Universitas Scholarium — A Community of Scholars Log In

← İngilizceyi Birlikte Öğrenelim

İngilizceyi Birlikte Öğrenelim
Lesson 70
70 of 100 lessons

Lesson 70

###

Bölüm A (Detaylı İngilizce-Türkçe Metinler)

70.1 This Bu interesting ilginç thing şey on üzerinde the - table masa belongs ait to -e my benim grandmother büyükannem

70.2 The - first ilk thing şey I ben do yaparım every her morning sabah is -dir drink içmek coffee kahve

70.3 One Bir thing şey you sen should -meli know bilmelisin about hakkında Istanbul İstanbul is -dir its onun rich zengin history tarihi

70.4 Finding Bulmak a bir comfortable rahat place yer to için stay kalmak is -dir the - most en important önemli thing şey when -dığında traveling seyahat etmek

70.5 She O forgot unuttu one bir thing şey before önce leaving ayrılmak home ev today bugün

70.6 There Orada is var a bir strange tuhaf thing şey in içinde the - garden bahçe

70.7 The - most en valuable değerli thing şey in içinde life hayat is -dir time zaman

70.8 Every Her thing şey in içinde this bu museum müze has sahip a bir story hikaye

70.9 What Ne is -dir that o black siyah thing şey next yanında to - your senin computer bilgisayar?

70.10 Learning Öğrenmek a bir new yeni language dil is -dir a bir challenging zorlu thing şey

70.11 The - only tek thing şey we biz need ihtiyaç duyarız now şimdi is -dir a bir good iyi plan plan

70.12 Doing Yapmak the - right doğru thing şey is -dir not değil always her zaman easy kolay

70.13 Have Sahip misin you sen seen görmüş the - red kırmızı thing şey I ben bought satın aldım yesterday dün?

70.14 The - first ilk thing şey they onlar noticed fark ettiler was idi the - beautiful güzel view manzara

70.15 No Hiçbir thing şey can -ebilir replace yerine geçemez face-to-face yüz yüze communication iletişim

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm B (Tam İngilizce Cümleler ve Türkçe Çevirileri)

70.1 This interesting thing on the table belongs to my grandmother. Masanın üzerindeki bu ilginç şey büyükanneme ait.

70.2 The first thing I do every morning is drink coffee. Her sabah yaptığım ilk şey kahve içmektir.

70.3 One thing you should know about Istanbul is its rich history. İstanbul hakkında bilmen gereken bir şey, onun zengin tarihidir.

70.4 Finding a comfortable place to stay is the most important thing when traveling. Seyahat ederken en önemli şey rahat bir konaklama yeri bulmaktır.

70.5 She forgot one thing before leaving home today. Bugün evden çıkmadan önce bir şey unuttu.

70.6 There is a strange thing in the garden. Bahçede tuhaf bir şey var.

70.7 The most valuable thing in life is time. Hayattaki en değerli şey zamandır.

70.8 Every thing in this museum has a story. Bu müzedeki her şeyin bir hikayesi var.

70.9 What is that black thing next to your computer? Bilgisayarının yanındaki o siyah şey nedir?

70.10 Learning a new language is a challenging thing. Yeni bir dil öğrenmek zorlu bir şeydir.

70.11 The only thing we need now is a good plan. Şimdi ihtiyacımız olan tek şey iyi bir plandır.

70.12 Doing the right thing is not always easy. Doğru şeyi yapmak her zaman kolay değildir.

70.13 Have you seen the red thing I bought yesterday? Dün satın aldığım kırmızı şeyi gördün mü?

70.14 The first thing they noticed was the beautiful view. Fark ettikleri ilk şey güzel manzaraydı.

70.15 No thing can replace face-to-face communication. Hiçbir şey yüz yüze iletişimin yerini tutamaz.

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm C (Sadece İngilizce Metin)

70.1 This interesting thing on the table belongs to my grandmother.

70.2 The first thing I do every morning is drink coffee.

70.3 One thing you should know about Istanbul is its rich history.

70.4 Finding a comfortable place to stay is the most important thing when traveling.

70.5 She forgot one thing before leaving home today.

70.6 There is a strange thing in the garden.

70.7 The most valuable thing in life is time.

70.8 Every thing in this museum has a story.

70.9 What is that black thing next to your computer?

70.10 Learning a new language is a challenging thing.

70.11 The only thing we need now is a good plan.

70.12 Doing the right thing is not always easy.

70.13 Have you seen the red thing I bought yesterday?

70.14 The first thing they noticed was the beautiful view.

70.15 No thing can replace face-to-face communication.

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm D (Dilbilgisi Açıklaması)

Türkçe konuşanlar için "thing" kelimesinin kullanımı hakkında önemli notlar: -

Temel Kullanım: -

"Thing" kelimesi Türkçedeki "şey" kelimesine karşılık gelir -

Hem somut hem soyut nesneler için kullanılabilir -

Belirli veya belirsiz olabilir (the thing, a thing) -

Dilbilgisi Özellikleri: -

İsimdir ve çoğul hali "things" şeklindedir -

Sıfatlarla birlikte kullanıldığında, sıfat her zaman "thing" kelimesinden önce gelir: -

"A strange thing" (tuhaf bir şey) -

"The important thing" (önemli şey) -

Yaygın Yapılar: -

"The first thing..." (ilk şey...) -

"One thing..." (bir şey...) -

"The most important thing..." (en önemli şey...) -

"Every thing" (her şey) - bazen "everything" olarak da yazılır -

"No thing" (hiçbir şey) - genellikle "nothing" olarak kullanılır -

Türkçe Karşılaştırması: -

Türkçedeki "şey" gibi, "thing" de belirsiz veya tanımlanması zor nesneler için kullanılır -

İngilizcede "thing" çoğul olabilir, ancak Türkçede "şeyler" ifadesi daha az kullanılır -

Türkçede "şey" sonuna ekler alırken, İngilizcede tanımlık (a, the) veya sıfatlar "thing" kelimesinden önce gelir -

Yaygın Hatalar: -

"Stuff" ve "thing" arasındaki farkı karıştırmak ("stuff" genellikle sayılamayan madde için kullanılır) -

"Thing" yerine daha spesifik kelimeler kullanmamak (iyi İngilizce için, mümkün olduğunda daha belirgin kelimeler tercih edilmelidir)

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm E (Kültürel Not)

"Thing" kelimesinin İngilizce konuşulan kültürlerdeki kullanımı, Türkçedeki "şey" kelimesinin kullanımından bazı kültürel farklılıklar gösterir: -

Günlük Konuşmada: -

İngiliz ve Amerikan kültürlerinde "thing" oldukça yaygın bir kelimedir -

Resmi olmayan konuşmalarda sıkça kullanılır: "That thing over there" (Şu oradaki şey) -

"Thing" bazen, özellikle gençler arasında, durumlar veya olaylar için kullanılır: "Is that a thing now?" (Bu şimdi moda mı?) -

Deyimsel İfadelerde: -

İngilizcede "thing" içeren birçok deyim vardır: -

"To do your own thing" (kendi bildiğini yapmak) -

"The thing is..." (mesele şu ki...) -

"For one thing..." (bir kere...) -

"It's not my thing" (bu benim tarzım değil) -

Kültürel Bağlamda: -

Anglo-Amerikan kültüründe "thing" bazen duygusal mesafe koymak için kullanılır -

Türk kültüründe "şey" genellikle hatırlanmayan veya ismi anında söylenemeyen şeyler için kullanılırken, İngilizcede "thing" daha geniş bir kullanım alanına sahiptir -

İş dünyasında İngilizcede "deliverables" veya "items" gibi kelimeler "thing" kelimesinden daha profesyonel kabul edilir -

Bölgesel Farklılıklar: -

Amerikan İngilizcesinde "thing" bazen eğilimler veya uygulamalar için kullanılır: "Jogging is a thing in California" (Kaliforniya'da koşu yapmak yaygın bir uygulama) -

İngiliz İngilizcesinde "a bit of a thing" gibi ifadeler önemsiz sorunları belirtmek için kullanılabilir

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm F (Edebi Alıntı)

Bölüm F-A (Detaylı İngilizce-Türkçe Metin)

"The best en iyi thing şey in içinde life hayat is -dir to -mek hold tutmak on devam etmek to -e each her other diğer." - Audrey Audrey Hepburn Hepburn

Bölüm F-B (Tam Çeviri)

"The best thing in life is to hold on to each other." "Hayattaki en iyi şey birbirimize tutunmaktır." - Audrey Hepburn

Bölüm F-C (Edebi Analiz)

Bu alıntı, ünlü aktris Audrey Hepburn'e atfedilir ve hayattaki en değerli şeyin insan ilişkileri olduğunu vurgular. "Thing" kelimesi burada soyut bir kavramı ifade etmek için kullanılmıştır - hayatın özü veya en değerli yönü. Hepburn'ün bu sözü, insanların birbirine destek olması ve bağlanması gerektiğini, bunun hayatın en önemli unsuru olduğunu belirtir. Bu, Türk kültüründeki aile ve topluluk bağlarına verilen değerle de paralellik gösterir.

Bölüm F-D (Dilbilgisi Notları)

-

"The best thing" yapısı bir superlative (en üstünlük) yapısıdır -

"Thing" burada "hayatta önemli olan" anlamında kullanılmıştır -

"In life" bir yer bildiren deyim olarak kullanılmıştır -

"To hold on to each other" yapısı bir infinitive (mastar) yapısıdır ve "thing" kelimesinin ne olduğunu açıklar -

Türkçede bu yapı "-mek" eki ile karşılanır: "tutunmaktır"

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Tür Bölümü: Kısa Hikaye

Bölüm A (Detaylı İngilizce-Türkçe Metin)

70.16 The - strange tuhaf thing şey appeared belirdi in içinde Mr. Bay Johnson's Johnson'ın garden bahçesi on -de a bir Tuesday Salı morning sabahı

70.17 At İlk first başta, no hiç one kimse knew bilmiyordu what ne the - shiny parlak thing şey was olduğunu or veya where nereden it onun came geldiğini from -den

70.18 Mrs. Bayan Johnson Johnson thought düşündü it onun might -ebilir be olmak some bir çeşit kind tür of -in electronic elektronik thing şey that ki someone birisi had -mişti thrown atmak away uzağa

70.19 Their Onların neighbor komşu, Mr. Bay Lee Lee, suggested önerdi that ki the - thing şey could -ebilir be olmak from -den outer dış space uzay, which ki bu made yaptı everyone herkesi laugh gülmek

70.20 The - children çocuklar from -den the - neighborhood mahalle gathered toplandılar around etrafında to için observe gözlemlemek the - unusual olağandışı thing şey

70.21 Little Küçük Emma Emma said dedi it onun looked göründüğünü like gibi a bir magical sihirli thing şey from -den her onun favorite favori fairy peri tale masalı

70.22 The - most en curious meraklı thing şey about hakkında the - object nesne was idi that ki it o seemed görünüyordu to - glow parlamak at -de night gece

70.23 By -e kadar Wednesday Çarşamba, news haberi about hakkında the - strange tuhaf thing şey had -mişti spread yayılmak throughout boyunca the - entire tüm town kasaba

70.24 Even Bile the - local yerel newspaper gazete sent gönderdi a bir reporter muhabir to için photograph fotoğraflamak the - mysterious gizemli thing şey

70.25 The - first ilk person kişi to - actually aslında touch dokunmak the - thing şey was idi Mr. Bay Johnson's Johnson'ın teenage ergen son oğlu, Oliver Oliver

70.26 To Herkesin everyone's -in surprise şaşkınlığına, the - thing şey made çıkardı a bir soft yumuşak humming vızıldama sound sesi when -diğinde Oliver Oliver picked kaldırdı it onu up yukarı

70.27 Professor Profesör Williams Williams from -den the - local yerel university üniversite arrived geldi on -de Thursday Perşembe to için examine incelemek the - thing şey

70.28 After Sonra many birçok tests test, the - professor profesör explained açıkladı that ki the - thing şey was idi simply sadece a bir rare nadir type tür of - meteorite göktaşı

70.29 The - most en amazing şaşırtıcı thing şey about hakkında the - meteorite göktaşı was idi its onun unusual olağandışı composition bileşimi, which ki bu caused neden oluyordu it onun to - glow parlamak

70.30 In Sonunda the - end, this bu ordinary sıradan garden bahçe became oldu famous ünlü because çünkü of - one bir small küçük thing şey that ki fell düştü from -den the - sky gökyüzü

Bölüm B (Tam İngilizce Cümleler ve Türkçe Çevirileri)

70.16 The strange thing appeared in Mr. Johnson's garden on a Tuesday morning. Tuhaf şey, Salı sabahı Bay Johnson'ın bahçesinde belirdi.

70.17 At first, no one knew what the shiny thing was or where it came from. İlk başta, hiç kimse parlak şeyin ne olduğunu veya nereden geldiğini bilmiyordu.

70.18 Mrs. Johnson thought it might be some kind of electronic thing that someone had thrown away. Bayan Johnson, bunun birinin atıp gittiği bir çeşit elektronik şey olabileceğini düşündü.

70.19 Their neighbor, Mr. Lee, suggested that the thing could be from outer space, which made everyone laugh. Komşuları Bay Lee, şeyin dış uzaydan gelebileceğini önerdi, bu da herkesin gülmesine neden oldu.

70.20 The children from the neighborhood gathered around to observe the unusual thing. Mahalledeki çocuklar olağandışı şeyi gözlemlemek için etrafında toplandılar.

70.21 Little Emma said it looked like a magical thing from her favorite fairy tale. Küçük Emma, bunun favori peri masalındaki sihirli bir şeye benzediğini söyledi.

70.22 The most curious thing about the object was that it seemed to glow at night. Nesne hakkındaki en meraklı şey, geceleyin parlar gibi görünmesiydi.

70.23 By Wednesday, news about the strange thing had spread throughout the entire town. Çarşamba'ya kadar, tuhaf şey hakkındaki haber tüm kasabaya yayılmıştı.

70.24 Even the local newspaper sent a reporter to photograph the mysterious thing. Hatta yerel gazete, gizemli şeyi fotoğraflamak için bir muhabir gönderdi.

70.25 The first person to actually touch the thing was Mr. Johnson's teenage son, Oliver. Şeye gerçekten dokunan ilk kişi, Bay Johnson'ın ergen oğlu Oliver'dı.

70.26 To everyone's surprise, the thing made a soft humming sound when Oliver picked it up. Herkesin şaşkınlığına, Oliver onu kaldırdığında şey yumuşak bir vızıldama sesi çıkardı.

70.27 Professor Williams from the local university arrived on Thursday to examine the thing. Yerel üniversiteden Profesör Williams, şeyi incelemek için Perşembe günü geldi.

70.28 After many tests, the professor explained that the thing was simply a rare type of meteorite. Birçok testten sonra, profesör şeyin sadece nadir bir tür göktaşı olduğunu açıkladı.

70.29 The most amazing thing about the meteorite was its unusual composition, which caused it to glow. Göktaşı hakkındaki en şaşırtıcı şey, parlamasına neden olan olağandışı bileşimiydi.

70.30 In the end, this ordinary garden became famous because of one small thing that fell from the sky. Sonunda, bu sıradan bahçe, gökyüzünden düşen küçük bir şey sayesinde ünlü oldu.

Bölüm C (Sadece İngilizce Metin)

70.16 The strange thing appeared in Mr. Johnson's garden on a Tuesday morning.

70.17 At first, no one knew what the shiny thing was or where it came from.

70.18 Mrs. Johnson thought it might be some kind of electronic thing that someone had thrown away.

70.19 Their neighbor, Mr. Lee, suggested that the thing could be from outer space, which made everyone laugh.

70.20 The children from the neighborhood gathered around to observe the unusual thing.

70.21 Little Emma said it looked like a magical thing from her favorite fairy tale.

70.22 The most curious thing about the object was that it seemed to glow at night.

70.23 By Wednesday, news about the strange thing had spread throughout the entire town.

70.24 Even the local newspaper sent a reporter to photograph the mysterious thing.

70.25 The first person to actually touch the thing was Mr. Johnson's teenage son, Oliver.

70.26 To everyone's surprise, the thing made a soft humming sound when Oliver picked it up.

70.27 Professor Williams from the local university arrived on Thursday to examine the thing.

70.28 After many tests, the professor explained that the thing was simply a rare type of meteorite.

70.29 The most amazing thing about the meteorite was its unusual composition, which caused it to glow.

70.30 In the end, this ordinary garden became famous because of one small thing that fell from the sky.

Bölüm D (Kısa Hikaye Türü İçin Dilbilgisi Notları)

"Thing" kelimesinin kısa hikayelerde kullanımına ilişkin dilbilgisi notları: -

Anlatı Yapısında "Thing": -

Kısa hikayelerde "thing", genellikle gizemli veya tanımlanamayan nesneleri tanımlamak için kullanılır -

Öykü ilerledikçe "thing", daha spesifik bir terimle değiştirilebilir (örneğin: "thing" → "meteorite") -

Okuyucunun merakını uyandırmak için bilinçli olarak belirsiz bırakılabilir -

Sıfatlarla Zenginleştirme: -

Hikayelerde "thing" genellikle betimleyici sıfatlarla birlikte kullanılır: -

"strange thing" (tuhaf şey) -

"shiny thing" (parlak şey) -

"magical thing" (sihirli şey) -

Bu sıfatlar, nesnenin özelliklerini belirtirken kimliğini hala gizemli tutar -

Geçmiş Zaman Anlatımı: -

Hikaye anlatımında genellikle simple past tense (basit geçmiş zaman) kullanılır: -

"The thing appeared..." (Şey belirdi...) -

"No one knew what the thing was..." (Kimse şeyin ne olduğunu bilmiyordu...) -

Türkçede de benzer şekilde geçmiş zaman kullanılır -

Cümle Yapıları: -

"Thing" hikayelerde farklı cümle pozisyonlarında kullanılabilir: -

Özne olarak: "The thing made a sound..." -

Nesne olarak: "...to observe the thing" -

Sıfat tamlaması içinde: "The most curious thing about..." -

Bu esneklik, hikaye anlatımında çeşitlilik sağlar -

Hikaye Anlatımında Bağlaçlar: -

Olayları bağlamak için zaman bağlaçları kullanılır: -

"At first..." (İlk başta...) -

"By Wednesday..." (Çarşamba'ya kadar...) -

"In the end..." (Sonunda...) -

Türkçe'de benzer zaman bağlaçları bulunur ve hikaye akışını sağlar

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

---

← Lesson 69 ↩ Course Index Lesson 71 →