Türkçe'de "-dan/-den" eki ile ifade edilir -

Köken ve Kaynak Belirtme: -

"The scent of spices from the Egyptian Bazaar" (Mısır Çarşısı'ndan gelen baharatların kokusu) -

"I bought a plate from a local artisan" (Yerel bir zanaatkardan bir tabak satın aldım) -

Koku, ses, ürün vb. şeylerin kaynağını belirtmek için kullanılır -

Zaman Akışı: -

"From ancient times to the present day" (Antik çağlardan günümüze) -

Tarihsel süreçleri ve zaman dilimlerini ifade etmek için kullanılır -

Türkçe'de "-dan/-den ... -a/-e kadar" yapısı ile ifade edilir -

Seyahat Günlüklerinde Özel Kullanımlar: -

"From my perspective" (Benim bakış açımdan) -

"From what I've seen" (Gördüğüm kadarıyla) -

"From one place to another" (Bir yerden diğerine) -

Bu kalıplar seyahat anlatılarında sıkça kullanılır ve yazarın deneyimlerini aktarmasına yardımcı olur

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

---

← Lesson 25 ↩ Course Index Lesson 27 →