Universitas Scholarium — A Community of Scholars Log In

← İngilizceyi Birlikte Öğrenelim

İngilizceyi Birlikte Öğrenelim
Lesson 43
43 of 100 lessons

Lesson 43

###

Bölüm A (Detaylı Türkçe-İngilizce Arası Metin)

43.1 She O (kadın) woke uyandı up yukarı/uyanmak early erken this bu morning sabah

43.2 Please Lütfen pick al up yukarı/kaldır your senin toys oyuncaklar from -den the - floor yer

43.3 The - prices fiyatlar have -mış/-miş gone gitmiş up yukarı/artmış again yine this bu month ay

43.4 He O (erkek) stood durdu up yukarı/ayağa kalktı to için greet selamlamak the - guests misafirler

43.5 Children Çocuklar, hurry acele edin up yukarı/çabuk ol or yoksa we biz will -ecek/-acak be ol- late geç

43.6 I Ben need ihtiyacım var to - look bak- up yukarı/araştır- this bu word kelime in içinde the - dictionary sözlük

43.7 Can -ebilir misin/-abilir misin you sen turn çevir up yukarı/yükselt the - volume ses please lütfen?

43.8 We Biz ended bitirdik up yukarı/sonunda taking almak a bir taxi taksi home eve

43.9 The - children çocuklar are -dir/-dır growing büyü- up yukarı/yetişmek so çok fast hızlı

43.10 It's O difficult zor to - keep tut- up yukarı/ayak uydurmak with ile new yeni technology teknoloji

43.11 He O (erkek) tied bağladı up yukarı/bağla- his onun shoelaces ayakkabı bağları quickly hızlıca

43.12 The - meeting toplantı is -dir/-dır coming gel- up yukarı/yaklaşmak next gelecek week hafta

43.13 Please Lütfen fill doldur up yukarı/tamamen doldur the - form form completely tamamen

43.14 Many Birçok people insanlar look bakar up yukarı/yukarı bakmak to -e her ona (kadın) as olarak a bir role model rol model

43.15 I Ben woke uyandım up yukarı/uyanmak with ile a bir sore ağrılı throat boğaz today bugün

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm B (Tam İngilizce Cümleler ve Türkçe Çevirileri)

43.1 She woke up early this morning. O bu sabah erken uyandı.

43.2 Please pick up your toys from the floor. Lütfen oyuncaklarını yerden kaldır.

43.3 The prices have gone up again this month. Fiyatlar bu ay yine artmış.

43.4 He stood up to greet the guests. Misafirleri selamlamak için ayağa kalktı.

43.5 Children, hurry up or we will be late. Çocuklar, acele edin yoksa geç kalacağız.

43.6 I need to look up this word in the dictionary. Bu kelimeyi sözlükte araştırmam gerekiyor.

43.7 Can you turn up the volume please? Sesi biraz yükseltebilir misin lütfen?

43.8 We ended up taking a taxi home. Sonunda eve taksiyle gittik.

43.9 The children are growing up so fast. Çocuklar çok hızlı büyüyor.

43.10 It's difficult to keep up with new technology. Yeni teknolojiye ayak uydurmak zor.

43.11 He tied up his shoelaces quickly. Ayakkabı bağlarını hızlıca bağladı.

43.12 The meeting is coming up next week. Toplantı gelecek hafta yaklaşıyor.

43.13 Please fill up the form completely. Lütfen formu tamamen doldurun.

43.14 Many people look up to her as a role model. Birçok insan ona bir rol model olarak bakıyor.

43.15 I woke up with a sore throat today. Bugün ağrılı bir boğazla uyandım.

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm C (Sadece İngilizce Metin)

43.1 She woke up early this morning.

43.2 Please pick up your toys from the floor.

43.3 The prices have gone up again this month.

43.4 He stood up to greet the guests.

43.5 Children, hurry up or we will be late.

43.6 I need to look up this word in the dictionary.

43.7 Can you turn up the volume please?

43.8 We ended up taking a taxi home.

43.9 The children are growing up so fast.

43.10 It's difficult to keep up with new technology.

43.11 He tied up his shoelaces quickly.

43.12 The meeting is coming up next week.

43.13 Please fill up the form completely.

43.14 Many people look up to her as a role model.

43.15 I woke up with a sore throat today.

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm D (Dilbilgisi Açıklaması)

Türkçe konuşanlar için "up" kullanımını anlamak önemlidir çünkü bu küçük kelime İngilizcede çok sayıda anlam taşır ve Türkçede tek bir karşılığı yoktur: -

Temel Kullanımlar: -

Yön bildiren zarf olarak: yukarı, yukarıya doğru (stand up - ayağa kalkmak) -

Deyimsel fiillerde (phrasal verbs): Birçok fiille birleşerek yeni anlamlar oluşturur -

Tamamlanma veya bitmişlik ifade eder: bir eylemin tamamlandığını gösterir (eat up - yiyip bitirmek) -

Yaygın Fiil+Up Kombinasyonları: -

wake up (uyanmak) -

pick up (kaldırmak, almak) -

look up (araştırmak, yukarı bakmak) -

stand up (ayağa kalkmak) -

grow up (büyümek) -

turn up (yükseltmek, ortaya çıkmak) -

hurry up (acele etmek) -

give up (vazgeçmek) -

set up (kurmak) -

make up (uydurmak, barışmak, makyaj yapmak) -

Türkçedeki Karşılıkları: -

Türkçede "up" için tek bir kelime yoktur -

Bağlama göre farklı karşılıklar kullanılır -

Bazen çeviride tamamen atlanabilir -

Bazen fiil çekiminde veya farklı bir yapıda karşılık bulur -

Yaygın Hatalar: -

"Up" kelimesini her zaman "yukarı" olarak çevirmek -

Deyimsel kullanımları kelimesi kelimesine çevirmek -

Gerekli olmadığı yerlerde "up" ilave etmek -

İpuçları: -

"Up" içeren deyimsel fiilleri bir bütün olarak öğrenin -

Tek tek kelimelerden ziyade, cümle içindeki anlamına odaklanın -

Fiil+up kombinasyonlarını günlük konuşmada sık kullanın

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm E (Kültürel Not)

"Up" kelimesinin kullanımı İngiliz ve Amerikan kültüründe günlük dil ve düşünce yapısının önemli bir parçasıdır: -

Kültürel Bakış Açısı: -

İngilizce konuşan kültürlerde "yukarı" genellikle olumlu çağrışımlara sahiptir: "things are looking up" (işler iyiye gidiyor), "thumbs up" (onaylamak) -

Türk kültüründe de benzer olumlu çağrışımlar vardır ancak dilsel ifadeler farklıdır -

"Up" sıklıkla başarı, tamamlanma ve olumlu gelişim ifade eder -

Günlük Kullanım: -

Amerikan ve İngiliz kültüründe günlük konuşmada "up" içeren deyimler oldukça yaygındır -

"What's up?" (Ne haber?), "Cheer up!" (Neşelen!), "Time's up!" (Süre doldu!) gibi ifadeler sık kullanılır -

Türkçede bu ifadelerin karşılıkları genellikle "up" içermez -

İletişim Farkları: -

İngilizce konuşanlar genellikle yönleri ve konumları "up/down" (yukarı/aşağı) terimleriyle ifade ederler -

Türkçede genellikle daha belirgin yön ifadeleri tercih edilir -

Telefon görüşmelerinde "pick up the phone" (telefonu açmak) gibi ifadeler kullanılır -

Film ve Popüler Kültür: -

"Up" kelimesi birçok film adında, şarkı sözünde ve deyimde yer alır: "Up in the Air", "Up", "Thumbs Up" -

Bu kullanımlar genellikle Türkçeye çevrilirken farklı karşılıklar bulur -

Özellikle gençler arasında İngilizce deyimlerin doğrudan kullanımı artmaktadır -

İş Kültürü: -

"Move up the ladder" (yükselmek), "up to date" (güncel), "up to speed" (bilgilendirilmiş) gibi iş dünyasında sık kullanılan ifadeler vardır -

Türkçede genellikle farklı yapılarla ifade edilir -

Küreselleşen iş dünyasında "up" içeren İngilizce terimlerin doğrudan kullanımı artmaktadır

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm F (Edebi Alıntı)

Bölüm F-A (Detaylı İngilizce-Türkçe Arası Metin)

"Never Asla give verme up yukarı/vazgeçme, for çünkü that o is -dir/-dır just sadece the - place yer and ve time zaman that ki the - tide gelgit will -ecek/-acak turn" dönecek - Harriet Beecher Stowe Harriet Beecher Stowe

Bölüm F-B (Tam Çeviri)

"Never give up, for that is just the place and time that the tide will turn." "Asla vazgeçme, çünkü tam o yer ve zamanda gelgit dönecektir."

Bölüm F-C (Edebi Analiz)

Bu alıntı, Amerikalı yazar Harriet Beecher Stowe'a (1811-1896) aittir. Stowe, kölelik karşıtı romanı "Tom Amca'nın Kulübesi" ile tanınır. Bu ifade, zorluklarla karşılaşıldığında ısrarcı olmanın önemini vurgular. "Give up" (vazgeçmek) deyimi, "up" kelimesinin olumsuz bir durumu bırakmak anlamında kullanılmasını gösterir. Metafor olarak kullanılan "tide will turn" (gelgit dönecek) ifadesi, durumların zamanla değişeceğini ve iyiye gideceğini belirtir.

Bölüm F-D (Dilbilgisi Notları)

-

"Give up" (vazgeçmek): Bu deyimsel fiil, "up" eklenerek "vazgeçme" anlamı kazanır, Türkçede tek bir fiil olarak karşılık bulur -

"Never" (asla): Güçlü bir olumsuzluk zarfı, emir kipinde kullanılmış -

"That is just the place and time": "That" burada işaret zamiri değil, bağlaç görevi görüyor -

"The tide will turn": Gelecek zaman yapısı ("will + infinitive"), Türkçeye "-ecek/-acak" eki ile çevrilir -

Bu alıntıda "up" tek başına değil, "give up" deyimsel fiilinin bir parçası olarak kullanılmış

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Tür Bölümü: Kısa Öykü (Short Story)

Bölüm A (Detaylı Türkçe-İngilizce Arası Metin)

43.16 Ali Ali woke uyandı up yukarı/uyanmak with ile a bir start sıçrama when -dığında his onun alarm alarm went gitti off kapalı/çaldı

43.17 He O (erkek) quickly hızlıca sat oturdu up yukarı/doğruldu in içinde bed yatak and ve rubbed ovuşturdu his onun tired yorgun eyes gözler

43.18 Today Bugün was -dı/-di the - big büyük interview mülakat, and ve he o (erkek) needed ihtiyacı vardı to - dress giyinmek up yukarı/şık giyinmek nicely güzelce

43.19 After Sonra a bir quick hızlı shower duş, he o (erkek) picked seçti up yukarı/aldı his onun best en iyi suit takım elbise from -den the - closet dolap

43.20 "I Ben need ihtiyacım var to - look görünmek up yukarı/yukarı bakmak the - directions yönler/adres tarifi to -e the - office" ofis, he o (erkek) thought düşündü

43.21 As -iken he o (erkek) checked kontrol etti his onun phone telefon, it o lit aydınlandı up yukarı/ışıldadı with ile a bir message mesaj from -den the - company şirket

43.22 "Due Nedeniyle to -e unexpected beklenmedik circumstances durumlar, we biz have -mış/-miş had -mış/-miş to - push itmek up yukarı/erkene almak your senin interview mülakat time zaman to -e 2pm" 14:00

43.23 Ali Ali felt hissetti his onun heart kalp speed hız up yukarı/hızlanmak as -dıkça/-dikçe he o (erkek) realized fark etti he o (erkek) had -dı/-di more daha fazla time zaman to - prepare hazırlanmak

43.24 He O (erkek) decided karar verdi to - look bakmak up yukarı/araştırmak some bazı information bilgi about hakkında the - company şirket online çevrimiçi

43.25 While -iken reading okumak the - website web sitesi, he o (erkek) jotted not aldı down aşağı notes notlar to - bring getirmek up yukarı/gündeme getirmek during sırasında the - interview mülakat

43.26 The - time zaman seemed göründü to - speed hızlanmak up yukarı/hızlanmak, and ve soon yakında it o was -dı/-di time zaman to - leave ayrılmak

43.27 He O (erkek) picked aldı up yukarı/aldı his onun portfolio portföy and ve headed yöneldi to -e the - bus otobüs stop durağı

43.28 As -iken the - bus otobüs pulled çekti up yukarı/yaklaştı, Ali Ali took aldı a bir deep derin breath nefes to - calm sakinleştirmek his onun nerves sinirler

43.29 "You Sen can -ebilir/-abilir do yapmak this," bu, he o (erkek) said dedi to -e himself kendisi, "Just Sadece speak konuş up yukarı/açıkça konuşmak and ve be ol- confident" kendinden emin

43.30 When -dığında he o (erkek) arrived vardı at -de/-da the - impressive etkileyici building bina, Ali Ali straightened düzeltti up yukarı/kendini toplamak and ve walked yürüdü through içinden the - doors kapılar with ile confidence özgüven

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm B (Tam İngilizce Cümleler ve Türkçe Çevirileri)

43.16 Ali woke up with a start when his alarm went off. Ali alarmı çaldığında sıçrayarak uyandı.

43.17 He quickly sat up in bed and rubbed his tired eyes. Hızlıca yatakta doğruldu ve yorgun gözlerini ovuşturdu.

43.18 Today was the big interview, and he needed to dress up nicely. Bugün büyük mülakattı ve güzelce giyinmesi gerekiyordu.

43.19 After a quick shower, he picked up his best suit from the closet. Hızlı bir duştan sonra, dolabından en iyi takım elbisesini aldı.

43.20 "I need to look up the directions to the office," he thought. "Ofise giden yolu araştırmam gerekiyor," diye düşündü.

43.21 As he checked his phone, it lit up with a message from the company. Telefonunu kontrol ederken, şirketten gelen bir mesajla ekran aydınlandı.

43.22 "Due to unexpected circumstances, we have had to push up your interview time to 2pm." "Beklenmedik durumlar nedeniyle, mülakat saatinizi 14:00'e almak zorunda kaldık."

43.23 Ali felt his heart speed up as he realized he had more time to prepare. Ali daha fazla hazırlanma zamanı olduğunu fark ettikçe kalbinin hızlandığını hissetti.

43.24 He decided to look up some information about the company online. Şirket hakkında internetten biraz bilgi araştırmaya karar verdi.

43.25 While reading the website, he jotted down notes to bring up during the interview. Web sitesini okurken, mülakat sırasında gündeme getirmek için notlar aldı.

43.26 The time seemed to speed up, and soon it was time to leave. Zaman hızlanmış gibiydi ve çok geçmeden gitme vakti gelmişti.

43.27 He picked up his portfolio and headed to the bus stop. Portföyünü aldı ve otobüs durağına doğru yola çıktı.

43.28 As the bus pulled up, Ali took a deep breath to calm his nerves. Otobüs yaklaşırken, Ali sinirlerini yatıştırmak için derin bir nefes aldı.

43.29 "You can do this," he said to himself, "Just speak up and be confident." "Bunu yapabilirsin," dedi kendi kendine, "Sadece açıkça konuş ve kendine güven."

43.30 When he arrived at the impressive building, Ali straightened up and walked through the doors with confidence. Etkileyici binaya vardığında, Ali kendini toparladı ve kapılardan güvenle içeri girdi.

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm C (Sadece İngilizce Metin)

43.16 Ali woke up with a start when his alarm went off.

43.17 He quickly sat up in bed and rubbed his tired eyes.

43.18 Today was the big interview, and he needed to dress up nicely.

43.19 After a quick shower, he picked up his best suit from the closet.

43.20 "I need to look up the directions to the office," he thought.

43.21 As he checked his phone, it lit up with a message from the company.

43.22 "Due to unexpected circumstances, we have had to push up your interview time to 2pm."

43.23 Ali felt his heart speed up as he realized he had more time to prepare.

43.24 He decided to look up some information about the company online.

43.25 While reading the website, he jotted down notes to bring up during the interview.

43.26 The time seemed to speed up, and soon it was time to leave.

43.27 He picked up his portfolio and headed to the bus stop.

43.28 As the bus pulled up, Ali took a deep breath to calm his nerves.

43.29 "You can do this," he said to himself, "Just speak up and be confident."

43.30 When he arrived at the impressive building, Ali straightened up and walked through the doors with confidence.

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm D (Kısa Öykü Türüne Özel Dilbilgisi Notları)

Kısa öykülerde "up" kullanımı ile ilgili Türkçe konuşanlar için önemli noktalar: -

Aksiyon ve Hareket Belirtme: -

Öykülerde "up" genellikle fiziksel hareketleri güçlendirmek için kullanılır -

"Woke up", "sat up", "stood up" gibi ifadeler karakterlerin hareketlerini vurgular -

Türkçede bu tür hareketler genellikle tek bir fiille karşılanır: "uyandı", "doğruldu", "kalktı" -

Duygusal Yoğunluğu İfade Etme: -

"Speed up" (hızlanmak), "lit up" (aydınlanmak) gibi ifadeler duygusal değişimleri gösterir -

Karakterlerin iç dünyasını yansıtmada önemli rol oynar -

Türkçede bu ifadeler genellikle farklı fiillerle veya yapılarla karşılanır -

Zaman Akışını Gösterme: -

"Time speeds up" gibi ifadeler hikayede zamanın geçişini etkili bir şekilde anlatır -

Türkçede bu tür zaman ifadeleri farklı yapılarla sunulur -

Karakter Gelişimini Belirtme: -

"Straightened up", "dress up" gibi ifadeler karakterin hazırlık ve değişimini gösterir -

Türkçede genellikle farklı fiil yapılarıyla ifade edilir -

Diyalog ve Düşüncelerde Kullanım: -

"Speak up", "bring up" gibi iletişimle ilgili deyimler öykü diyaloglarında sık kullanılır -

Karakterlerin iç düşüncelerini ifade ederken "I need to look up" gibi yapılar kullanılır -

Türkçeye çevirirken bu deyimsel anlamlar göz önünde bulundurulmalıdır -

Anlatım Teknikleri: -

Hikaye anlatımında "up" cümlelerde ritmik bir etki yaratabilir -

Aynı karakter için farklı "up" kombinasyonları kullanmak (woke up, sat up, picked up) karakteri farklı yönleriyle gösterir -

Türkçe anlatımda benzer etki için farklı yapılar tercih edilmelidir -

Anlatıdaki İşlevleri: -

Karakterin olgunlaşmasını gösterme: "growing up" -

Beklenmedik durumları vurgulama: "ended up" -

Fiziksel ve duygusal hazırlığı ifade etme: "straightened up" -

Türk öykücülüğünde bu durumlar için genellikle farklı ifadeler kullanılır -

Türkçe-İngilizce Anlatım Farkları: -

İngilizcede "up" yardımcı fiillerle zengin anlatım olanakları sunar -

Türkçede bu zenginlik farklı fiil yapıları ile sağlanır -

İngilizce anlatıda "up" ile oluşturulan ritim, Türkçede diğer anlatım teknikleriyle dengeleştirilmelidir

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

---

← Lesson 42 ↩ Course Index Lesson 44 →