← İngilizceyi Birlikte Öğrenelim
###
54.1 What Ne time zaman is -dir it şu an?
54.2 I Ben don't -me have sahip enough yeterli time zaman to -e finish bitirmek this bu project projeyi.
54.3 The - last son time zaman I ben visited ziyaret ettim Istanbul İstanbul'u was -di in içinde summer yaz.
54.4 We Biz had -dik a bir great harika time zaman at -de the - concert konser.
54.5 Time Zaman passes geçer quickly hızlıca when -dığında you're sen -sın having sahip fun eğlence.
54.6 Please Lütfen take ayır some biraz time zaman to için consider düşünmek my benim proposal teklifimi.
54.7 This Bu is -dir the - third üçüncü time sefer I've ben -im explained açıkladım it bunu.
54.8 In İçinde ancient antik times zamanlar, people insanlar used kullandılar sundials güneş saatlerini to için tell söylemek time zamanı.
54.9 Every Her time zaman she o smiles gülümser, I ben feel hissederim happy mutlu.
54.10 It's Şimdi time zaman for için us bizim to -e leave ayrılmak.
54.11 My Benim grandfather dedem spends geçirir a lot of çok time zaman gardening bahçeyle uğraşarak.
54.12 By -e kadar the - time zaman we biz arrived vardık, the - movie film had -mıştı started başlamış.
54.13 Only Sadece time zaman will -ecek tell söyleyecek if eğer our bizim decision kararımız was -di right doğru.
54.14 What Ne is -dir the - best en iyi time zaman to için call aramak you seni?
54.15 For İçin the - first ilk time kez in içinde my benim life hayatım, I ben feel hissediyorum truly gerçekten free özgür.
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
54.1 What time is it? Saat kaç?
54.2 I don't have enough time to finish this project. Bu projeyi bitirmek için yeterli zamanım yok.
54.3 The last time I visited Istanbul was in summer. İstanbul'u en son ziyaret ettiğim zaman yazdı.
54.4 We had a great time at the concert. Konserde harika vakit geçirdik.
54.5 Time passes quickly when you're having fun. Eğlenirken zaman hızlıca geçer.
54.6 Please take some time to consider my proposal. Lütfen teklifimi düşünmek için biraz zaman ayırın.
54.7 This is the third time I've explained it. Bu bunu açıkladığım üçüncü sefer.
54.8 In ancient times, people used sundials to tell time. Antik zamanlarda, insanlar zamanı söylemek için güneş saatlerini kullanırlardı.
54.9 Every time she smiles, I feel happy. O her gülümsediğinde, mutlu hissederim.
54.10 It's time for us to leave. Ayrılmamız için zaman geldi.
54.11 My grandfather spends a lot of time gardening. Dedem bahçeyle uğraşarak çok zaman geçirir.
54.12 By the time we arrived, the movie had started. Biz vardığımız zamana kadar, film başlamıştı.
54.13 Only time will tell if our decision was right. Sadece zaman kararımızın doğru olup olmadığını söyleyecek.
54.14 What is the best time to call you? Seni aramak için en iyi zaman nedir?
54.15 For the first time in my life, I feel truly free. Hayatımda ilk kez, kendimi gerçekten özgür hissediyorum.
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
54.1 What time is it?
54.2 I don't have enough time to finish this project.
54.3 The last time I visited Istanbul was in summer.
54.4 We had a great time at the concert.
54.5 Time passes quickly when you're having fun.
54.6 Please take some time to consider my proposal.
54.7 This is the third time I've explained it.
54.8 In ancient times, people used sundials to tell time.
54.9 Every time she smiles, I feel happy.
54.10 It's time for us to leave.
54.11 My grandfather spends a lot of time gardening.
54.12 By the time we arrived, the movie had started.
54.13 Only time will tell if our decision was right.
54.14 What is the best time to call you?
54.15 For the first time in my life, I feel truly free.
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
Türkçe konuşanlar için "time" kullanımını anlamak için önemli noktalar: -
"Time" kelimesinin temel kullanımları: -
Saat sorma/söyleme: "What time is it?" (Saat kaç?) -
Belirli bir dönem: "ancient times" (antik zamanlar) -
Vakit/Süre: "I don't have enough time" (Yeterli zamanım yok) -
Deneyim: "We had a great time" (Harika vakit geçirdik) -
Sefer/kez: "the third time" (üçüncü sefer) -
Türkçe ve İngilizce arasındaki farklar: -
Türkçede "zaman" ve "vakit" kelimeleri, İngilizce'deki "time" kelimesinin farklı anlamlarını karşılar -
İngilizce'de "time" kelimesi tekil ve çoğul (times) olabilir -
Türkçede "saat kaç" sorusu çok farklı bir yapıda ifade edilir -
Yaygın deyimler ve kalıplar: -
"on time" (zamanında) -
"in time" (vaktinde, zamanında) -
"time flies" (zaman uçup gidiyor) -
"from time to time" (zaman zaman) -
"for the time being" (şimdilik) -
"all the time" (her zaman) -
"at the same time" (aynı zamanda) -
"have a good/great time" (iyi/harika vakit geçirmek) -
Dikkat edilmesi gereken kullanımlar: -
Türkçede "her zaman" için İngilizce'de "all the time" ya da "always" -
"On time" ve "in time" arasındaki fark: "on time" (tam zamanında), "in time" (geç olmadan, vaktinde) -
"By the time" (... zamana kadar) yapısı, genellikle Past Perfect Tense ile kullanılır
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
"Time" kavramı, İngiliz ve Amerikan kültürlerinde büyük öneme sahip olup, Türk kültüründeki zaman anlayışından bazı farklılıklar gösterir: -
Zamanın değeri: -
İngilizce konuşulan kültürlerde genellikle "time is money" (zaman paradır) düşüncesi hakimdir -
İş dünyasında dakiklik çok önemlidir -
Türk kültüründe, özellikle sosyal ortamlarda, zaman daha esnek algılanabilir -
Randevu kültürü: -
İngilizce konuşulan ülkelerde randevulara tam zamanında gelmek (hatta 5 dakika önce) beklenir -
"Fashionably late" (şık bir şekilde geç) kavramı sadece bazı sosyal etkinlikler için geçerlidir -
Türkiye'de özellikle sosyal buluşmalarda 15-30 dakika gecikmek daha normaldir -
Zaman ifadeleri: -
İngilizce'de saat 24 saat formatından çok 12 saat formatıyla ifade edilir (AM/PM) -
"Morning" (sabah), "afternoon" (öğleden sonra), "evening" (akşam) ve "night" (gece) ayrımları önemlidir -
Türkçe'de "akşam" İngilizce'deki "evening" ve "night" kavramlarını kapsayabilir -
İş-yaşam dengesi: -
İngiliz ve Amerikan kültürlerinde "work-life balance" (iş-yaşam dengesi) önemli bir kavramdır -
"Free time" (boş zaman) ve "leisure time" (dinlenme zamanı) değerlidir -
Türk kültüründe aile ile geçirilen zaman genellikle daha önceliklidir
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
"Time Zaman you sen enjoy keyif alırsın wasting boşa harcamaktan, is -dır not değil wasted boşa harcanmış time" zaman - Marthe Troly-Curtin Marthe Troly-Curtin
"Time you enjoy wasting, is not wasted time" "Boşa harcamaktan keyif aldığın zaman, boşa harcanmış zaman değildir" - Marthe Troly-Curtin
Bu alıntı, zamanın değeri ve nasıl kullanıldığı hakkında derin bir düşünce sunar. Yazar, zamanın sadece üretkenlik açısından değil, aynı zamanda keyif ve mutluluk açısından da değerlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor. Modern hayatın hızlı temposunda, insanlar genellikle "boşa zaman harcamak" konusunda suçluluk duyarlar, ancak bu alıntı, keyif aldığımız aktivitelerin - dinlenmek, hayali kurmak, sadece var olmak - aslında değerli olduğunu hatırlatıyor.
-
"Time you enjoy wasting" ifadesinde, "you enjoy wasting" bir sıfat cümlesi (relative clause) olarak "time" kelimesini niteliyor -
Türkçede bu yapı "boşa harcamaktan keyif aldığın zaman" şeklinde ifade edilir -
İngilizcede sıfat cümlelerinde "that" veya "which" kullanımı bazen atlanabilir -
"is not" olumsuz bir ifadedir ve Türkçede "-değildir" eki ile karşılanır -
Bu alıntı, İngilizce'de paradoks (görünüşte çelişki) içeren bir ifade örneğidir
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
54.16 The - best en iyi time zaman to için visit ziyaret etmek Cappadocia Kapadokya'yı is -dir during boyunca spring ilkbahar or veya autumn sonbahar when -dığında the - weather hava is -dir mild ılıman.
54.17 We Biz spent geçirdik our bizim time zamanımızı exploring keşfederek the - ancient antik underground yeraltı cities şehirlerini and ve hiking yürüyüş yaparak through boyunca the - valleys vadiler.
54.18 Last Geçen time sefer I ben traveled seyahat ettim to -e Istanbul İstanbul'a, I ben made ayırdım time zaman to için visit ziyaret etmek both hem the - European Avrupa and hem de Asian Asya sides taraflarını.
54.19 At İçinde that o time zaman of -ın year yıl, the - Grand Büyük Bazaar Çarşı was -di less daha az crowded kalabalık, giving vererek us bize plenty bol of - time zaman to için shop alışveriş yapmak and ve bargain pazarlık etmek.
54.20 Many Birçok travelers gezgin make yaparlar the - mistake hata of - not -me allowing izin verme enough yeterli time zaman to için fully tamamen experience deneyimlemek Turkish Türk cuisine mutfağını.
54.21 Every Her time zaman I ben take binerim a bir ferry feribota across boyunca the - Bosphorus Boğaz, I'm ben -im amazed hayran by -e the - city's şehrin beauty güzelliğine.
54.22 In İçinde modern modern times zamanlar, travel seyahat between arasında Turkish Türk cities şehirleri has olmuştur become olmuş incredibly inanılmaz derecede efficient verimli with ile high-speed yüksek hızlı trains trenler.
54.23 The - first ilk time zaman I ben tried denedim Turkish Türk coffee kahvesini, I ben wasn't değildim used alışkın to -e its onun strong güçlü flavor lezzetine.
54.24 By İtibaren the - time zaman we biz reached ulaştık Pamukkale's Pamukkale'nin white beyaz terraces teraslarına, the - sun güneş was -di setting batıyordu, creating yaratarak a bir magical büyülü atmosphere atmosfer.
54.25 Local Yerel guides rehberler suggest önerirler taking ayırmayı your sizin time zamanınızı when -ken visiting ziyaret etmek Ephesus Efes'i, as çünkü there orada is vardır so çok much fazla history tarih to için absorb özümsemek.
54.26 The - next sonraki time sefer you sen visit ziyaret edersen Turkey Türkiye'yi, consider düşün spending geçirmeyi at least en az two iki days gün in içinde Cappadocia Kapadokya to için experience deneyimlemek a bir hot air balloon sıcak hava balonu ride turu.
54.27 During Boyunca prayer namaz times vakitleri, many birçok tourist turistik attractions mekanlar connected bağlı to -e mosques camiler may olabilir be olmak temporarily geçici olarak closed kapalı to için visitors ziyaretçiler.
54.28 Each Her time zaman I ben return dönerim to -e Antalya Antalya'ya, I ben discover keşfederim new yeni hidden gizli beaches plajlar and ve historical tarihi sites yerler.
54.29 Take Ayırın your sizin time zamanınızı exploring keşfetmek için the - narrow dar streets sokaklar of -nın old eski Istanbul İstanbul, where nerede you'll sen -eceksin find bulmak countless sayısız shops dükkanlar and ve cafes kafeler.
54.30 Traditional Geleneksel Turkish Türk baths hamamları, or veya hammams hamamlar, offer sunarlar a bir perfect mükemmel way yol to için relax rahatlamak after sonra a bir long uzun day gün of - sightseeing gezme and ve are -dir a bir timeless zamansız tradition gelenek worth değer experiencing deneyimlemeye.
54.16 The best time to visit Cappadocia is during spring or autumn when the weather is mild. Kapadokya'yı ziyaret etmek için en iyi zaman, havanın ılıman olduğu ilkbahar veya sonbahar boyuncadır.
54.17 We spent our time exploring the ancient underground cities and hiking through the valleys. Zamanımızı antik yeraltı şehirlerini keşfederek ve vadiler boyunca yürüyüş yaparak geçirdik.
54.18 Last time I traveled to Istanbul, I made time to visit both the European and Asian sides. İstanbul'a son seyahat ettiğimde, hem Avrupa hem de Asya taraflarını ziyaret etmek için zaman ayırdım.
54.19 At that time of year, the Grand Bazaar was less crowded, giving us plenty of time to shop and bargain. Yılın o zamanında, Büyük Çarşı daha az kalabalıktı, bize alışveriş yapmak ve pazarlık etmek için bol zaman veriyordu.
54.20 Many travelers make the mistake of not allowing enough time to fully experience Turkish cuisine. Birçok gezgin Türk mutfağını tamamen deneyimlemek için yeterli zaman ayırmama hatasını yaparlar.
54.21 Every time I take a ferry across the Bosphorus, I'm amazed by the city's beauty. Boğaz boyunca feribota her bindiğimde, şehrin güzelliğine hayran kalırım.
54.22 In modern times, travel between Turkish cities has become incredibly efficient with high-speed trains. Modern zamanlarda, Türk şehirleri arasındaki seyahat, yüksek hızlı trenlerle inanılmaz derecede verimli hale gelmiştir.
54.23 The first time I tried Turkish coffee, I wasn't used to its strong flavor. Türk kahvesini ilk denediğimde, onun güçlü lezzetine alışkın değildim.
54.24 By the time we reached Pamukkale's white terraces, the sun was setting, creating a magical atmosphere. Pamukkale'nin beyaz teraslarına ulaştığımız zaman, güneş batıyordu ve büyülü bir atmosfer yaratıyordu.
54.25 Local guides suggest taking your time when visiting Ephesus, as there is so much history to absorb. Yerel rehberler, Efes'i ziyaret ederken, özümseyecek çok fazla tarih olduğu için zamanınızı ayırmanızı önerirler.
54.26 The next time you visit Turkey, consider spending at least two days in Cappadocia to experience a hot air balloon ride. Türkiye'yi bir sonraki ziyaretinizde, bir sıcak hava balonu turu deneyimlemek için Kapadokya'da en az iki gün geçirmeyi düşünün.
54.27 During prayer times, many tourist attractions connected to mosques may be temporarily closed to visitors. Namaz vakitleri boyunca, camilere bağlı birçok turistik mekan ziyaretçilere geçici olarak kapalı olabilir.
54.28 Each time I return to Antalya, I discover new hidden beaches and historical sites. Antalya'ya her döndüğümde, yeni gizli plajlar ve tarihi yerler keşfederim.
54.29 Take your time exploring the narrow streets of old Istanbul, where you'll find countless shops and cafes. Eski İstanbul'un dar sokaklarını keşfetmek için zamanınızı ayırın, orada sayısız dükkan ve kafe bulacaksınız.
54.30 Traditional Turkish baths, or hammams, offer a perfect way to relax after a long day of sightseeing and are a timeless tradition worth experiencing. Geleneksel Türk hamamları veya hamamlar, uzun bir gezi gününden sonra rahatlamak için mükemmel bir yol sunar ve deneyimlemeye değer zamansız bir gelenektir.
54.16 The best time to visit Cappadocia is during spring or autumn when the weather is mild.
54.17 We spent our time exploring the ancient underground cities and hiking through the valleys.
54.18 Last time I traveled to Istanbul, I made time to visit both the European and Asian sides.
54.19 At that time of year, the Grand Bazaar was less crowded, giving us plenty of time to shop and bargain.
54.20 Many travelers make the mistake of not allowing enough time to fully experience Turkish cuisine.
54.21 Every time I take a ferry across the Bosphorus, I'm amazed by the city's beauty.
54.22 In modern times, travel between Turkish cities has become incredibly efficient with high-speed trains.
54.23 The first time I tried Turkish coffee, I wasn't used to its strong flavor.
54.24 By the time we reached Pamukkale's white terraces, the sun was setting, creating a magical atmosphere.
54.25 Local guides suggest taking your time when visiting Ephesus, as there is so much history to absorb.
54.26 The next time you visit Turkey, consider spending at least two days in Cappadocia to experience a hot air balloon ride.
54.27 During prayer times, many tourist attractions connected to mosques may be temporarily closed to visitors.
54.28 Each time I return to Antalya, I discover new hidden beaches and historical sites.
54.29 Take your time exploring the narrow streets of old Istanbul, where you'll find countless shops and cafes.
54.30 Traditional Turkish baths, or hammams, offer a perfect way to relax after a long day of sightseeing and are a timeless tradition worth experiencing.
Seyahatname türünde "time" kelimesinin kullanımına dair önemli dilbilgisi notları: -
Seyahat tavsiyeleri verirken "time" kelimesinin kullanımı: -
"The best time to visit..." (Ziyaret etmek için en iyi zaman...) -
"Take your time..." (Acele etmeyin, zamanınızı ayırın...) -
"Spend time..." (Zaman geçirin...) -
"Make time for..." (... için zaman ayırın) -
Zaman ifadelerinin seyahat anlatılarındaki önemi: -
"At that time of year..." (Yılın o zamanında...) -
"By the time we reached..." (... ulaştığımız zamana kadar) -
"During prayer times..." (Namaz vakitleri boyunca...) -
"The first/last/next time..." (İlk/son/bir sonraki sefer...) -
Seyahat anlatılarında zaman-mekan ilişkisi: -
"In modern times..." (Modern zamanlarda...) - tarihsel karşılaştırma -
"Each time I return..." (Her döndüğümde...) -
"Times" kelimesinin çoğul kullanımı: "prayer times" (namaz vakitleri) -
"Timeless tradition" (zamansız gelenek) gibi mecazi kullanımlar -
Türkçe ve İngilizce arasındaki önemli farklar: -
İngilizce'de "time" kelimesi "zaman", "vakit", "kez/sefer", "dönem" gibi farklı anlamlara gelebilir -
"Spend time" (zaman geçirmek) ile "make time" (zaman ayırmak) arasındaki nüans farkı -
"Take your time" deyimi Türkçe'de "acele etme" veya "zamana yayarak yap" şeklinde ifade edilir -
"By the time" yapısı genellikle geçmiş zamanlı bir cümleyle kullanılır ve Türkçe'de "-dığı zamana kadar" şeklinde çevrilir -
Seyahat önerilerinde yaygın zaman ifadeleri: -
"The best time to visit..." (Ziyaret etmek için en iyi zaman...) -
"During high/low season..." (Yüksek/düşük sezon boyunca...) -
"Off-peak times..." (Yoğun olmayan zamanlar...) -
"Opening/closing times..." (Açılış/kapanış saatleri...) -
"In ancient/medieval/modern times..." (Antik/Orta Çağ/modern zamanlarda...) -
Daha doğal bir İngilizce kullanımı için: -
"It takes time to..." (... zaman alır) -
"Worth spending time on..." (... üzerinde zaman harcamaya değer) -
"Time flies when..." (... iken zaman uçup gider) -
"Time stands still..." (zaman durur...) -
"A timeless experience" (zamansız bir deneyim)
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
---