Universitas Scholarium — A Community of Scholars Log In

← İngilizceyi Birlikte Öğrenelim

İngilizceyi Birlikte Öğrenelim
Lesson 97
97 of 100 lessons

Lesson 97

###

Bölüm A (Ayrıntılı İngilizce-Türkçe Metin)

97.1 The O house ev has sahiptir a bir beautiful güzel garden bahçeye on -de/-da the - north kuzey side tarafında

97.2 Please Lütfen sit otur by yanıma my benim side yanıma during süresince the - meeting toplantı

97.3 They Onlar live yaşıyorlar on -de/-da the - other diğer side tarafında of - the - river nehir

97.4 She O always her zaman takes alır her onun mother's annesinin side tarafını in -de/-da arguments tartışmalar

97.5 The - coin madeni para has vardır two iki sides yüzü/tarafı

97.6 He O injured incitti his onun side yanını while -iken playing oynarken football futbol

97.7 On Bir one bir side tarafta of - the - street sokak there orada are vardır shops mağazalar

97.8 Choose Seç which hangi side tarafta you sen want istiyorsun to - be olmak on -de/-da

97.9 The - table masa was idi placed yerleştirildi on -de/-da the - side kenarına of - the - room oda

97.10 Look Bak at -e both her iki sides tarafa before önce crossing karşıdan geçmek the - road yol

97.11 The - building bina has vardır large büyük windows pencereler on -de/-da its onun southern güney side tarafında

97.12 Every Her story hikaye has vardır two iki sides tarafı

97.13 My Benim side yan effects etkilerim from -den the - medication ilaç were idi minimal minimal

97.14 The - chef şef prepared hazırladı vegetables sebzeler as olarak a bir side yan dish yemek

97.15 We Biz walked yürüdük side yan by yana side yan through boyunca the - park park

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm B (Tam İngilizce Cümleler ve Türkçe Çevirileri)

97.1 The house has a beautiful garden on the north side. Evin kuzey tarafında güzel bir bahçe var.

97.2 Please sit by my side during the meeting. Lütfen toplantı sırasında yanıma otur.

97.3 They live on the other side of the river. Nehrin diğer tarafında yaşıyorlar.

97.4 She always takes her mother's side in arguments. Tartışmalarda her zaman annesinin tarafını tutar.

97.5 The coin has two sides. Madeni paranın iki yüzü vardır.

97.6 He injured his side while playing football. Futbol oynarken yanını incitti.

97.7 On one side of the street there are shops. Sokağın bir tarafında mağazalar var.

97.8 Choose which side you want to be on. Hangi tarafta olmak istediğini seç.

97.9 The table was placed on the side of the room. Masa odanın kenarına yerleştirildi.

97.10 Look at both sides before crossing the road. Yolu geçmeden önce her iki tarafa bak.

97.11 The building has large windows on its southern side. Binanın güney tarafında büyük pencereler var.

97.12 Every story has two sides. Her hikayenin iki tarafı vardır.

97.13 My side effects from the medication were minimal. İlaçtan kaynaklanan yan etkilerim minimaldi.

97.14 The chef prepared vegetables as a side dish. Şef sebzeleri garnitür olarak hazırladı.

97.15 We walked side by side through the park. Parkta yan yana yürüdük.

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm C (Sadece İngilizce Metin)

97.1 The house has a beautiful garden on the north side.

97.2 Please sit by my side during the meeting.

97.3 They live on the other side of the river.

97.4 She always takes her mother's side in arguments.

97.5 The coin has two sides.

97.6 He injured his side while playing football.

97.7 On one side of the street there are shops.

97.8 Choose which side you want to be on.

97.9 The table was placed on the side of the room.

97.10 Look at both sides before crossing the road.

97.11 The building has large windows on its southern side.

97.12 Every story has two sides.

97.13 My side effects from the medication were minimal.

97.14 The chef prepared vegetables as a side dish.

97.15 We walked side by side through the park.

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm D (Dilbilgisi Açıklaması)

"Side" kelimesinin kullanımı ile ilgili Türkçe konuşanlar için önemli noktalar: -

Temel Anlamlar: -

Fiziksel konum veya yön: "yan", "taraf", "kenar" -

Soyut konum: bir tartışmada "taraf" tutmak -

Yan, kenar, yüzey anlamında bir nesnenin parçası -

Yaygın Kullanımları: -

Yer/konum belirtmek için: "on the side of" (yanında, tarafında) -

Taraf tutmak anlamında: "take someone's side" (birinin tarafını tutmak) -

Yan ürün veya etki: "side effects" (yan etkiler), "side dish" (garnitür, yan yemek) -

İkili karşılaştırma: "both sides" (her iki taraf) -

Deyimsel İfadeler: -

"side by side" (yan yana) -

"on the safe side" (ihtiyatlı olmak için) -

"look on the bright side" (iyimser bakmak) -

"the other side of the coin" (madalyonun diğer yüzü) -

Türkçeden Farklılıklar: -

İngilizce'de "side" kelimesi Türkçe'deki "yan", "taraf", "kenar" ve bazen "yüz" (madeni paranın yüzü gibi) kelimelerinin yerine geçebilir -

Türkçe'de "taraf tutmak" olarak ifade edilen kavram İngilizce'de "take sides" veya "be on someone's side" şeklinde ifade edilir -

"Side dish" Türkçe'de "garnitür" veya "yan yemek" olarak karşılık bulur -

Yaygın Hata Kaynakları: -

"Yan yana" ifadesi İngilizce'de "side to side" değil, "side by side" olarak kullanılır -

"Bir taraftan... diğer taraftan..." yapısının İngilizce karşılığı "on one side... on the other side..." şeklindedir

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm E (Kültürel Not)

"Side" kelimesi hem Türk hem İngiliz kültüründe ilginç kültürel çağrışımlara sahiptir: -

Toplumsal Açıdan: -

İngilizce konuşulan kültürlerde "picking sides" (taraf seçmek) kavramı, spor takımlarından siyasi görüşlere kadar birçok alanda önemlidir -

Türk kültüründe de benzer şekilde "taraf tutmak" önemli bir kavramdır, ancak bazen topluluk uyumu için tarafsız kalmak daha değerli görülebilir -

İş ve Profesyonel Hayatta: -

İngilizce iş dünyasında "side project" (yan proje) kavramı yaygındır - ana işin yanında yürütülen ikincil projeler -

"Side hustle" (yan iş) kavramı özellikle Amerikan kültüründe ana işin yanında ek gelir sağlayan iş anlamında kullanılır -

Bu kavramların Türkçe'de karşılığı olarak "ek iş" veya "yan iş" gibi terimler kullanılır -

Yemek Kültüründe: -

İngiliz ve Amerikan yemek kültüründe "side dish" (yan yemek) kavramı, ana yemeğe eşlik eden küçük porsiyonlu yemekleri ifade eder -

Türk mutfağında ise "meze" veya "ara sıcak" kavramları benzer bir işleve sahiptir, ancak tam olarak aynı değildir -

Deyimsel Kullanımlar: -

İngilizce'de "the wrong side of the tracks" (yanlış tarafta yaşamak) sosyo-ekonomik ayrımları ifade eder -

"The wrong side of history" (tarihin yanlış tarafında olmak) kavramı da önemlidir -

Türkçe'de ise "aynı safta" veya "karşı tarafta" olmak benzer sosyal ve politik ayrımları ifade eder -

Metaforik Anlam: -

Her iki dilde de "her hikayenin iki tarafı vardır" (every story has two sides) gibi ifadeler farklı bakış açılarını anlama ve empati kurma ihtiyacını vurgular

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm F (Edebi Alıntı)

Bölüm F-A (Ayrıntılı İngilizce-Türkçe Metin)

"There are vardır two iki sides tarafı to -e every her question soru." - Protagoras Protagoras

Bölüm F-B (Tam Çeviri)

"Her sorunun iki tarafı vardır." - Protagoras

Bölüm F-C (Edebi Analiz)

Bu alıntı, Antik Yunan filozofu Protagoras'a (MÖ 490-420 civarı) atfedilir. Protagoras, sofist felsefenin önde gelen temsilcilerinden biriydi ve görecelilik kavramını savunurdu. Bu ifade, her durumun veya tartışmanın farklı bakış açılarından değerlendirilebileceğini vurgular. "Side" kelimesi burada metaforik anlamda kullanılmıştır - fiziksel tarafları değil, tartışmanın veya konunun farklı perspektiflerini ifade eder.

Bölüm F-D (Dilbilgisi Notları)

-

"Two sides" ifadesinde "side" kelimesi çoğul halde kullanılmıştır -

"To every question" yapısında "to" edatı "side" kelimesiyle ilişkilendirilmiştir -

Bu kısa ifade, İngilizce'de yaygın olan özne-yüklem-nesne yapısını takip eder -

Türkçe çevirisinde kelime sırası farklılaşır: "Her sorunun iki tarafı vardır" -

İngilizce'de "there are" ile başlayan bu tür yapılar, Türkçe'de genellikle "vardır" ile sona erer

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Tür Bölümü: Kısa Hikaye (Short Story)

Bölüm A (Ayrıntılı İngilizce-Türkçe Metin)

97.16 Ayşe Ayşe moved taşındı to -e the - small küçük house ev on -de/-da the - eastern doğu side tarafında of - the - village köy last geçen year yıl

97.17 On -de/-da one bir side tarafta of - her onun house evi, there - was vardı a bir forest orman, and ve on -de/-da the - other diğer side tarafta a bir river nehir flowed akıyordu

97.18 She O loved seviyordu sitting oturmayı by kenarında the - river nehir side kenarında watching izleyerek the - water su sparkle parıldamak in -de/-da the - sunlight güneş ışığı

97.19 Her Onun neighbor komşusu Mehmet Mehmet, who ki o lived yaşıyordu on -de/-da the - side yan closest en yakın to -e the - forest orman, was idi a bir kind nazik old yaşlı man adam

97.20 One Bir day gün, while -iken Ayşe Ayşe was -iken walking yürürken along boyunca the - side kenarı of - the - road yol, she o found buldu a bir small küçük wooden ahşap box kutu

97.21 She O picked aldı it onu up yukarı and ve noticed fark etti that ki on -de/-da one bir side tarafında of - the - box kutunun, there - was vardı a bir strange garip symbol sembol

97.22 Putting Koyarak curiosity merak to bir one bir side kenara, she o decided karar verdi to - take götürmeye the - box kutuyu to -e Mehmet Mehmet, who ki o knew biliyordu many çok things şeyler about hakkında the - village köy history tarihi

97.23 As -iken they onlar sat otururken side yan by yana side yan examining inceleyerek the - box kutu, Mehmet Mehmet explained açıkladı that ki it o might olabilir be - very çok old eski

97.24 "I Ben think düşünüyorum this bu comes geliyor from -den the - other diğer side tarafından of - the - mountain," dağın, he o said dedi with ile excitement heyecan

97.25 They Onlar carefully dikkatle opened açtılar the - box kutuyu and ve found buldular a bir small küçük piece parça of - paper kağıt on -de/-da one bir side tarafında and ve a bir golden altın key anahtar on -de/-da the - other diğer side tarafta

97.26 The - paper kağıt had vardı writing yazı on -de/-da both her iki sides yüzünde; one bir side tarafta in -de/-da a bir language dil they onlar could -ebilirdi understand anlamak, and ve the - other diğer side tarafta in -de/-da mysterious gizemli symbols semboller

97.27 "This Bu is -dır a bir map harita," said dedi Mehmet, Mehmet, "showing gösteren the - way yol to -e something bir şey hidden gizli on -de/-da the - southern güney side tarafında of - the - village" köyün

97.28 Intrigued Meraklanarak, they onlar decided karar verdiler to - follow takip etmeye the - map haritayı, putting bırakarak aside kenara their onların usual olağan daily günlük activities aktivitelerini

97.29 The - map harita led götürdü them onları to -e the - side kenarına of - an bir ancient antik well kuyu that ki most çoğu villagers köylüler had -mişti forgotten unutmuş

97.30 Looking Bakarak over üzerinden the - side kenarından of - the - well kuyunun, they onlar saw gördüler a bir small küçük door kapı embedded gömülü in -de/-da the - stone taş wall duvar, exactly tam olarak where nerede the - key anahtarın from -den the - box kutu would -ecekti fit uymak

Bölüm B (Tam İngilizce Cümleler ve Türkçe Çevirileri)

97.16 Ayşe moved to the small house on the eastern side of the village last year. Ayşe geçen yıl köyün doğu tarafındaki küçük eve taşındı.

97.17 On one side of her house, there was a forest, and on the other side a river flowed. Evinin bir tarafında orman vardı, diğer tarafında ise bir nehir akıyordu.

97.18 She loved sitting by the river side watching the water sparkle in the sunlight. Nehir kenarında oturup suyun güneş ışığında parıldamasını izlemeyi seviyordu.

97.19 Her neighbor Mehmet, who lived on the side closest to the forest, was a kind old man. Ormana en yakın tarafta yaşayan komşusu Mehmet, nazik bir yaşlı adamdı.

97.20 One day, while Ayşe was walking along the side of the road, she found a small wooden box. Bir gün, Ayşe yol kenarında yürürken küçük bir ahşap kutu buldu.

97.21 She picked it up and noticed that on one side of the box, there was a strange symbol. Onu aldı ve kutunun bir tarafında garip bir sembol olduğunu fark etti.

97.22 Putting curiosity to one side, she decided to take the box to Mehmet, who knew many things about the village history. Merakı bir kenara bırakarak, kutuyu köy tarihi hakkında çok şey bilen Mehmet'e götürmeye karar verdi.

97.23 As they sat side by side examining the box, Mehmet explained that it might be very old. Yan yana oturup kutuyu incelerken, Mehmet bunun çok eski olabileceğini açıkladı.

97.24 "I think this comes from the other side of the mountain," he said with excitement. "Bunun dağın diğer tarafından geldiğini düşünüyorum," dedi heyecanla.

97.25 They carefully opened the box and found a small piece of paper on one side and a golden key on the other side. Kutuyu dikkatle açtılar ve bir tarafta küçük bir kağıt parçası, diğer tarafta ise altın bir anahtar buldular.

97.26 The paper had writing on both sides; one side in a language they could understand, and the other side in mysterious symbols. Kağıdın her iki yüzünde de yazı vardı; bir tarafta anlayabildikleri bir dilde, diğer tarafta ise gizemli sembollerde.

97.27 "This is a map," said Mehmet, "showing the way to something hidden on the southern side of the village." "Bu bir haritadır," dedi Mehmet, "köyün güney tarafında gizli bir şeye giden yolu gösteriyor."

97.28 Intrigued, they decided to follow the map, putting aside their usual daily activities. Meraklanarak, olağan günlük aktivitelerini kenara bırakıp haritayı takip etmeye karar verdiler.

97.29 The map led them to the side of an ancient well that most villagers had forgotten. Harita onları çoğu köylünün unuttuğu antik bir kuyunun kenarına götürdü.

97.30 Looking over the side of the well, they saw a small door embedded in the stone wall, exactly where the key from the box would fit. Kuyunun kenarından bakınca, taş duvarda gömülü küçük bir kapı gördüler, tam da kutudaki anahtarın uyacağı yerde.

Bölüm C (Sadece İngilizce Metin)

97.16 Ayşe moved to the small house on the eastern side of the village last year.

97.17 On one side of her house, there was a forest, and on the other side a river flowed.

97.18 She loved sitting by the river side watching the water sparkle in the sunlight.

97.19 Her neighbor Mehmet, who lived on the side closest to the forest, was a kind old man.

97.20 One day, while Ayşe was walking along the side of the road, she found a small wooden box.

97.21 She picked it up and noticed that on one side of the box, there was a strange symbol.

97.22 Putting curiosity to one side, she decided to take the box to Mehmet, who knew many things about the village history.

97.23 As they sat side by side examining the box, Mehmet explained that it might be very old.

97.24 "I think this comes from the other side of the mountain," he said with excitement.

97.25 They carefully opened the box and found a small piece of paper on one side and a golden key on the other side.

97.26 The paper had writing on both sides; one side in a language they could understand, and the other side in mysterious symbols.

97.27 "This is a map," said Mehmet, "showing the way to something hidden on the southern side of the village."

97.28 Intrigued, they decided to follow the map, putting aside their usual daily activities.

97.29 The map led them to the side of an ancient well that most villagers had forgotten.

97.30 Looking over the side of the well, they saw a small door embedded in the stone wall, exactly where the key from the box would fit.

Bölüm D (Kısa Hikaye Türü için Dilbilgisi Notları)

Kısa hikayelerde "side" kelimesinin kullanımı ile ilgili dilbilgisi notları: -

Yer ve Yön İfadeleri: -

Hikaye anlatımında "side" kelimesi genellikle yer ve yön belirtmek için kullanılır: "eastern side of the village" (köyün doğu tarafı), "side of the road" (yol kenarı) -

Bu tür ifadelerde genellikle "on the side of" (yanında, kenarında) yapısı kullanılır -

Karşılaştırma ve Tezat: -

"On one side... on the other side" yapısı tezat oluşturmak için kullanılır -

Türkçe'de "bir tarafta... diğer tarafta" olarak ifade edilir -

Bu yapı hikaye anlatımında farklı ortamları veya nesneleri tanımlamak için çok kullanışlıdır -

Fiziksel Yakınlık: -

"Side by side" (yan yana) ifadesi karakterlerin fiziksel yakınlığını belirtir -

Hem olayın fiziksel durumunu hem de karakterler arasındaki işbirliğini veya yakınlığı vurgular -

Mecazi Kullanımlar: -

"Putting curiosity to one side" (merakı bir kenara bırakmak) gibi ifadeler mecazi anlamda kullanılır -

"Put aside" (kenara bırakmak) deyimi, bir şeyi geçici olarak ertelemek anlamına gelir -

Nesne Konumları ve Özellikler: -

"On one side of the box" (kutunun bir tarafında) gibi ifadeler nesnelerin belirli kısımlarını tanımlar -

Hikaye anlatımında karakterlerin veya nesnelerin özelliklerini belirtmek için kullanılır -

Türkçe karşılığı genellikle "-ın/-in tarafında" veya "-ın/-in kenarında" olarak ifade edilir -

Geçiş ve Bağlantı İfadeleri: -

"The southern side of the village" (köyün güney tarafı) gibi ifadeler hikayede geçiş ve bağlantı sağlar -

Bu tür ifadeler hem karakterlerin hareketlerini hem de hikayenin akışını yönlendirir -

Zaman ve Mekan Yapısı: -

Kısa hikayelerde "side" kelimesi çoğunlukla mekanı tanımlamada kullanılır -

Mekanı tanımlama, karakterleri ve olayları konumlandırmak için önemlidir -

Türkçe'de "taraf", "kenar", "yan" gibi karşılıklarla ifade edilir -

Diyalog İçinde Kullanım: -

Diyalog içinde "side" kelimesi genellikle yer tanımlamak için kullanılır: "from the other side of the mountain" (dağın diğer tarafından) -

Karakter konuşmalarında bu tür mekansal referanslar hikaye akışına gerçeklik katar -

Metaforik ve Gerçek Anlam Arasındaki Geçiş: -

Kısa hikayelerde "side" kelimesi hem gerçek hem de metaforik anlamda kullanılabilir -

"Putting aside their usual activities" (olağan aktivitelerini kenara bırakarak) ifadesi metaforik bir kullanımdır -

Bu tür geçişler, hikaye anlatımını zenginleştirir ve karakterlerin hem fiziksel hem de duygusal durumlarını aktarır

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

---

← Lesson 96 ↩ Course Index Lesson 98 →