← İngilizceyi Birlikte Öğrenelim
###
71.1 I Ben can -ebilirim see görebilirim the - mountains dağları from -dan my benim window pencere
71.2 Do -mı you sen see görüyor musun that şu tall uzun building binayı over karşı there orada?
71.3 She O doesn't -mez see görmez the - problem problemi with ile her onun plan planı
71.4 We Biz will -ecek see göreceğiz each her other birimizi next gelecek weekend hafta sonu
71.5 Did -dı mı you sen see gördün mü the - new yeni movie filmi at -de the - cinema sinema?
71.6 Let İzin ver me bana see bakayım your senin ticket biletine please lütfen
71.7 The - doctor doktor needs ihtiyacı var to -meye see görmek you seni immediately hemen
71.8 I Ben can't -emem see göremem anything hiçbir şey without olmadan my benim glasses gözlüklerim
71.9 They Onlar are -dılar going gidiyorlar to -meye see görmeye their onların grandmother büyükannelerini tomorrow yarın
71.10 I Ben want istiyorum to -meyi see görmek the - results sonuçları of -in the - test testin
71.11 Can -ebilir misin you sen see görebilir misin the - stars yıldızları tonight bu gece?
71.12 Now Şimdi I ben see anlıyorum what ne you senin mean demek istediğini
71.13 I'll -eceğim see bakacağım if eğer he o is -dır available müsait for için a bir meeting toplantı
71.14 The - committee komite will -ecek see değerlendirecek all tüm applications başvuruları next gelecek week hafta
71.15 Wait Bekle and ve see gör what ne happens olacağını next sonra
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
71.1 I can see the mountains from my window. Pencereden dağları görebilirim.
71.2 Do you see that tall building over there? Oradaki şu uzun binayı görüyor musun?
71.3 She doesn't see the problem with her plan. O, planında herhangi bir sorun görmüyor.
71.4 We will see each other next weekend. Gelecek hafta sonu birbirimizi göreceğiz.
71.5 Did you see the new movie at the cinema? Sinemada yeni filmi gördün mü?
71.6 Let me see your ticket please. Biletinize bakayım lütfen.
71.7 The doctor needs to see you immediately. Doktorun seni hemen görmesi gerekiyor.
71.8 I can't see anything without my glasses. Gözlüklerim olmadan hiçbir şey göremem.
71.9 They are going to see their grandmother tomorrow. Onlar yarın büyükannelerini görmeye gidiyorlar.
71.10 I want to see the results of the test. Testin sonuçlarını görmek istiyorum.
71.11 Can you see the stars tonight? Bu gece yıldızları görebiliyor musun?
71.12 Now I see what you mean. Şimdi ne demek istediğini anlıyorum.
71.13 I'll see if he is available for a meeting. Bir toplantı için müsait olup olmadığına bakacağım.
71.14 The committee will see all applications next week. Komite gelecek hafta tüm başvuruları değerlendirecek.
71.15 Wait and see what happens next. Bekle ve sonra ne olacağını gör.
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
71.1 I can see the mountains from my window.
71.2 Do you see that tall building over there?
71.3 She doesn't see the problem with her plan.
71.4 We will see each other next weekend.
71.5 Did you see the new movie at the cinema?
71.6 Let me see your ticket please.
71.7 The doctor needs to see you immediately.
71.8 I can't see anything without my glasses.
71.9 They are going to see their grandmother tomorrow.
71.10 I want to see the results of the test.
71.11 Can you see the stars tonight?
71.12 Now I see what you mean.
71.13 I'll see if he is available for a meeting.
71.14 The committee will see all applications next week.
71.15 Wait and see what happens next.
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
Türkçe konuşanlar için "see" fiilinin kullanımına dair önemli noktalar: -
Temel Anlamlar: -
Fiziksel görme: "I can see the mountains" (Dağları görebilirim) -
Anlama/Kavrama: "Now I see what you mean" (Şimdi ne demek istediğini anlıyorum) -
Ziyaret etme: "They are going to see their grandmother" (Büyükannelerini görmeye gidiyorlar) -
Değerlendirme: "The committee will see all applications" (Komite tüm başvuruları değerlendirecek) -
Türkçe ile Farklar: -
İngilizcede "see" fiili hem fiziksel görme hem anlama için kullanılır -
Türkçede genellikle "görmek" ve "anlamak" ayrı fiillerdir -
"Let me see" gibi kalıplar Türkçede "bakayım" şeklinde çevrilir -
Zaman Formları: -
Simple Present: "I see" (Görüyorum/Anlıyorum) -
Simple Past: "I saw" (Gördüm) -
Present Perfect: "I have seen" (Gördüm/Görmüş bulunuyorum) -
Future: "I will see" (Göreceğim) -
Yaygın Kalıplar: -
"Let's see" (Bakalım) -
"I'll see you later" (Sonra görüşürüz) -
"Wait and see" (Bekle ve gör) -
"Let me see" (Bakayım) -
"See if..." (Bak bakalım.../Kontrol et...) -
İfade Farklılıkları: -
Türkçede "Görüşürüz" İngilizcede "See you" olarak kullanılır -
"I see" bazen sadece dinlediğinizi göstermek için kullanılır (Anlıyorum/Tamam anlamında)
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
"See" fiilinin İngiliz ve Amerikan kültüründe kullanımı: -
Günlük İletişimde: -
"I see" (Anlıyorum) ifadesi konuşmalarda sık kullanılır ve sadece dinlediğinizi göstermek için söylenir -
"See you later/soon" (Sonra görüşürüz) İngilizce konuşulan kültürlerde yaygın bir vedalaşma şeklidir -
Türkçedeki "Görüşürüz" ile benzerlik gösterir, ancak İngilizcede daha çok günlük kullanımdadır -
Farklı Bağlamlarda Kullanım: -
İş hayatında: "I'll see to it" (İlgileneceğim) -
Sağlık alanında: "The doctor will see you now" (Doktor şimdi sizi görecek) -
Akademik dünyada: "I can see your point" (Görüşünü anlıyorum) -
Kültürel Farklılıklar: -
İngiliz kültüründe: "Let's see" (Bakalım) daha temkinli bir ifade olabilir -
Amerikan kültüründe: "I see what you did there" gibi ifadeler mizah anlamında kullanılabilir -
Türk kültüründe "göz" ve "görmek" ile ilgili deyimler çok yaygındır; bu İngiliz ve Amerikan kültüründe de benzerdir -
Film ve Edebiyatta: -
"Do you see?" (Anlıyor musun?) karakterlerin önemli bir noktayı vurgulamasının yaygın bir yoludur -
"I can see the future" (Geleceği görebiliyorum) gibi ifadeler bilim kurgu ve fantezi türlerinde sık kullanılır
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
"To -mek için see görmek a bir World Dünya in içinde a bir Grain Kum of -ın Sand" Tanesi - William Blake William Blake
"To see a World in a Grain of Sand" "Bir Kum Tanesinde bir Dünya görmek" - William Blake
Bu dize, İngiliz şair ve ressam William Blake'in "Auguries of Innocence" (Masumiyetin Kehanetleri) adlı şiirinden alınmıştır. Şiir, evrenin küçük detaylarında büyük hakikatleri "görme" kavramını işler. Blake burada "see" fiilini fiziksel görmenin ötesinde, derin bir kavrayış ve anlayış anlamında kullanmaktadır. Bu, "see" kelimesinin sadece gözle görmek değil, zihinle ve ruhla algılamak anlamına da geldiğini gösterir.
-
"To see" ifadesi burada mastar (infinitive) formundadır -
"To see" mastar olarak bir amaç veya hedef belirtir -
"A World in a Grain of Sand" ifadesinde "see" fiili bir nesne (object) almıştır -
İngilizcede genellikle soyut kavramlar için kullanılan "see" fiili, Türkçede "anlamak" veya "kavramak" olarak çevrilebilir -
Blake'in kullanımında "see" hem fiziksel görme hem de derin bir kavrayış anlamı taşır
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
71.16 The - old yaşlı man adam could -biliyordu see görebiliyordu the - future geleceği in içinde his onun dreams rüyaları
71.17 Nobody Hiç kimse believed inanmadı him ona until kadar they onlar began başlayana to - see görmek his onun predictions tahminlerini come gerçekleştiğini true gerçek olarak
71.18 I Ben first ilk saw gördüm old yaşlı Mr. Bay Kemal Kemal when -dığında I ben was -dım walking yürüyordum home eve from -den school okul
71.19 He O was -dı sitting oturuyordu on üzerinde a bir bench bank near yakınında the - park parkın, staring bakarak at -e the - sky gökyüzüne as sanki if eğer he o could -bilirmiş gibi see görebilirmiş gibi something bir şey nobody hiç kimsenin else başka could -mediği
71.20 My Benim mother annem told söyledi me bana not -me to -memek talk konuşmamak to ile strangers yabancılar, but ama there orada was vardı something bir şey about hakkında the - way şekli he onun seemed görünüyordu to - see görmeye beyond ötesine this bu world dünyanın
71.21 One Bir day gün, I ben gathered topladım my benim courage cesaretimi and ve sat oturdum beside yanına him onun, hoping umarak to - see görmek what neyi he o was -dığını looking baktığını at -e
71.22 "Do - you sen see görüyor musun them onları?" he o asked sordu without olmadan turning dönmek his onun head kafasını
71.23 "See Görmek what?" neyi? I ben asked sordum, squinting gözlerimi kısarak at -e the - empty boş sky gökyüzüne
71.24 "The - patterns," desenleri, he o whispered fısıldadı. "Once Bir kez you sen see görürsen them, onları, you sen can -bilirsin never asla unsee görmeyi unutamazsın them" onları
71.25 For İçin weeks haftalar, I ben visited ziyaret ettim Mr. Bay Kemal Kemal, listening dinleyerek to - his onun stories hikayelerini about hakkında things şeyler he o claimed iddia etti to - see gördüğünü in içinde the - clouds bulutların
71.26 He O told anlattı me bana about hakkında the - rain yağmuru that -eceğini would -ecekti come geleceğini next gelecek Tuesday Salı günü, the - earthquake depremi that -cek would -dı shake sarsacağını a bir distant uzak city şehri, and ve the - visitor ziyaretçiyi my benim family ailemin would -eceğini soon yakında see göreceğini
71.27 I Ben didn't -madım believe inanmadım him ona until kadar it o rained yağana on üzerinde Tuesday Salı günü during sırasında a bir season mevsimin of -ün drought kuraklık, and ve my benim long-lost uzun zamandır kayıp aunt teyzem surprised şaşırttı us bizi with ile a bir visit ziyaret
71.28 As Olarak the - months aylar passed geçti, more daha fazla people insanlar began başladılar to - see görmeye Mr. Bay Kemal Kemal for için his onun guidance rehberliği
71.29 He O never asla asked istemedi for için money para or veya fame şöhret, he o only sadece wanted istedi people insanların to - see görmelerini what neyi he o saw gördüğünü
71.30 Years Yıllar later sonra, when -dığında I ben returned döndüğümde to -e my benim hometown memleketime, I ben couldn't -medim see göremedim Mr. Bay Kemal Kemal at üzerinde his onun usual her zamanki bench bankında, but ama sometimes bazen, when -dığında I ben look baktığımda at -e the - sky gökyüzüne, I ben think düşünüyorum I ben can -bilirim see görebildiğimi the - patterns desenleri he onun talked bahsettiği about hakkında
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
71.16 The old man could see the future in his dreams. Yaşlı adam rüyalarında geleceği görebiliyordu.
71.17 Nobody believed him until they began to see his predictions come true. Onun tahminlerinin gerçekleştiğini görmeye başlayana kadar kimse ona inanmadı.
71.18 I first saw old Mr. Kemal when I was walking home from school. Yaşlı Bay Kemal'i ilk kez okuldan eve yürürken gördüm.
71.19 He was sitting on a bench near the park, staring at the sky as if he could see something nobody else could. Parkın yakınındaki bir bankta oturuyordu, sanki başka kimsenin göremediği bir şeyi görebiliyormuş gibi gökyüzüne bakıyordu.
71.20 My mother told me not to talk to strangers, but there was something about the way he seemed to see beyond this world. Annem yabancılarla konuşmamamı söylemişti, ama onun bu dünyanın ötesini görüyor gibi görünme şeklinde bir şey vardı.
71.21 One day, I gathered my courage and sat beside him, hoping to see what he was looking at. Bir gün cesaretimi toplayıp onun yanına oturdum, neye baktığını görmek umuduyla.
71.22 "Do you see them?" he asked without turning his head. "Onları görüyor musun?" diye kafasını çevirmeden sordu.
71.23 "See what?" I asked, squinting at the empty sky. "Neyi görmek?" diye boş gökyüzüne gözlerimi kısarak sordum.
71.24 "The patterns," he whispered. "Once you see them, you can never unsee them." "Desenleri," diye fısıldadı. "Bir kez onları görürsen, artık görmezden gelemezsin."
71.25 For weeks, I visited Mr. Kemal, listening to his stories about things he claimed to see in the clouds. Haftalarca Bay Kemal'i ziyaret ettim, bulutlarda gördüğünü iddia ettiği şeyler hakkındaki hikayelerini dinledim.
71.26 He told me about the rain that would come next Tuesday, the earthquake that would shake a distant city, and the visitor my family would soon see. Bana gelecek Salı günü gelecek yağmuru, uzak bir şehri sarsacak depremi ve ailemin yakında göreceği ziyaretçiyi anlattı.
71.27 I didn't believe him until it rained on Tuesday during a season of drought, and my long-lost aunt surprised us with a visit. Kuraklık mevsiminde Salı günü yağmur yağana ve uzun zamandır kayıp teyzem bizi bir ziyaretle şaşırtana kadar ona inanmadım.
71.28 As the months passed, more people began to see Mr. Kemal for his guidance. Aylar geçtikçe, daha fazla insan rehberliği için Bay Kemal'i görmeye başladı.
71.29 He never asked for money or fame, he only wanted people to see what he saw. Asla para veya şöhret istemedi, sadece insanların gördüğünü görmelerini istedi.
71.30 Years later, when I returned to my hometown, I couldn't see Mr. Kemal at his usual bench, but sometimes, when I look at the sky, I think I can see the patterns he talked about. Yıllar sonra memleketime döndüğümde, Bay Kemal'i her zamanki bankında göremedim, ama bazen gökyüzüne baktığımda, onun bahsettiği desenleri görebildiğimi düşünüyorum.
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
71.16 The old man could see the future in his dreams.
71.17 Nobody believed him until they began to see his predictions come true.
71.18 I first saw old Mr. Kemal when I was walking home from school.
71.19 He was sitting on a bench near the park, staring at the sky as if he could see something nobody else could.
71.20 My mother told me not to talk to strangers, but there was something about the way he seemed to see beyond this world.
71.21 One day, I gathered my courage and sat beside him, hoping to see what he was looking at.
71.22 "Do you see them?" he asked without turning his head.
71.23 "See what?" I asked, squinting at the empty sky.
71.24 "The patterns," he whispered. "Once you see them, you can never unsee them."
71.25 For weeks, I visited Mr. Kemal, listening to his stories about things he claimed to see in the clouds.
71.26 He told me about the rain that would come next Tuesday, the earthquake that would shake a distant city, and the visitor my family would soon see.
71.27 I didn't believe him until it rained on Tuesday during a season of drought, and my long-lost aunt surprised us with a visit.
71.28 As the months passed, more people began to see Mr. Kemal for his guidance.
71.29 He never asked for money or fame, he only wanted people to see what he saw.
71.30 Years later, when I returned to my hometown, I couldn't see Mr. Kemal at his usual bench, but sometimes, when I look at the sky, I think I can see the patterns he talked about.
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
Bu kısa hikayede "see" fiilinin çeşitli kullanımlarını gözlemleyebiliriz: -
Görme Yetenekleri ve Olağanüstü Algılama: -
"could see the future" (geleceği görebiliyordu) - Yetenek belirtmek için "can/could" ile kullanımı -
"see something nobody else could" (başka kimsenin göremediği bir şeyi görebilmek) - Özel yetenekleri belirtmek için kullanımı -
Zaman Formları: -
Simple Past: "I saw old Mr. Kemal" (Yaşlı Bay Kemal'i gördüm) -
Past Continuous: "he was looking at" (bakıyordu) -
Present Perfect: "have seen patterns" (desenleri görmüşümdür) -
Future forms: "would soon see" (yakında görecekti) -
Deyimsel Kullanımlar: -
"see Mr. Kemal for his guidance" (rehberliği için Bay Kemal'i görmek) - Burada "görmek" ziyaret etmek anlamında -
"see what he was looking at" (neye baktığını görmek) - Anlama çabası -
"unsee them" (görmeyi unutamamak) - Bir şeyi gördükten sonra zihninden silememe durumu -
Metaforik Kullanımlar: -
"see beyond this world" (bu dünyanın ötesini görmek) - Fiziksel algının ötesinde görmek -
"see the patterns" (desenleri görmek) - Gizli anlamları veya bağlantıları keşfetmek -
Türkçe ve İngilizce Arasındaki Anlatım Farkları: -
İngilizcede "see" hem fiziksel görme hem de anlama, fark etme için kullanılır -
Türkçede bağlama göre "görmek", "bakmak", "anlamak", "fark etmek" olarak çevrilebilir -
"I see" (Anlıyorum) ifadesi hikayede kavrama anlamında kullanılmıştır -
Hikaye Anlatımında "See" Fiilinin Önemi: -
Karakterlerin bakış açısını göstermek için kullanılır -
Okuyucuyu hikaye içindeki görsel dünyaya çekmek için önemlidir -
Fiziksel ve metafiziksel görme arasındaki farkı vurgulamak için etkili bir araçtır -
Çeviride Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar: -
"See" fiilinin bağlama göre doğru Türkçe karşılığını seçmek önemlidir -
Bazı deyimsel kullanımlar birebir çevrilemeyebilir -
Türkçede bazen "görmek" yerine daha spesifik fiiller tercih edilmelidir -
Edebi Anlatımda "See" Kullanımı: -
Kısa hikayemizde "see" fiili karakterlerin dünyayı algılama biçimlerini gösterir -
Bay Kemal'in olağanüstü yeteneği "see" fiiliyle vurgulanmıştır -
Hikayenin sonunda anlatıcının "I think I can see the patterns" demesi, karakterin gelişimini gösterir -
Kültürel Bağlamda Anlam Değişiklikleri: -
Türk kültüründe "görmek" fiili genellikle fiziksel anlama odaklanır -
İngiliz ve Amerikan kültüründe "see" fiili daha geniş bir anlam yelpazesine sahiptir -
Bu hikayede "see" fiili hem Türk hem de İngiliz edebi geleneğindeki "içgörü" kavramını yansıtır
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
---