Universitas Scholarium — A Community of Scholars Log In

← İngilizceyi Birlikte Öğrenelim

İngilizceyi Birlikte Öğrenelim
Lesson 16
16 of 100 lessons

Lesson 16

a scene in ancient istanbul ###

Bölüm A (Ayrıntılı İngilizce-Türkçe Metinler)

16.1 She O (kadın) walked yürüdü with ile her onun sister kız kardeşi to -e the - park park

16.2 I Ben like severim coffee kahve with ile milk süt in içinde the - morning sabah

16.3 The - teacher öğretmen spoke konuştu with ile students öğrenciler about hakkında their onların projects projeler

16.4 He O (erkek) cut kesti the - bread ekmek with ile a bir sharp keskin knife bıçak

16.5 Children Çocuklar play oynarlar with ile toys oyuncaklar in içinde the - garden bahçe

16.6 The - book kitap with ile red kırmızı cover kapak belongs ait to -e my benim brother erkek kardeş

16.7 My Benim friend arkadaşım came geldi with ile his onun family ailesi to -e dinner akşam yemeği

16.8 They Onlar filled doldurdular the - basket sepet with ile fresh taze fruits meyveler

16.9 She O (kadın) painted boyadı the - picture resim with ile bright parlak colors renkler

16.10 The - man adam with ile glasses gözlük is -dir my benim uncle amcam

16.11 Cooking Yemek pişirmek with ile spices baharatlar makes yapar food yemek more daha delicious lezzetli

16.12 I Ben struggle zorlanırım with ile difficult zor math matematik problems problemler

16.13 The - girl kız with ile long uzun hair saç won kazandı the - competition yarışma

16.14 Please Lütfen write yaz with ile blue mavi pen kalem on üzerine this bu form form

16.15 He O (erkek) deals başa çıkar with ile stress stres by ile listening dinleyerek to - music müzik

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm B (Tam İngilizce Cümleler ve Türkçe Çevirileri)

16.1 She walked with her sister to the park. O, kız kardeşiyle parka yürüdü.

16.2 I like coffee with milk in the morning. Sabahları sütlü kahveyi severim.

16.3 The teacher spoke with students about their projects. Öğretmen öğrencilerle projeleri hakkında konuştu.

16.4 He cut the bread with a sharp knife. Ekmeği keskin bir bıçakla kesti.

16.5 Children play with toys in the garden. Çocuklar bahçede oyuncaklarla oynarlar.

16.6 The book with red cover belongs to my brother. Kırmızı kapaklı kitap erkek kardeşime aittir.

16.7 My friend came with his family to dinner. Arkadaşım ailesiyle akşam yemeğine geldi.

16.8 They filled the basket with fresh fruits. Sepeti taze meyvelerle doldurdular.

16.9 She painted the picture with bright colors. Resmi parlak renklerle boyadı.

16.10 The man with glasses is my uncle. Gözlüklü adam benim amcamdır.

16.11 Cooking with spices makes food more delicious. Baharatlarla yemek pişirmek yemeği daha lezzetli yapar.

16.12 I struggle with difficult math problems. Zor matematik problemleriyle zorlanırım.

16.13 The girl with long hair won the competition. Uzun saçlı kız yarışmayı kazandı.

16.14 Please write with blue pen on this form. Lütfen bu formu mavi kalemle doldurun.

16.15 He deals with stress by listening to music. Müzik dinleyerek stresle başa çıkar.

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm C (Sadece İngilizce Metin)

16.1 She walked with her sister to the park.

16.2 I like coffee with milk in the morning.

16.3 The teacher spoke with students about their projects.

16.4 He cut the bread with a sharp knife.

16.5 Children play with toys in the garden.

16.6 The book with red cover belongs to my brother.

16.7 My friend came with his family to dinner.

16.8 They filled the basket with fresh fruits.

16.9 She painted the picture with bright colors.

16.10 The man with glasses is my uncle.

16.11 Cooking with spices makes food more delicious.

16.12 I struggle with difficult math problems.

16.13 The girl with long hair won the competition.

16.14 Please write with blue pen on this form.

16.15 He deals with stress by listening to music.

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm D (Dilbilgisi Açıklaması)

Türkçe konuşanlar için "with" kelimesinin kullanımı hakkında önemli noktalar: -

Temel Kullanım: -

"With" İngilizce'de Türkçe'deki "-le/-la" ekinin veya "ile" edatının karşılığıdır. -

Örnek: "with a pen" = "bir kalemle" -

"With" Edatının Farklı İşlevleri: -

Araç/vasıta belirtir: "cut with a knife" (bıçakla kesmek) -

Eşlik etme/birliktelik: "went with friends" (arkadaşlarla gitmek) -

İçerik/içindekiler: "a cup with coffee" (içinde kahve olan bir fincan) -

Özellik belirtme: "the man with glasses" (gözlüklü adam) -

Türkçe'den Farklılıklar: -

Türkçe'de "-le/-la" eki isme eklenir: "arkadaşımla" -

İngilizce'de "with" ayrı bir kelimedir: "with my friend" -

Türkçe'de uyum kuralı vardır: "arabamla", "evimle" -

İngilizce'de "with" hiç değişmez -

Yaygın Kalıplar: -

"filled with" (ile dolu) -

"deal with" (ile başa çıkmak) -

"with pleasure" (memnuniyetle) -

"agree with" (ile hemfikir olmak) -

Dikkat Edilmesi Gerekenler: -

"With" daima bir isim veya zamir ile kullanılır -

Türkçe'deki bazı "-le/-la" kullanımları İngilizce'de "by" ile karşılanabilir -

Örnek: "kalemle yazmak" = "write with a pen" FAKAT "otobüsle gitmek" = "go by bus"

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm E (Kültürel Not)

"With" edatının kullanımı, İngilizce ve Türkçe arasında kültürel farklılıkları da yansıtır: -

Sosyal İlişkilerde: -

Türkçe'de "beraber" veya "birlikte" vurgusu güçlüdür ve toplulukçu kültürü yansıtır -

İngilizce konuşulan kültürlerde "with" sosyal ilişkilerde daha çok tercih/seçim anlamı taşır -

Örnek: "I'm with you" (Seninleyim/Seni destekliyorum) ifadesi İngilizce'de güçlü bir dayanışma ifadesidir -

Yemek Kültüründe: -

Türkçe'de genellikle "yanında" kullanılır: "Çay yanında kurabiye" -

İngilizce'de "with" kullanılır: "Tea with cookies" -

Bu, yemek kültürlerindeki sunum ve eşleştirme farklılıklarını gösterir -

İş ve Akademik Ortamda: -

İngilizce'de "work with someone" (biriyle çalışmak) işbirliği vurgusu taşır -

Türkçe'de "birinin yanında çalışmak" daha hiyerarşik bir ilişkiyi ifade edebilir -

Bu farklılık iş kültürlerindeki yaklaşım farklarını gösterir -

Dilsel Retorik: -

İngilizce'de "with that said" (bunu söylemekle birlikte) gibi geçiş ifadeleri yaygındır -

Türkçe'de benzer anlamlar farklı yapılarla ifade edilir -

Bu, argüman kurma ve iletişim tarzları arasındaki kültürel farkları yansıtır

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm F (Edebi Alıntı)

Bölüm F-A (Ayrıntılı İngilizce-Türkçe Metin)

"With İle great büyük power güç comes gelir great büyük responsibility" sorumluluk - Spider-Man Örümcek Adam

Bölüm F-B (Tam Çeviri)

"With great power comes great responsibility" "Büyük güç, büyük sorumluluk getirir"

Bölüm F-C (Edebi Analiz)

Bu ünlü söz, ilk olarak Spider-Man çizgi romanlarında Uncle Ben tarafından söylenmiş ve sonra filmlerde popüler hale gelmiştir. Deyiş, güce sahip olmanın sadece bir ayrıcalık değil, aynı zamanda bir sorumluluk olduğunu öğretir. "With" burada bir neden-sonuç ilişkisi kurarak "güç" ve "sorumluluk" arasındaki bağlantıyı kurar.

Bölüm F-D (Dilbilgisi Notları)

-

"With" burada "beraberinde getirmek" anlamındadır -

Türkçe'de bunu tam olarak karşılayan tek bir edat yoktur, genellikle "-le beraber" veya "beraberinde" şeklinde çevrilir -

Bu yapı, İngilizce'de sebep-sonuç ilişkisi kurar -

Türkçe'de benzer anlamı vermek için genellikle fiil yapısı kullanılır: "getirir"

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Tür Bölümü: Seyahat Rehberi (Travelogue)

Bölüm A (Ayrıntılı İngilizce-Türkçe Metinler)

16.16 Traveling Seyahat etmek with ile family aile creates yaratır special özel memories anılar that ki last sürer forever sonsuza dek

16.17 I Ben packed paketledim my benim bag çantamı with ile essential temel items eşyalar for için the - trip yolculuk

16.18 We Biz explored keşfettik Istanbul İstanbul'u with ile a bir knowledgeable bilgili local yerel guide rehber

16.19 Walking Yürümek through boyunca the - Grand Büyük Bazaar Çarşı with ile all tüm its onun colors renkleri was idi overwhelming bunaltıcı

16.20 The - ferry feribot ride yolculuğu with ile views manzaralar of -in the - Bosphorus Boğaziçi took aldı my benim breath nefesimi away uzağa

16.21 Visitors Ziyaretçiler can -ebilir engage etkileşime geçmek with ile local yerel culture kültür by ile attending katılarak traditional geleneksel events etkinlikler

16.22 The - museum müze was idi filled dolu with ile ancient antik artifacts eserler from -den the - Ottoman Osmanlı era dönemi

16.23 She O (kadın) shared paylaştı her onun meal yemeğini with ile fellow yoldaş travelers gezginler she o had -mıştı just yeni met tanışmış

16.24 Bargaining Pazarlık yapmak with ile merchants tüccarlar is -dir part parça of -in the - shopping alışveriş experience deneyim here burada

16.25 I Ben communicated iletişim kurdum with ile locals yerliler using kullanarak basic temel Turkish Türkçe phrases ifadeler

16.26 The - streets sokaklar with ile their onların cobblestone arnavut kaldırımı paths yollar reminded hatırlattı me bana of -i medieval ortaçağ times zamanlar

16.27 Traveling Seyahat etmek with ile a bir light hafif backpack sırt çantası makes yapar exploring keşfetmeyi the - city şehir easier daha kolay

16.28 We Biz ended bitirdik our bizim day günümüzü with ile a bir traditional geleneksel Turkish Türk bath hamamı experience deneyimi

16.29 The - café kafe with ile a bir view manzara of -in the - Hagia Ayasofya Sophia - offered sundu perfect mükemmel photo fotoğraf opportunities fırsatları

16.30 Connecting Bağlantı kurmak with ile different farklı cultures kültürler is -dir the - best en iyi part kısım of -in travel seyahat

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm B (Tam İngilizce Cümleler ve Türkçe Çevirileri)

16.16 Traveling with family creates special memories that last forever. Aileyle seyahat etmek, sonsuza dek sürecek özel anılar yaratır.

16.17 I packed my bag with essential items for the trip. Yolculuk için çantamı temel eşyalarla doldurdum.

16.18 We explored Istanbul with a knowledgeable local guide. İstanbul'u bilgili bir yerel rehber ile keşfettik.

16.19 Walking through the Grand Bazaar with all its colors was overwhelming. Büyük Çarşı'yı tüm renkleriyle gezmek bunaltıcıydı.

16.20 The ferry ride with views of the Bosphorus took my breath away. Boğaziçi manzaralı feribot yolculuğu nefesimi kesti.

16.21 Visitors can engage with local culture by attending traditional events. Ziyaretçiler geleneksel etkinliklere katılarak yerel kültürle etkileşime geçebilir.

16.22 The museum was filled with ancient artifacts from the Ottoman era. Müze Osmanlı döneminden antik eserlerle doluydu.

16.23 She shared her meal with fellow travelers she had just met. Yeni tanıştığı gezgin arkadaşlarıyla yemeğini paylaştı.

16.24 Bargaining with merchants is part of the shopping experience here. Tüccarlarla pazarlık yapmak buradaki alışveriş deneyiminin bir parçasıdır.

16.25 I communicated with locals using basic Turkish phrases. Temel Türkçe ifadeler kullanarak yerlilerle iletişim kurdum.

16.26 The streets with their cobblestone paths reminded me of medieval times. Arnavut kaldırımlı sokaklar bana ortaçağ zamanlarını hatırlattı.

16.27 Traveling with a light backpack makes exploring the city easier. Hafif bir sırt çantasıyla seyahat etmek şehri keşfetmeyi kolaylaştırır.

16.28 We ended our day with a traditional Turkish bath experience. Günümüzü geleneksel bir Türk hamamı deneyimiyle bitirdik.

16.29 The café with a view of the Hagia Sophia offered perfect photo opportunities. Ayasofya manzaralı kafe mükemmel fotoğraf fırsatları sundu.

16.30 Connecting with different cultures is the best part of travel. Farklı kültürlerle bağlantı kurmak seyahatin en iyi kısmıdır.

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm C (Sadece İngilizce Metin)

16.16 Traveling with family creates special memories that last forever.

16.17 I packed my bag with essential items for the trip.

16.18 We explored Istanbul with a knowledgeable local guide.

16.19 Walking through the Grand Bazaar with all its colors was overwhelming.

16.20 The ferry ride with views of the Bosphorus took my breath away.

16.21 Visitors can engage with local culture by attending traditional events.

16.22 The museum was filled with ancient artifacts from the Ottoman era.

16.23 She shared her meal with fellow travelers she had just met.

16.24 Bargaining with merchants is part of the shopping experience here.

16.25 I communicated with locals using basic Turkish phrases.

16.26 The streets with their cobblestone paths reminded me of medieval times.

16.27 Traveling with a light backpack makes exploring the city easier.

16.28 We ended our day with a traditional Turkish bath experience.

16.29 The café with a view of the Hagia Sophia offered perfect photo opportunities.

16.30 Connecting with different cultures is the best part of travel.

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm D (Seyahat Anlatısında "with" Kullanımı)

Seyahat anlatılarında "with" edatının özel kullanımları: -

Seyahat Arkadaşlarını Belirtme: -

"Traveling with family/friends" (aile/arkadaşlarla seyahat etmek) -

Türkçe'de "-le/-la" eki veya "ile" edatı kullanılır -

Seyahat anlatılarında kiminle seyahat edildiğini belirtmek çok önemlidir -

Deneyim ve Duyguları Aktarma: -

"Filled with excitement" (heyecanla dolu) -

"Overwhelmed with emotions" (duygularla bunalmış) -

Bu kullanım, seyahat yazılarında duygu aktarımında önemlidir -

Görsel Tanımlamalar: -

"Streets with cobblestones" (arnavut kaldırımlı sokaklar) -

"A café with a view" (manzaralı bir kafe) -

Türkçe'de genellikle "-lı/-li" ekleriyle ifade edilir -

Kültürel Etkileşimi İfade Etme: -

"Engage with local culture" (yerel kültürle etkileşime geçmek) -

"Connect with different cultures" (farklı kültürlerle bağlantı kurmak) -

Bu, seyahat yazılarında kültürel deneyimleri vurgulamak için önemlidir -

Seyahat Hazırlıklarını Anlatma: -

"Packed with essentials" (temel eşyalarla dolu) -

Türkçe'de "dolu" veya "-lı/-li" ekleriyle ifade edilir -

Seyahat yazılarında pratik bilgileri aktarmada kullanılır -

Seyahat Yazılarında Dilbilgisel Farklılıklar: -

İngilizce seyahat yazılarında "with" daha sık kullanılır -

Türkçe seyahat yazılarında aynı anlam farklı yapılarla ifade edilebilir -

Örnek: "Bosphorus views" (Boğaz manzaraları) veya "views of the Bosphorus" (Boğaz'ın manzaraları) yerine "with views of the Bosphorus" (Boğaz manzaralı)

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

---

← Lesson 15 ↩ Course Index Lesson 17 →