Universitas Scholarium — A Community of Scholars Log In

← İngilizceyi Birlikte Öğrenelim

İngilizceyi Birlikte Öğrenelim
Lesson 64
64 of 100 lessons

Lesson 64

###

Bölüm A (Detaylı İngilizce-Türkçe Metin)

64.1 My Benim sister kız kardeşim likes sever to -mek/-mak play oynamak tennis tenis in -de/-da the - park park

64.2 What Ne foods yemekleri do - you sen like seversin to -mek/-mak eat yemek for için breakfast kahvaltı

64.3 Children Çocuklar like gibi curious meraklı scientists bilim insanları, explore keşfederler the - world dünya around etrafında them onların

64.4 She O looks görünüyor like gibi her onun mother annesi when -dığında/-diğinde she o smiles gülümser

64.5 I Ben would -ecek/-acak like isterim to -mek/-mak visit ziyaret etmek Istanbul İstanbul someday bir gün

64.6 There Orada is var nothing hiçbir şey like gibi a bir good iyi book kitap on -de/-da a bir rainy yağmurlu day gün

64.7 Do - you sen like sever misin the - new yeni restaurant restoran in -de/-da our bizim neighborhood mahalle

64.8 He O felt hissetti like sanki he o was -di/-dı floating süzülüyormuş in içinde a bir dream rüya

64.9 The - weather hava today bugün is -dir/-dır like gibi summer yaz even bile though rağmen it's o spring bahar

64.10 They Onlar don't -me/-ma like sevmezler waiting beklemek in -de/-da long uzun lines kuyruklar

64.11 I Ben would -ecek/-acak like isterim a bir cup fincan of - coffee kahve, please lütfen

64.12 She O runs koşar like gibi the - wind rüzgar when -dığında/-diğinde she o competes yarışır

64.13 People İnsanlar like seviyorlar him onu because çünkü he o is -dir/-dır always her zaman honest dürüst

64.14 Something Bir şey smells kokuyor like gibi fresh taze bread ekmek in -de/-da the - kitchen mutfak

64.15 Do - you sen feel hissediyor musun like gibi going gitmek for için a bir walk yürüyüş this bu evening akşam

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm B (Tam İngilizce Cümleler ve Türkçe Çevirileri)

64.1 My sister likes to play tennis in the park. Kız kardeşim parkta tenis oynamayı sever.

64.2 What foods do you like to eat for breakfast? Kahvaltıda hangi yemekleri yemeyi seversin?

64.3 Children, like curious scientists, explore the world around them. Çocuklar, meraklı bilim insanları gibi, etraflarındaki dünyayı keşfederler.

64.4 She looks like her mother when she smiles. Gülümsediğinde annesine benziyor.

64.5 I would like to visit Istanbul someday. Bir gün İstanbul'u ziyaret etmek isterim.

64.6 There is nothing like a good book on a rainy day. Yağmurlu bir günde iyi bir kitap gibisi yoktur.

64.7 Do you like the new restaurant in our neighborhood? Mahallemizde açılan yeni restoranı beğeniyor musun?

64.8 He felt like he was floating in a dream. Sanki bir rüyada süzülüyormuş gibi hissetti.

64.9 The weather today is like summer even though it's spring. Bahar olmasına rağmen, bugün hava yaz gibi.

64.10 They don't like waiting in long lines. Onlar uzun kuyruklarda beklemeyi sevmezler.

64.11 I would like a cup of coffee, please. Bir fincan kahve istiyorum, lütfen.

64.12 She runs like the wind when she competes. Yarıştığında rüzgar gibi koşar.

64.13 People like him because he is always honest. İnsanlar onu severler çünkü o her zaman dürüsttür.

64.14 Something smells like fresh bread in the kitchen. Mutfakta taze ekmek gibi bir koku var.

64.15 Do you feel like going for a walk this evening? Bu akşam yürüyüşe çıkmak ister misin?

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm C (Sadece İngilizce Metin)

64.1 My sister likes to play tennis in the park.

64.2 What foods do you like to eat for breakfast?

64.3 Children, like curious scientists, explore the world around them.

64.4 She looks like her mother when she smiles.

64.5 I would like to visit Istanbul someday.

64.6 There is nothing like a good book on a rainy day.

64.7 Do you like the new restaurant in our neighborhood?

64.8 He felt like he was floating in a dream.

64.9 The weather today is like summer even though it's spring.

64.10 They don't like waiting in long lines.

64.11 I would like a cup of coffee, please.

64.12 She runs like the wind when she competes.

64.13 People like him because he is always honest.

64.14 Something smells like fresh bread in the kitchen.

64.15 Do you feel like going for a walk this evening?

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm D (Dilbilgisi Açıklaması)

"Like" kelimesi İngilizce'de çok yönlü bir kelimedir ve Türkçe konuşanlar için birkaç farklı kullanımı anlamak önemlidir: -

Fiil olarak "like" (sevmek, beğenmek): -

"She likes coffee" (O kahveyi sever) -

Türkçe'deki "-i/-ı sevmek" yapısına benzer -

Soru formunda: "Do you like...?" (... sever misin?) -

Olumsuz formda: "I don't like..." (... sevmem) -

Edat olarak "like" (gibi, benzer): -

"She looks like her mother" (Annesine benziyor) -

"He runs like the wind" (Rüzgar gibi koşar) -

Türkçe'deki "gibi" edatının karşılığıdır -

İstek ifade etmek için "would like" (istemek): -

"I would like a coffee" (Bir kahve istiyorum) -

Türkçe'deki "-mek/-mak istemek" yapısının daha kibar versiyonudur -

"I'd like to..." (... yapmak isterim) şeklinde kısaltılabilir -

"Feel like" yapısı (canı istemek, hissetmek): -

"I feel like eating ice cream" (Canım dondurma yemek istiyor) -

"Do you feel like going out?" (Dışarı çıkmak ister misin?) -

Türkçe'deki "canı ... istemek" ifadesine benzer -

"Like" kelimesi Türkçe'den farklı olarak şu durumlarda da kullanılır: -

Benzetme yaparken: "She sings like a bird" (Bir kuş gibi şarkı söyler) -

Örnekleme yaparken: "Foods like bread and rice" (Ekmek ve pirinç gibi yiyecekler) -

Yaklaşık miktar belirtirken: "It costs like 50 dollars" (Yaklaşık 50 dolar)

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm E (Kültürel Not)

"Like" kelimesinin günlük Amerikan ve İngiliz İngilizcesindeki kullanımı Türk kültüründeki kullanımlarından bazı farklılıklar gösterir: -

Sosyal Medya Bağlamında: -

İngilizce'de "like" bir sosyal medya eylemi olarak yaygın kullanılır -

"I liked his post" (Onun gönderisini beğendim) -

Türkçe'de de "beğenmek" olarak benzer şekilde kullanılır -

Gayri Resmi Konuşma Tarzında: -

Amerikan İngilizcesi'nde gençler "like" kelimesini duraklama kelimesi olarak sıkça kullanır -

"I was, like, so surprised" (Yani, çok şaşırdım) -

Bu kullanım Türkçe'deki "yani", "şey" gibi dolgu kelimelerine benzer -

Resmi İngilizce'de bu tür kullanımdan kaçınılmalıdır -

Nezaket İfadelerinde: -

"Would like" kalıbı İngilizce'de kibarlık göstermek için çok yaygındır -

"I would like to order..." (... sipariş etmek istiyorum) -

Türkçe'de benzer bir kibarlık için farklı yapılar kullanılır -

Türkçe'deki "... alabilir miyim?" yapısına benzer işlev görür -

İlgi ve Tercih Kültürü: -

İngilizce konuşulan ülkelerde "What do you like?" (Ne seversin?) sorusu çok yaygındır -

Kişisel tercihlerin ifadesi kültürel iletişimde önemli bir yer tutar -

Türk kültüründe bazen kişisel tercihlerden ziyade grup tercihleri ön planda olabilir -

"Like" ile Yapılan Deyimler: -

"I like the sound of that" (Bu kulağa hoş geliyor) -

"I like your style" (Tarzını beğeniyorum) -

"If you like" (Eğer istersen) -

Bu deyimsel kullanımlar Türkçe'ye birebir çevrilemez

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm F (Edebi Alıntı)

Bölüm F-A (Detaylı İngilizce-Türkçe Metin)

"Life Hayat is -dir/-dır like gibi riding binmek a bir bicycle. bisiklet. To İçin keep tutmak your senin balance, denge, you sen must zorundasın keep devam etmek moving." hareket etmeye. - Albert Einstein Albert Einstein

Bölüm F-B (Tam Çeviri)

"Life is like riding a bicycle. To keep your balance, you must keep moving." - Albert Einstein

"Hayat bisiklete binmek gibidir. Dengenizi korumak için, hareket etmeye devam etmelisiniz." - Albert Einstein

Bölüm F-C (Edebi Analiz)

Bu ünlü alıntıda, Einstein "like" kelimesini benzetme yapmak için kullanıyor. Hayatı bisiklete binmeye benzeterek, soyut bir kavramı (hayat) somut ve tanıdık bir deneyimle (bisiklete binmek) ilişkilendiriyor. Bu benzetme sayesinde, hayatta ilerlemek için sürekli çaba göstermenin önemini vurguluyor. "Like" burada Türkçe'deki "gibi" anlamında kullanılmış ve iki farklı kavramı karşılaştırmaya yarıyor.

Bölüm F-D (Dilbilgisi Notları)

-

"Life is like riding a bicycle" cümlesinde "like" bir edat olarak kullanılmıştır -

Bu yapı "X is like Y" (X, Y gibidir) şeklinde benzetme yapar -

Türkçe'deki "-e/-a benzemek" veya "gibi olmak" yapısına denk gelir -

Bu tür benzetmeler İngilizce'de yaygındır ve soyut kavramları açıklamak için kullanılır -

Dikkat edilmesi gereken nokta, "like" sonrası gelen ifadenin isim veya fiil + ing (gerund) formunda olmasıdır

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Tür Bölümü: Günlük (Diary)

Bölüm A (Detaylı İngilizce-Türkçe Metin)

64.16 Dear Sevgili Diary, Günlük, today bugün I ben met tanıştım someone biriyle I ben really gerçekten like hoşlandım

64.17 He O has var a bir smile gülümsemesi like gibi sunshine güneş ışığı and ve eyes gözleri that ki sparkle parlıyor with ile kindness nezaket

64.18 I Ben don't -me/-ma usually genellikle like hoşlanmam talking konuşmak to ile new yeni people, insanlar, but ama he o made yaptı it onu easy kolay

64.19 We Biz discovered keşfettik that ki we biz both ikimiz de like severiz the aynı same aynı books kitapları and ve films filmleri

64.20 I Ben felt hissettim like sanki we'd biz known tanımışız each birbirimizi other birbirimizi for -dir/-dır years yıllar

64.21 He O asked sordu if eğer I'd ben like ister miyim to -mek/-mak have içmek coffee kahve sometime bir zaman this bu week hafta

64.22 I Ben would -acak/-ecek like isterim that onu very çok much, çok, but ama I ben felt hissettim too çok shy utangaç to için say söylemek it onu

64.23 Instead, Bunun yerine, I ben just sadece smiled gülümsedim like gibi an bir awkward garip teenager genç and ve nodded başımı salladım

64.24 My Benim heart kalbim was -di/-dı racing yarışıyordu like gibi I'd ben run koşmuşum a bir marathon maraton

64.25 We're Biz meeting buluşuyoruz tomorrow yarın at -de/-da that o café kafe I ben like seviyorum near yakınında the - university üniversite

64.26 Mom Annem says diyor ki I ben look görünüyorum like gibi I'm ben walking yürüyorum on üzerinde clouds bulutlar since -den beri/-dan beri then o zaman

64.27 I Ben keep devam ediyorum wondering merak etmeye what ne someone birisi like gibi him o sees görüyor in -de/-da someone birisi like gibi me ben

64.28 But Ama I ben remind hatırlatıyorum myself kendime that ki I ben should -meli/-malı just sadece be olmak myself kendim

64.29 Dad Babam always her zaman says der ki, "There's Vardır nothing hiçbir şey like gibi being olmak authentic" otantik

64.30 I Ben would -acak/-ecek like isterim to -mek/-mak believe inanmak that ki this bu could -abilir/-ebilir be olmak the - start başlangıç of - something bir şey special özel

Bölüm B (Tam İngilizce Cümleler ve Türkçe Çevirileri)

64.16 Dear Diary, today I met someone I really like. Sevgili Günlük, bugün gerçekten hoşlandığım biriyle tanıştım.

64.17 He has a smile like sunshine and eyes that sparkle with kindness. Onun güneş ışığı gibi bir gülümsemesi ve nezaketle parlayan gözleri var.

64.18 I don't usually like talking to new people, but he made it easy. Genellikle yeni insanlarla konuşmaktan hoşlanmam, ama o bunu kolaylaştırdı.

64.19 We discovered that we both like the same books and films. Aynı kitapları ve filmleri sevdiğimizi keşfettik.

64.20 I felt like we'd known each other for years. Sanki yıllardır birbirimizi tanıyormuşuz gibi hissettim.

64.21 He asked if I'd like to have coffee sometime this week. Bu hafta bir zaman kahve içmek isteyip istemediğimi sordu.

64.22 I would like that very much, but I felt too shy to say it. Bunu çok isterim, ama söylemek için kendimi çok utangaç hissettim.

64.23 Instead, I just smiled like an awkward teenager and nodded. Bunun yerine, sadece garip bir genç gibi gülümsedim ve başımı salladım.

64.24 My heart was racing like I'd run a marathon. Kalbim sanki bir maraton koşmuşum gibi atıyordu.

64.25 We're meeting tomorrow at that café I like near the university. Yarın üniversitenin yakınındaki sevdiğim o kafede buluşuyoruz.

64.26 Mom says I look like I'm walking on clouds since then. Annem o zamandan beri bulutların üzerinde yürüyormuşum gibi göründüğümü söylüyor.

64.27 I keep wondering what someone like him sees in someone like me. Onun gibi birinin benim gibi birinde ne gördüğünü merak edip duruyorum.

64.28 But I remind myself that I should just be myself. Ama kendime sadece kendim olmam gerektiğini hatırlatıyorum.

64.29 Dad always says, "There's nothing like being authentic." Babam her zaman, "Otantik olmak gibisi yoktur," der.

64.30 I would like to believe that this could be the start of something special. Bunun özel bir şeyin başlangıcı olabileceğine inanmak isterim.

Bölüm C (Sadece İngilizce Metin)

64.16 Dear Diary, today I met someone I really like.

64.17 He has a smile like sunshine and eyes that sparkle with kindness.

64.18 I don't usually like talking to new people, but he made it easy.

64.19 We discovered that we both like the same books and films.

64.20 I felt like we'd known each other for years.

64.21 He asked if I'd like to have coffee sometime this week.

64.22 I would like that very much, but I felt too shy to say it.

64.23 Instead, I just smiled like an awkward teenager and nodded.

64.24 My heart was racing like I'd run a marathon.

64.25 We're meeting tomorrow at that café I like near the university.

64.26 Mom says I look like I'm walking on clouds since then.

64.27 I keep wondering what someone like him sees in someone like me.

64.28 But I remind myself that I should just be myself.

64.29 Dad always says, "There's nothing like being authentic."

64.30 I would like to believe that this could be the start of something special.

Bölüm D (Günlük Türü için Dilbilgisi Notları)

Günlük yazımında "like" kelimesinin kullanımıyla ilgili önemli dilbilgisi noktaları: -

Duygusal ifadelerde "like" kullanımı: -

"I really like" (Gerçekten hoşlanıyorum) - Romantik ilgi ifadesi -

Türkçe'deki "hoşlanmak" karşılığıdır -

Günlüklerde kişisel duyguları ifade etmek için yaygın kullanılır -

Benzetmelerde "like" kullanımı: -

"A smile like sunshine" (Güneş ışığı gibi bir gülümseme) -

"My heart was racing like I'd run a marathon" (Kalbim maraton koşmuşum gibi atıyordu) -

Bu tür zengin benzetmeler günlük türünde duyguları anlatmak için sık kullanılır -

"Would like" ile istek ifadesi: -

"I would like to believe" (İnanmak isterim) -

"I would like that very much" (Bunu çok isterim) -

Günlüklerde kişinin arzularını, hayallerini ve isteklerini ifade etmek için kullanılır -

"Feel like" yapısının günlüklerde kullanımı: -

"I felt like we'd known each other" (Sanki birbirimizi tanıyormuşuz gibi hissettim) -

İçsel duyguları ve sezgileri anlatmak için idealdir -

Türkçe'ye genellikle "sanki...gibi hissetmek" olarak çevrilir -

"Like" ile karşılaştırma yapmak: -

"Someone like him" / "Someone like me" (Onun gibi biri / Benim gibi biri) -

Kişilerin veya durumların özelliklerini karşılaştırmak için kullanılır -

Günlüklerde kişisel değerlendirme yaparken yaygındır -

Günlük türüne özgü kalıplar: -

"There's nothing like..." (... gibisi yoktur) -

Öznel deneyimleri ve duygusal tepkileri ifade eder -

Türk günlük yazımında "... gibisi yok" kalıbına benzer kullanılır

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

---

← Lesson 63 ↩ Course Index Lesson 65 →