← İngilizceyi Birlikte Öğrenelim
###
40.1 All Tüm children çocuklar in içinde the - class sınıf passed geçti their onların exams sınavlar this bu year yıl
40.2 She O (kadın) ate yedi all bütün the - cookies kurabiyeler in içinde the - jar kavanoz
40.3 They Onlar spent harcadılar all tüm day gün studying ders çalışarak for için the - test sınav
40.4 We Biz have sahipiz read okuduk all bütün books kitaplar by tarafından this bu author yazar
40.5 Not Değil all tüm birds kuşlar can -ebilir fly uçmak
40.6 In İçinde spring bahar, all tüm flowers çiçekler in içinde the - garden bahçe bloom açar
40.7 Is Mı that bu all hepsi you sen wanted istedin to - say söylemek?
40.8 Above Üzerinde all her şey, health sağlık is -dir most en important önemli
40.9 I Ben gave verdim it onu my benim all her şey but ama still hala failed başarısız oldum
40.10 All Bütün of -in us biz need ihtiyaç duyarız to - work çalışmak together birlikte
40.11 They Onlar cancelled iptal ettiler all tüm flights uçuşlar due nedeniyle to - bad kötü weather hava
40.12 The - concert konser tickets biletler were -di all hepsi sold satıldı out tükendi
40.13 After Sonra all her şey, she o (kadın) decided karar verdi to - accept kabul etmek the - job iş
40.14 All Herkes who kim attended katıldı the - meeting toplantı agreed hemfikir oldu with ile the - proposal teklif
40.15 Despite Rağmen the - challenges zorluklar, they onlar gave verdiler it ona their onların all her şey
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
40.1 All children in the class passed their exams this year. Sınıftaki tüm çocuklar bu yıl sınavlarını geçti.
40.2 She ate all the cookies in the jar. O, kavanozdaki bütün kurabiyeleri yedi.
40.3 They spent all day studying for the test. Onlar sınav için tüm gün ders çalıştılar.
40.4 We have read all books by this author. Bu yazarın bütün kitaplarını okuduk.
40.5 Not all birds can fly. Tüm kuşlar uçamaz.
40.6 In spring, all flowers in the garden bloom. Baharda, bahçedeki tüm çiçekler açar.
40.7 Is that all you wanted to say? Söylemek istediğin hepsi bu mu?
40.8 Above all, health is most important. Her şeyden önce, sağlık en önemlidir.
40.9 I gave it my all but still failed. Elimden gelen her şeyi yaptım ama yine de başarısız oldum.
40.10 All of us need to work together. Hepimizin birlikte çalışması gerekiyor.
40.11 They cancelled all flights due to bad weather. Kötü hava nedeniyle tüm uçuşları iptal ettiler.
40.12 The concert tickets were all sold out. Konser biletleri tamamen tükendi.
40.13 After all, she decided to accept the job. Sonuçta, işi kabul etmeye karar verdi.
40.14 All who attended the meeting agreed with the proposal. Toplantıya katılan herkes teklifle hemfikir oldu.
40.15 Despite the challenges, they gave it their all. Zorluklara rağmen, ellerinden gelen her şeyi yaptılar.
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
40.1 All children in the class passed their exams this year.
40.2 She ate all the cookies in the jar.
40.3 They spent all day studying for the test.
40.4 We have read all books by this author.
40.5 Not all birds can fly.
40.6 In spring, all flowers in the garden bloom.
40.7 Is that all you wanted to say?
40.8 Above all, health is most important.
40.9 I gave it my all but still failed.
40.10 All of us need to work together.
40.11 They cancelled all flights due to bad weather.
40.12 The concert tickets were all sold out.
40.13 After all, she decided to accept the job.
40.14 All who attended the meeting agreed with the proposal.
40.15 Despite the challenges, they gave it their all.
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
"All" kelimesinin İngilizce'de kullanımı Türkçe konuşanlar için bazı incelikler içerir: -
Temel Kullanımlar: -
Sıfat olarak: "All students" (Tüm öğrenciler) -
Zamir olarak: "All of them went" (Hepsi gitti) -
Belirteç olarak: "They are all here" (Hepsi burada) -
Türkçe'den Farklılıklar: -
İngilizce'de "all" hem "hepsi" hem "tüm/bütün" anlamlarını taşır -
Türkçe'de "hepsi", "tümü", "bütün", "tüm" gibi farklı karşılıkları vardır -
İngilizce'de "all" cümle içinde farklı pozisyonlarda kullanılabilir -
"All" ile Yaygın Kalıplar: -
"all of" + zamir: "all of us" (hepimiz) -
"all" + isim: "all day" (tüm gün) -
"after all" (sonuçta, ne de olsa) -
"above all" (her şeyden önce) -
"give it your all" (elinden gelen her şeyi yapmak) -
Dilbilgisi Kuralları: -
Tekil isimlerle: "all the money" (tüm para) -
Çoğul isimlerle: "all the books" (tüm kitaplar) -
Sayılamayan isimlerle: "all the water" (tüm su) -
"All" + "of" + belirleyici: "all of the students" (öğrencilerin hepsi) -
Yaygın Hatalar: -
"All people are" yerine "All the people are" kullanımı -
"All of time" yerine "All the time" kullanımı -
Türkçe etkisiyle "All they went" yerine doğrusu "They all went"
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
"All" kelimesi İngilizce konuşulan kültürlerde günlük hayatta ve deyimlerde önemli bir yer tutar: -
Amerikan Kültüründe: -
"All-American" deyimi, tipik Amerikan değerlerini veya mükemmelliği temsil eder -
Sporda "all-star" takımları en iyi oyuncuları bir araya getirir -
"All you can eat" restoranları Türkiye'deki "açık büfe" kavramına benzer -
İngiliz Kültüründe: -
"All right" (veya "alright") çok yaygın bir onay ifadesidir -
Cricket sporunda "all out" bir takımın tüm oyuncularının elendiğini gösterir -
"All in all" (genel olarak) ifadesi günlük konuşmalarda sıkça kullanılır -
Türk ve İngiliz Kültürleri Arasındaki Farklar: -
İngilizce'de "all" ile başlayan deyimler çoktur, Türkçe'de genellikle farklı ifadelerle karşılanır -
"It's not all about you" gibi ifadeler Türkçe'de genellikle farklı yapılarla ifade edilir -
"All the best" İngilizce'de yaygın bir iyi dilek ifadesidir, Türkçe'de tam karşılığı yoktur -
Günlük Yaşamdaki Kullanımlar: -
"All set" (hazır olmak) günlük konuşmalarda çok kullanılır -
"Not at all" (hiç değil) nezaket ifadesi olarak sıkça kullanılır -
"Once and for all" (bir kez ve sonsuza dek) kararlılık ifade eder
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
"All Tüm that o şey ki glitters parlar is -dir not değil gold." altın - William Shakespeare, The Merchant of Venice Venedik Taciri
"All that glitters is not gold." "Parlayan her şey altın değildir."
Bu ünlü Shakespeare alıntısı, görünüşün aldatıcı olabileceğini hatırlatır. "All" burada genelleyici bir anlam taşır ve dış görünüşe kapılmanın tehlikesine dikkat çeker. Bu atasözü hem İngiliz hem de Türk kültüründe benzer biçimde kullanılır. Türkçe'de "her" kelimesi "all" yerine kullanılarak anlam korunmuştur.
-
"All that glitters" ifadesinde "all" bir zamir olarak kullanılmış ve "that" ile bir sıfat cümlesi başlatılmıştır -
Bu yapı Türkçe'de genellikle "...olan her şey" yapısıyla karşılanır -
Burada "all" kelimesi genelleyici bir anlam taşır, tam olarak "her parlayan şey" anlamına gelir -
"Is not gold" ifadesi, öznenin tanımlanan şey olmadığını belirtir
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
40.16 All Tüm morning sabah, Maya Maya had -mıştı been olmuştu preparing hazırlanıyor for için her onun important önemli presentation sunum
40.17 She O (kadın) checked kontrol etti all tüm slides slaytlar and ve rehearsed prova etti her onun speech konuşma multiple çoklu times kez
40.18 Her Onun colleagues meslektaşları were idi all hepsi supportive destekleyici, offering sunarak advice tavsiye and ve encouragement cesaret
40.19 When Ne zaman the - time zaman came geldi, all tüm her onun nervousness gerginlik disappeared kayboldu as gibi she o (kadın) began başladı speaking konuşmak
40.20 All Tüm eyes gözler in içinde the - room oda were idi fixed sabitlenmiş on üzerinde her o (kadın) as iken she o (kadın) confidently güvenle explained açıkladı her onun ideas fikirler
40.21 The - audience izleyici nodded başını salladı in içinde agreement anlaşma after sonra all her of -in her onun key anahtar points noktalar
40.22 At -de the - end son, they onlar all hepsi applauded alkışladılar enthusiastically coşkuyla, impressed etkilenmiş by tarafından her onun thorough kapsamlı research araştırma
40.23 Her Onun boss patron said dedi that ki of -den all tüm the - presentations sunumlar he o (erkek) had -mıştı seen görmüş, hers onunki was idi the en most çok compelling etkileyici
40.24 All Tüm her onun hard zor work çalışma had -mıştı paid ödenmiş off karşılığı, and ve she o (kadın) felt hissetti a bir sense his of -in achievement başarı
40.25 The - team ekip decided karar verdi to - implement uygulamak all tüm of -in her onun recommendations öneriler immediately hemen
40.26 All Herkes who kim had -mıştı doubted şüphelenmiş her onun abilities yetenekler now şimdi recognized takdir etti her onun expertise uzmanlık
40.27 That O evening akşam, all tüm her onun friends arkadaşlar gathered toplandı to - celebrate kutlamak her onun success başarı
40.28 They Onlar raised kaldırdılar their onların glasses bardaklar and ve all hepsi toasted kadeh kaldırdı to için her onun bright parlak future gelecek
40.29 Maya Maya knew biliyordu that ki with ile determination kararlılık, all herhangi obstacles engeller could -ebilir be olmak overcome aşılmış
40.30 After Sonra all her şey, success başarı comes gelir to -e those onlar who kim never asla give vermez up vazgeç- on -den their onların dreams hayaller
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
40.16 All morning, Maya had been preparing for her important presentation. Tüm sabah boyunca, Maya önemli sunumu için hazırlanıyordu.
40.17 She checked all slides and rehearsed her speech multiple times. Tüm slaytları kontrol etti ve konuşmasını birçok kez prova etti.
40.18 Her colleagues were all supportive, offering advice and encouragement. Meslektaşlarının hepsi tavsiye ve cesaret vererek destekleyiciydi.
40.19 When the time came, all her nervousness disappeared as she began speaking. Zaman geldiğinde, konuşmaya başladığı anda tüm gerginliği kayboldu.
40.20 All eyes in the room were fixed on her as she confidently explained her ideas. O fikirlerini güvenle açıklarken odadaki tüm gözler ona sabitlenmişti.
40.21 The audience nodded in agreement after all of her key points. İzleyiciler onun tüm anahtar noktalarından sonra anlaşma içinde başlarını salladılar.
40.22 At the end, they all applauded enthusiastically, impressed by her thorough research. Sonunda, hepsi onun kapsamlı araştırmasından etkilenerek coşkuyla alkışladılar.
40.23 Her boss said that of all the presentations he had seen, hers was the most compelling. Patronu, gördüğü tüm sunumlar arasında onunkinin en etkileyici olduğunu söyledi.
40.24 All her hard work had paid off, and she felt a sense of achievement. Tüm zorlu çalışması karşılığını vermişti ve bir başarı hissi duyuyordu.
40.25 The team decided to implement all of her recommendations immediately. Ekip, onun tüm önerilerini hemen uygulamaya karar verdi.
40.26 All who had doubted her abilities now recognized her expertise. Onun yeteneklerinden şüphe duyanların hepsi şimdi uzmanlığını takdir ediyordu.
40.27 That evening, all her friends gathered to celebrate her success. O akşam, tüm arkadaşları onun başarısını kutlamak için toplandı.
40.28 They raised their glasses and all toasted to her bright future. Bardaklarını kaldırdılar ve hepsi onun parlak geleceği için kadeh kaldırdı.
40.29 Maya knew that with determination, all obstacles could be overcome. Maya, kararlılıkla tüm engellerin aşılabileceğini biliyordu.
40.30 After all, success comes to those who never give up on their dreams. Sonuçta, başarı hayallerinden asla vazgeçmeyenlere gelir.
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
40.16 All morning, Maya had been preparing for her important presentation.
40.17 She checked all slides and rehearsed her speech multiple times.
40.18 Her colleagues were all supportive, offering advice and encouragement.
40.19 When the time came, all her nervousness disappeared as she began speaking.
40.20 All eyes in the room were fixed on her as she confidently explained her ideas.
40.21 The audience nodded in agreement after all of her key points.
40.22 At the end, they all applauded enthusiastically, impressed by her thorough research.
40.23 Her boss said that of all the presentations he had seen, hers was the most compelling.
40.24 All her hard work had paid off, and she felt a sense of achievement.
40.25 The team decided to implement all of her recommendations immediately.
40.26 All who had doubted her abilities now recognized her expertise.
40.27 That evening, all her friends gathered to celebrate her success.
40.28 They raised their glasses and all toasted to her bright future.
40.29 Maya knew that with determination, all obstacles could be overcome.
40.30 After all, success comes to those who never give up on their dreams.
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
Kısa hikayelerde "all" kelimesinin kullanımı: -
Zaman Dilimlerini Tanımlamada: -
"All morning" (tüm sabah) gibi ifadeler bir zaman diliminin tamamını kapsar -
Türkçe'de "tüm sabah boyunca" veya "sabahın tamamı" olarak çevrilir -
Bu kullanım süreklilik ifade eder ve genellikle geçmiş sürekli zamanla (past continuous) kullanılır -
Hikaye Karakterlerini Tanımlamada: -
"They all" veya "all her friends" gibi ifadeler bir grup karakteri belirtir -
Türkçe'de "hepsi" veya "tüm arkadaşları" olarak ifade edilir -
Karakter gruplarını tanımlarken "all of them" yapısı da kullanılabilir -
Sıfat Olarak Kullanımı: -
"All slides", "all obstacles" gibi ifadeler bir grubun tamamını kapsar -
Türkçe'de "tüm slaytlar", "tüm engeller" şeklinde çevrilir -
Hikaye anlatımında durumun kapsamını vurgulamak için kullanılır -
Deyimsel Kullanımlar: -
"After all" (sonuçta) - hikayede bir sonuca veya derse bağlarken -
"All eyes" (tüm gözler) - odak noktasını vurgulamak için -
"Paid off" ile birlikte "all her hard work" - çabanın karşılığını ifade etmek için -
Anlatım Teknikleri: -
Hikayelerde "all" ile başlayan cümleler genellikle durumun kapsamını veya önemini vurgular -
Karakterin çabasını veya başarısını vurgulamak için "all her hard work" gibi ifadeler kullanılır -
"All who had doubted" gibi yapılar karşıtlık oluşturmak için kullanılır
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
---