Universitas Scholarium — A Community of Scholars Log In

← İngilizceyi Birlikte Öğrenelim

İngilizceyi Birlikte Öğrenelim
Lesson 39
39 of 100 lessons

Lesson 39

###

Bölüm A (Ayrıntılı İngilizce-Türkçe Metin)

39.1 They Onlar were idi(ler) happy mutlu with ile the - results sonuçlar

39.2 Where Nerede were idin(iz) you sen/siz yesterday dün?

39.3 We Biz were idik late geç for için the - meeting toplantı

39.4 The - children çocuklar were idi(ler) playing oynuyor in içinde the - garden bahçe

39.5 My Benim parents ebeveynlerim were idi(ler) teachers öğretmenler at -de/-da the - same aynı school okul

39.6 When Ne zaman we biz were idik young genç, life hayat was idi simpler daha basit

39.7 How Nasıl many çok people insan were idi at -de/-da the - concert konser?

39.8 There Orada were idi(ler) three üç books kitap on üzerinde the - table masa

39.9 His Onun shoes ayakkabıları were idi too çok small küçük for için him o/onu

39.10 The - flowers çiçekler in içinde the - vase vazo were idi(ler) beautiful güzel

39.11 You Sen/Siz were idin(iz) right haklı about hakkında everything her şey

39.12 If Eğer they onlar were olsaydı(lar) here burada, they onlar would -ecek/-acak help yardım et us bize

39.13 All Tüm the - students öğrenciler were idi(ler) listening dinliyor carefully dikkatle to -e/-a the - professor profesör

39.14 We Biz were idik surprised şaşırmış by tarafından the - news haber

39.15 These Bu were idi(ler) the - best en iyi days günler of -in/-ın my benim life hayatım

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm B (Tam İngilizce Cümleler ve Türkçe Tercüme)

39.1 They were happy with the results. Onlar sonuçlardan memnundu(lar).

39.2 Where were you yesterday? Dün neredeydin(iz)?

39.3 We were late for the meeting. Toplantıya geç kaldık.

39.4 The children were playing in the garden. Çocuklar bahçede oynuyordu(lar).

39.5 My parents were teachers at the same school. Ebeveynlerim aynı okulda öğretmendi(ler).

39.6 When we were young, life was simpler. Biz gençken hayat daha basitti.

39.7 How many people were at the concert? Konserde kaç kişi vardı?

39.8 There were three books on the table. Masanın üzerinde üç kitap vardı.

39.9 His shoes were too small for him. Onun ayakkabıları ona çok küçüktü.

39.10 The flowers in the vase were beautiful. Vazodaki çiçekler güzeldi(ler).

39.11 You were right about everything. Her şey hakkında haklıydın(ız).

39.12 If they were here, they would help us. Eğer burada olsalardı, bize yardım ederlerdi.

39.13 All the students were listening carefully to the professor. Tüm öğrenciler profesörü dikkatle dinliyordu(lar).

39.14 We were surprised by the news. Haberden dolayı şaşırdık.

39.15 These were the best days of my life. Bunlar hayatımın en güzel günleriydi.

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm C (Sadece İngilizce Metin)

39.1 They were happy with the results.

39.2 Where were you yesterday?

39.3 We were late for the meeting.

39.4 The children were playing in the garden.

39.5 My parents were teachers at the same school.

39.6 When we were young, life was simpler.

39.7 How many people were at the concert?

39.8 There were three books on the table.

39.9 His shoes were too small for him.

39.10 The flowers in the vase were beautiful.

39.11 You were right about everything.

39.12 If they were here, they would help us.

39.13 All the students were listening carefully to the professor.

39.14 We were surprised by the news.

39.15 These were the best days of my life.

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm D (Dilbilgisi Açıklaması)

Türkçe konuşanlar için "were" kullanımı hakkında önemli noktalar: -

"Were" Nedir?: -

"Were", İngilizce'de "to be" (olmak) fiilinin geçmiş zaman çekimidir -

Türkçe'de "-idi, -dı, -di" ekleri veya "vardı" olarak karşılık bulur -

Çoğul özne (they, we) ve "you" (tekil veya çoğul) ile kullanılır -

Temel Kullanımlar: -

Geçmişteki durum bildirme: "They were happy" (Onlar mutluydu) -

Geçmişteki konum bildirme: "We were at home" (Evdeydik) -

Geçmişteki sürekli eylemler (past continuous): "They were working" (Çalışıyorlardı) -

Geçmişteki kimlik bildirme: "They were teachers" (Onlar öğretmendi) -

Türkçe ile Farklılıklar: -

Türkçe'de "-di/-dı" eki özneye göre değişir: "mutluydu, mutluydun, mutluydum" -

İngilizce'de özneye göre "was/were" seçilir: "I was, you were, they were" -

Türkçe'de "vardı" ifadesi "There were" kalıbı için kullanılır -

Soru ve Olumsuz Yapılar: -

Soru: "Were they happy?" (Onlar mutlu muydu?) -

Olumsuz: "They were not (weren't) happy" (Onlar mutlu değildi) -

Türkçe'de ek değişir: "mutlu muydu? mutlu değildi" -

İngilizce'de kelime sırası değişir veya "not" eklenir -

Şart Cümlelerinde Kullanım: -

"If I were you..." (Senin yerinde olsaydım...) -

Türkçe'de "-saydı/-seydi" karşılık gelir -

Gerçek olmayan durumları anlatmak için kullanılır

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm E (Kültürel Not)

"Were" kullanımı İngilizce ve Türkçe arasında kültürel farklılıkları yansıtır: -

Zaman Algısı: -

İngilizce'de kesin geçmiş zaman ve devam eden geçmiş zaman ayrımı vardır -

Türkçe'de "-di/-dı" ve "-yordu/-ıyordu" ekleri benzer işlev görür -

İngilizce konuşan kültürlerde zamansal kesinlik önemlidir -

Nezaket İfadeleri: -

"If I were you" (Senin yerinde olsaydım) kalıbı İngilizce'de yaygın bir tavsiye ifadesidir -

Türkçe'de "ben olsam" veya "senin yerinde olsam" şeklinde kullanılır -

Nezaket amacıyla kullanılan "were" daha az doğrudan bir ifade sağlar -

Kimlik Vurguları: -

"I was/We were" (Ben idim/Biz idik) İngilizce'de kimlik ifade ederken sıkça kullanılır -

Türkçe'de kişi zamirleri genellikle cümlede yer almaz: "(Ben) öğretmendim" -

Bu farklılık, İngilizce konuşan kültürlerde bireyselliğin vurgulanmasını yansıtır -

Günlük Kullanım: -

İngilizce konuşulan ülkelerde "How were you?" (Nasıldın?) geçmiş durumu sormak için kullanılır -

Türkçe'de benzer ifade "Nasıldın?" şeklindedir ancak daha az yaygındır -

Türkçe'de genellikle "Nasılsın?" (Şimdiki zaman) tercih edilir

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm F (Edebi Alıntı)

Bölüm F-A (Ayrıntılı İngilizce-Türkçe Metin)

"We Biz were idik the - people insanlar who ki were idik supposed varsayılan to - know bilmek better" daha iyi - Kurt Vonnegut, Slaughterhouse-Five Mezbaha No. 5

Bölüm F-B (Tam Tercüme)

"We were the people who were supposed to know better" "Biz daha iyi bilmesi gereken insanlardık" - Kurt Vonnegut, Slaughterhouse-Five (Mezbaha No. 5)

Bölüm F-C (Edebi Analiz)

Kurt Vonnegut'un ünlü romanı "Slaughterhouse-Five"dan alınan bu alıntı, insanların geçmişte sahip olduğu sorumluluklara ve beklentilere dair derin bir düşünceyi ifade eder. Bu cümlede "were" iki kez kullanılmıştır - ilk olarak kimliği tanımlamak için "we were the people" (biz insanlardık) ve ikinci olarak geçmişteki beklentiyi belirtmek için "who were supposed" (ki varsayılan idik). Bu çift kullanım, geçmişteki kimlik ve yükümlülükleri güçlü bir şekilde vurgulamaktadır.

Bölüm F-D (Dilbilgisi Notları)

-

"We were" kimlik bildiren temel bir kullanımdır -

"who were supposed to" bir sıfat cümleciği (relative clause) oluşturur -

İki "were" kullanımı da geçmiş zamanı vurgular -

Türkçe'ye çevirirken, "idik" veya "-dık" eki kullanılır -

İngilizce'de "were supposed to" kalıbı beklentiyi ifade eder, Türkçe'de "gereken" kelimesi bu işlevi görür

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Tür Bölümü: Anı (Memoir)

Bölüm A (Ayrıntılı İngilizce-Türkçe Metin)

39.16 Those O days günler were idi filled dolu with ile uncertainty belirsizlik and ve hope umut as olarak we biz arrived vardık in -e/-a the - new yeni country ülke

39.17 We Biz were idik immigrants göçmenler from -den/-dan Anatolia Anadolu, seeking arayan a bir better daha iyi life hayat in içinde a bir distant uzak land toprak

39.18 My Benim parents ebeveynlerim were idi(ler) determined kararlı to - provide sağlamak us bize with ile opportunities fırsatlar they onlar never asla had sahip olmadı

39.19 The - winters kışlar were idi harsh sert that o first ilk year yıl, but ama our bizim spirits ruhumuz remained kaldı strong güçlü

39.20 We Biz were idik often sıklıkla confused kafası karışık by tarafından the - customs gelenekler and ve language dil of -in/-ın our bizim new yeni home ev

39.21 There Orada were idi moments anlar of -in/-ın intense yoğun longing özlem for için the - familiar tanıdık streets sokaklar of -in/-ın Istanbul İstanbul

39.22 My Benim brother erkek kardeşim and ve I ben were idik inseparable ayrılmaz during boyunca those o difficult zor times zamanlar

39.23 The - neighbors komşular were idi(ler) kind nazik enough yeterince to - help yardım etmek us bize learn öğrenmek the - new yeni language dil

39.24 We Biz were idik grateful minnettar for için every her small küçük act hareket of -in/-ın kindness nezaket we biz received aldık

39.25 Both Her ikisi de my benim parents ebeveynlerim were idi(ler) working çalışan long uzun hours saatler to - make yapmak ends uçlar meet buluşmak

39.26 The - letters mektuplar from -den/-dan relatives akrabalar back geri home ev were idi our bizim only tek connection bağlantı to -e/-a our bizim past geçmiş

39.27 Our Bizim apartment dairemiz was idi small küçük, but ama the - walls duvarlar were idi covered kaplı with ile photos fotoğraflar of -in/-ın home ev

39.28 We Biz were idik slowly yavaşça adapting uyum sağlayan to -e/-a our bizim new yeni reality gerçeklik, day gün by ile day gün

39.29 The - traditional geleneksel meals yemekler mother anne prepared hazırladı were idi a bir comfort rahatlık in içinde our bizim unfamiliar alışılmadık surroundings çevre

39.30 Looking Bakarak back geri now şimdi, those o years yıllar were idi the - foundation temel of -in/-ın everything her şey we biz later sonra became olduk

Bölüm B (Tam İngilizce Cümleler ve Türkçe Tercüme)

39.16 Those days were filled with uncertainty and hope as we arrived in the new country. O günler yeni ülkeye vardığımızda belirsizlik ve umutla doluydu.

39.17 We were immigrants from Anatolia, seeking a better life in a distant land. Biz daha iyi bir hayat arayan Anadolu'dan gelen göçmenlerdik.

39.18 My parents were determined to provide us with opportunities they never had. Ebeveynlerim kendilerinin hiç sahip olmadığı fırsatları bize sağlamaya kararlıydı.

39.19 The winters were harsh that first year, but our spirits remained strong. İlk yıl kışlar sertti, ama ruhumuz güçlü kaldı.

39.20 We were often confused by the customs and language of our new home. Sıklıkla yeni evimizin gelenekleri ve dili karşısında kafamız karışıyordu.

39.21 There were moments of intense longing for the familiar streets of Istanbul. İstanbul'un tanıdık sokaklarına yönelik yoğun özlem anları vardı.

39.22 My brother and I were inseparable during those difficult times. Erkek kardeşim ve ben o zor zamanlarda ayrılmazdık.

39.23 The neighbors were kind enough to help us learn the new language. Komşular bize yeni dili öğrenmemize yardım edecek kadar nazikti.

39.24 We were grateful for every small act of kindness we received. Aldığımız her küçük nezaket hareketi için minnettardık.

39.25 Both my parents were working long hours to make ends meet. Her iki ebeveynlerim de geçinebilmek için uzun saatler çalışıyordu.

39.26 The letters from relatives back home were our only connection to our past. Memleketteki akrabalardan gelen mektuplar geçmişimizle olan tek bağlantımızdı.

39.27 Our apartment was small, but the walls were covered with photos of home. Dairemiz küçüktü, ama duvarlar evin fotoğraflarıyla kaplıydı.

39.28 We were slowly adapting to our new reality, day by day. Yeni gerçekliğimize günden güne yavaşça uyum sağlıyorduk.

39.29 The traditional meals mother prepared were a comfort in our unfamiliar surroundings. Annemin hazırladığı geleneksel yemekler, alışılmadık çevremizde bir rahatlatıcıydı.

39.30 Looking back now, those years were the foundation of everything we later became. Şimdi geriye bakınca, o yıllar sonradan olduğumuz her şeyin temeliydi.

Bölüm C (Sadece İngilizce Metin)

39.16 Those days were filled with uncertainty and hope as we arrived in the new country.

39.17 We were immigrants from Anatolia, seeking a better life in a distant land.

39.18 My parents were determined to provide us with opportunities they never had.

39.19 The winters were harsh that first year, but our spirits remained strong.

39.20 We were often confused by the customs and language of our new home.

39.21 There were moments of intense longing for the familiar streets of Istanbul.

39.22 My brother and I were inseparable during those difficult times.

39.23 The neighbors were kind enough to help us learn the new language.

39.24 We were grateful for every small act of kindness we received.

39.25 Both my parents were working long hours to make ends meet.

39.26 The letters from relatives back home were our only connection to our past.

39.27 Our apartment was small, but the walls were covered with photos of home.

39.28 We were slowly adapting to our new reality, day by day.

39.29 The traditional meals mother prepared were a comfort in our unfamiliar surroundings.

39.30 Looking back now, those years were the foundation of everything we later became.

Bölüm D (Anı Türü için Dilbilgisi Notları)

Anı türünde "were" kullanımının özellikleri: -

Geçmiş Zamanda Durumları Anlatma: -

"were filled with" (doluydu) - geçmişteki durumları anlatır -

"were determined" (kararlıydı) - geçmişteki zihinsel durumları ifade eder -

"were confused" (kafası karışıktı) - geçmişteki duygusal durumları açıklar -

Betimleyici Anlatım: -

"were harsh" (sertti) - geçmişteki koşulları betimler -

"were covered" (kaplıydı) - geçmişteki fiziksel görünümü tarif eder -

"were a comfort" (bir rahatlatıcıydı) - geçmişteki duygusal etkiyi anlatır -

Kimlik İfadeleri: -

"We were immigrants" (Biz göçmenlerdik) - geçmişteki kimliği belirtir -

"We were inseparable" (Biz ayrılmazdık) - geçmişteki ilişkiyi tanımlar -

"We were grateful" (Biz minnettardık) - geçmişteki tutumu gösterir -

Süreklilik İfadeleri: -

"were working" (çalışıyorlardı) - geçmişte devam eden eylemleri anlatır -

"were adapting" (uyum sağlıyorduk) - geçmişteki süreçleri açıklar -

"were seeking" (arıyorduk) - geçmişteki amaçları ifade eder -

Türkçe'den Farklılıklar: -

İngilizce'de "were+sıfat" yapısı yaygındır: "were happy" (mutluydular) -

Türkçe'de bu genellikle sıfata eklenen bir ekle ifade edilir: "mutluydular" -

İngilizce'de "there were" kalıbı "vardı" anlamına gelir -

Anı türünde "were" genellikle geçmişteki atmosferi güçlü bir şekilde yansıtır

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

---

← Lesson 38 ↩ Course Index Lesson 40 →