← İngilizceyi Birlikte Öğrenelim
6.1 The children çocuklar play oynuyorlar in içinde the garden bahçede every day her gün
6.2 My sister kız kardeşim works çalışıyor in içinde a hospital bir hastanede in içinde Istanbul İstanbul'da
6.3 We found bulduk an old photograph eski bir fotoğraf in içinde grandmother's büyükannenin attic tavan arasında
6.4 The students öğrenciler study çalışıyorlar chemistry kimya in içinde the laboratory laboratuvarda
6.5 Birds kuşlar build yapıyorlar nests yuvalar in içinde tall trees yüksek ağaçlarda
6.6 She keeps o saklıyor her jewelry mücevherlerini in içinde a wooden box ahşap bir kutuda
6.7 The fish balıklar swim yüzüyorlar in içinde the clear lake berrak gölde
6.8 Many people birçok insan live yaşıyor in içinde small apartments küçük dairelerde
6.9 The baker fırıncı makes yapıyor fresh bread taze ekmek in içinde the morning sabahta
6.10 We met tanıştık in içinde the summer yazda of 2023 2023'te
6.11 The cats kediler sleep uyuyorlar in içinde warm spots sıcak yerlerde
6.12 She writes o yazıyor poetry şiir in içinde her diary günlüğünde
6.13 The musicians müzisyenler perform sahne alıyorlar in içinde the concert hall konser salonunda
6.14 The old books eski kitaplar are stored saklanıyor in içinde the library kütüphanede
6.15 Many traditions birçok gelenek remain alive yaşamaya devam ediyor in içinde Turkish culture Türk kültüründe
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
6.1 The children play in the garden every day. Çocuklar her gün bahçede oynarlar.
6.2 My sister works in a hospital in Istanbul. Kız kardeşim İstanbul'da bir hastanede çalışıyor.
6.3 We found an old photograph in grandmother's attic. Büyükannenin tavan arasında eski bir fotoğraf bulduk.
6.4 The students study chemistry in the laboratory. Öğrenciler laboratuvarda kimya çalışıyorlar.
6.5 Birds build nests in tall trees. Kuşlar yüksek ağaçlarda yuva yaparlar.
6.6 She keeps her jewelry in a wooden box. Mücevherlerini ahşap bir kutuda saklıyor.
6.7 The fish swim in the clear lake. Balıklar berrak gölde yüzüyorlar.
6.8 Many people live in small apartments. Birçok insan küçük dairelerde yaşıyor.
6.9 The baker makes fresh bread in the morning. Fırıncı sabahları taze ekmek yapar.
6.10 We met in the summer of 2023. 2023 yazında tanıştık.
6.11 The cats sleep in warm spots. Kediler sıcak yerlerde uyurlar.
6.12 She writes poetry in her diary. Günlüğünde şiir yazıyor.
6.13 The musicians perform in the concert hall. Müzisyenler konser salonunda sahne alıyorlar.
6.14 The old books are stored in the library. Eski kitaplar kütüphanede saklanıyor.
6.15 Many traditions remain alive in Turkish culture. Birçok gelenek Türk kültüründe yaşamaya devam ediyor.
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
6.1 The children play in the garden every day.
6.2 My sister works in a hospital in Istanbul.
6.3 We found an old photograph in grandmother's attic.
6.4 The students study chemistry in the laboratory.
6.5 Birds build nests in tall trees.
6.6 She keeps her jewelry in a wooden box.
6.7 The fish swim in the clear lake.
6.8 Many people live in small apartments.
6.9 The baker makes fresh bread in the morning.
6.10 We met in the summer of 2023.
6.11 The cats sleep in warm spots.
6.12 She writes poetry in her diary.
6.13 The musicians perform in the concert hall.
6.14 The old books are stored in the library.
6.15 Many traditions remain alive in Turkish culture.
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
Türk öğrenciler için "in" edatının kullanımı hakkında önemli noktalar: -
"In" edatının temel kullanımları: -
Türkçe'deki "-de/-da" ekinin karşılığıdır -
Bir yerde bulunmayı gösterir (mekânsal kullanım) -
Bir zamanda gerçekleşmeyi gösterir (zamansal kullanım) -
Mekânsal kullanım örnekleri: -
in the garden (bahçede) -
in Istanbul (İstanbul'da) -
in a box (bir kutuda) -
Zamansal kullanım örnekleri: -
in the morning (sabahta) -
in summer (yazın) -
in 2023 (2023'te) -
Türkçe'den farklı kullanımlar: -
Türkçe'de "-de/-da" eki kullanılırken İngilizce'de bazen farklı edatlar kullanılır: -
at school (okulda) -
on the bus (otobüste) -
at night (gecede değil, gece) -
Yaygın hatalar ve çözümleri: -
"at" ve "in" karışımı: -
in the morning ✓ -
at night ✓ -
in night ✗ -
Türkçe'deki gibi ek yerine edat kullanmayı unutmamak -
İngilizce'de edatın kelimeden önce geldiğini hatırlamak
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
"In" edatının kullanımında Türk ve İngiliz kültürleri arasındaki farklar: -
Mekânsal algı: -
Türkçe'de "-de/-da" eki daha geniş kullanımlıdır -
İngilizce'de "in", "at", "on" ayrımı daha belirgindir -
Örnek: "okulda" Türkçe'de tek form iken, İngilizce'de "at school" veya "in school" olabilir -
Zamansal algı: -
Türkçe'de zaman ifadelerinde ek kullanımı daha esnektir -
İngilizce'de zaman edatları daha kurallıdır -
Örnek: "sabahta" yerine "in the morning", "gecede" yerine "at night" -
Kültürel bağlam: -
Her iki dilde de mekân ve zaman algısı kültürel dünya görüşünü yansıtır -
Türkçe'deki eklerin İngilizce'de birden fazla edat ile karşılanması kültürel bakış açısı farklılıklarını gösterir
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
"In içinde the depth derinliğinde of winter kışın, I ben finally sonunda learned öğrendim that ki within içimde me bende there lay yatıyordu an invincible yenilmez summer" bir yaz - Albert Camus Albert Camus
"In the depth of winter, I finally learned that within me there lay an invincible summer" "Kışın derinliğinde, sonunda içimde yenilmez bir yaz yattığını öğrendim"
Camus bu alıntıda "in" edatını hem fiziksel hem metaforik anlamda kullanıyor. "In the depth of winter" fiziksel bir durumu belirtirken, aynı zamanda zorlu zamanları sembolize eder.
-
"In the depth of" yapısı Türkçe'deki "-in derinliğinde" yapısına benzer -
"Within" kelimesi "in" ile ilişkili ama daha derin, içsel bir anlamı vardır -
Türkçe'de tek bir "-de/-da" eki ile ifade edilebilecek kavramlar İngilizce'de farklı edatlarla (in, within) ifade edilmiştir
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
6.16 The tourists turistler arrived vardılar in içinde Cappadocia Kapadokya'ya in içinde the early morning erken saatte
6.17 They stayed kaldılar in içinde a traditional geleneksel cave hotel mağara otelde in içinde Göreme Göreme'de
6.18 In içinde the museum müzede, they onlar discovered keşfettiler ancient artifacts antik eserleri in içinde glass cases cam vitrinde
6.19 The guide rehber spoke konuştu in içinde perfect English mükemmel İngilizce while iken walking yürürken in içinde the underground city yeraltı şehrinde
6.20 Many visitors birçok ziyaretçi relaxed dinlendi in içinde small cafés küçük kafelerde in içinde the afternoon öğleden sonra
6.21 In içinde springtime ilkbaharda, the valleys vadiler bloom çiçek açar in içinde vibrant colors canlı renklerde
6.22 Local children yerel çocuklar played oynadılar traditional games geleneksel oyunlar in içinde the village square köy meydanında
6.23 The restaurant restoran specialized uzmanlaşmıştı in içinde Anatolian cuisine Anadolu mutfağında served servis edilen in içinde clay pots güveçlerde
6.24 Hot air balloons sıcak hava balonları floated süzüldü in içinde the dawn sky şafak gökyüzünde
6.25 The couple çift danced dans etti in içinde the moonlight ay ışığında in içinde the ancient courtyard antik avluda
6.26 Artists sanatçılar painted resim yaptılar in içinde their studios stüdyolarında in içinde the old town eski şehirde
6.27 Travelers gezginler gathered toplandılar in içinde small groups küçük gruplar halinde in içinde the bazaar çarşıda
6.28 Traditional carpets geleneksel halılar were displayed sergilendi in içinde the shops dükkanlarda in içinde the covered market kapalı çarşıda
6.29 The sunset günbatımı reflected yansıdı in içinde the Red River Kızılırmak'ta in içinde brilliant colors muhteşem renklerde
6.30 Visitors ziyaretçiler found buldular peace huzur in içinde every moment her anda in içinde this magical region bu büyülü bölgede
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
6.16 The tourists arrived in Cappadocia in the early morning. Turistler Kapadokya'ya sabahın erken saatlerinde vardılar.
6.17 They stayed in a traditional cave hotel in Göreme. Göreme'de geleneksel bir mağara otelde kaldılar.
6.18 In the museum, they discovered ancient artifacts in glass cases. Müzede, cam vitrinlerde antik eserler keşfettiler.
6.19 The guide spoke in perfect English while walking in the underground city. Rehber yeraltı şehrinde yürürken mükemmel İngilizce konuştu.
6.20 Many visitors relaxed in small cafés in the afternoon. Birçok ziyaretçi öğleden sonra küçük kafelerde dinlendi.
6.21 In springtime, the valleys bloom in vibrant colors. İlkbaharda, vadiler canlı renklerde çiçek açar.
6.22 Local children played traditional games in the village square. Yerel çocuklar köy meydanında geleneksel oyunlar oynadılar.
6.23 The restaurant specialized in Anatolian cuisine served in clay pots. Restoran güveçlerde servis edilen Anadolu mutfağında uzmanlaşmıştı.
6.24 Hot air balloons floated in the dawn sky. Sıcak hava balonları şafak gökyüzünde süzüldü.
6.25 The couple danced in the moonlight in the ancient courtyard. Çift antik avluda ay ışığında dans etti.
6.26 Artists painted in their studios in the old town. Sanatçılar eski şehirdeki stüdyolarında resim yaptılar.
6.27 Travelers gathered in small groups in the bazaar. Gezginler çarşıda küçük gruplar halinde toplandılar.
6.28 Traditional carpets were displayed in the shops in the covered market. Geleneksel halılar kapalı çarşıdaki dükkanlarda sergilendi.
6.29 The sunset reflected in the Red River in brilliant colors. Günbatımı Kızılırmak'ta muhteşem renklerde yansıdı.
6.30 Visitors found peace in every moment in this magical region. Ziyaretçiler bu büyülü bölgede her anda huzur buldular.
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
6.16 The tourists arrived in Cappadocia in the early morning.
6.17 They stayed in a traditional cave hotel in Göreme.
6.18 In the museum, they discovered ancient artifacts in glass cases.
6.19 The guide spoke in perfect English while walking in the underground city.
6.20 Many visitors relaxed in small cafés in the afternoon.
6.21 In springtime, the valleys bloom in vibrant colors.
6.22 Local children played traditional games in the village square.
6.23 The restaurant specialized in Anatolian cuisine served in clay pots.
6.24 Hot air balloons floated in the dawn sky.
6.25 The couple danced in the moonlight in the ancient courtyard.
6.26 Artists painted in their studios in the old town.
6.27 Travelers gathered in small groups in the bazaar.
6.28 Traditional carpets were displayed in the shops in the covered market.
6.29 The sunset reflected in the Red River in brilliant colors.
6.30 Visitors found peace in every moment in this magical region.
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
Seyahat anlatımında "in" edatının özel kullanımları: -
Yer bildiren kullanımlar: -
in Cappadocia (Kapadokya'da) -
in the museum (müzede) -
in the underground city (yeraltı şehrinde) -
Türkçe'deki "-de/-da" eki yerine kullanılır -
Zaman bildiren kullanımlar: -
in the early morning (sabahın erken saatlerinde) -
in springtime (ilkbaharda) -
in the afternoon (öğleden sonra) -
Türkçe'de bazen "-de/-da" eki kullanılmaz -
Durum bildiren kullanımlar: -
in small groups (küçük gruplar halinde) -
in brilliant colors (muhteşem renklerde) -
Türkçe'de farklı yapılar kullanılabilir -
Seyahat anlatımına özgü kalıplar: -
specialize in (uzmanlaşmak) -
arrive in (varmak) -
stay in (kalmak) -
Çoklu "in" kullanımı: -
Aynı cümlede birden fazla "in" kullanılabilir -
Her "in" farklı bir ilişkiyi gösterir -
Türkçe'de tek "-de/-da" eki yetebilir
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
---