← İngilizceyi Birlikte Öğrenelim
###
72.1 I Ben saw gördüm him onu at -de the - market pazar
72.2 She O (kadın) gave verdi him ona a bir book kitap for için his onun birthday doğum günü
72.3 The - teacher öğretmen asked sordu him ona a bir difficult zor question soru
72.4 Please Lütfen tell söyle him ona to - call arama me beni tomorrow yarın
72.5 They Onlar invited davet ettiler him onu to - dinner akşam yemeği last geçen week hafta
72.6 We Biz met tanıştık him onunla during sırasında our bizim vacation tatil in -de Italy İtalya
72.7 The - letter mektup was idi addressed hitap edilmiş to -e him ona
72.8 Between Arasında you sen and ve him o, who kim is -dir taller daha uzun?
72.9 My Benim parents ebeveynlerim know tanırlar him onu very çok well iyi
72.10 The - gift hediye is -dir for için him onun
72.11 I Ben remember hatırlıyorum him onu from -den our bizim high lise school okul days günleri
72.12 Everyone Herkes respects saygı duyar him ona for için his onun honesty dürüstlüğü
72.13 The - documentary belgesel about hakkında him o won kazandı several birkaç awards ödül
72.14 Without Olmadan him o, the - project proje would -ecekti have - failed başarısız olmak
72.15 I Ben saw gördüm a bir car araba behind arkasında him onun
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
72.1 I saw him at the market. Onu pazarda gördüm.
72.2 She gave him a book for his birthday. Ona doğum günü için bir kitap verdi.
72.3 The teacher asked him a difficult question. Öğretmen ona zor bir soru sordu.
72.4 Please tell him to call me tomorrow. Lütfen yarın beni aramasını ona söyle.
72.5 They invited him to dinner last week. Geçen hafta onu akşam yemeğine davet ettiler.
72.6 We met him during our vacation in Italy. İtalya'daki tatilimiz sırasında onunla tanıştık.
72.7 The letter was addressed to him. Mektup ona hitap edilmişti.
72.8 Between you and him, who is taller? Sen ve onun arasında, kim daha uzun?
72.9 My parents know him very well. Ebeveynlerim onu çok iyi tanırlar.
72.10 The gift is for him. Hediye onun için.
72.11 I remember him from our high school days. Onu lise günlerimizden hatırlıyorum.
72.12 Everyone respects him for his honesty. Herkes dürüstlüğü için ona saygı duyar.
72.13 The documentary about him won several awards. Onun hakkındaki belgesel birkaç ödül kazandı.
72.14 Without him, the project would have failed. O olmadan, proje başarısız olurdu.
72.15 I saw a car behind him. Onun arkasında bir araba gördüm.
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
72.1 I saw him at the market.
72.2 She gave him a book for his birthday.
72.3 The teacher asked him a difficult question.
72.4 Please tell him to call me tomorrow.
72.5 They invited him to dinner last week.
72.6 We met him during our vacation in Italy.
72.7 The letter was addressed to him.
72.8 Between you and him, who is taller?
72.9 My parents know him very well.
72.10 The gift is for him.
72.11 I remember him from our high school days.
72.12 Everyone respects him for his honesty.
72.13 The documentary about him won several awards.
72.14 Without him, the project would have failed.
72.15 I saw a car behind him.
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
"Him" kelimesinin Türkçe konuşanlar için önemli özellikleri: -
Temel Kullanım: -
"Him" erkek tekil üçüncü şahıs için kullanılan nesne zamiridir -
Türkçe'de "onu" veya "ona" anlamına gelir, bağlama göre değişir -
Sadece erkekler için kullanılır (kadınlar için "her" kullanılır) -
Cümledeki Konumu: -
Genellikle fiilden sonra, nesne konumunda kullanılır: "I saw him" -
Edatlardan sonra kullanılır: "with him", "for him", "about him" -
Özne konumunda asla kullanılmaz (bunun yerine "he" kullanılır) -
Türkçe'den Farkları: -
Türkçe'de "o" zamiri hem erkek hem kadın için kullanılırken, İngilizce'de cinsiyet ayrımı vardır -
İngilizce'de "him" her zaman nesne konumundadır, özne olarak kullanılmaz -
Türkçe'de "onu/ona" ek alırken, İngilizce'de "him" her durumda aynı kalır -
Yaygın Kullanım Kalıpları: -
Dolaylı nesne olarak: "Give him the book" (Ona kitabı ver) -
Dolaysız nesne olarak: "I met him" (Onunla tanıştım) -
Edat ile: "Look at him" (Ona bak) -
Sık Yapılan Hatalar: -
"He" yerine "him" kullanmak: "Him is tall" ❌ → "He is tall" ✓ -
"Him" yerine "he" kullanmak: "I saw he" ❌ → "I saw him" ✓ -
"Him" ve "his" karıştırmak: "This is him book" ❌ → "This is his book" ✓
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
İngilizce ve Türkçe'de zamirlerin kullanımı kültürel farklılıklar gösterir: -
Cinsiyet Ayrımı: -
Türkçe'de "o" zamiri cinsiyet ayrımı yapmaz, hem erkekler hem kadınlar için kullanılır -
İngilizce'de ise kesin bir cinsiyet ayrımı vardır: "him" (erkek) ve "her" (kadın) -
Bu fark, İngilizce'yi öğrenen Türkler için zorluk yaratabilir, çünkü konuşma sırasında doğru zamiri seçmek gerekir -
Saygı Seviyeleri: -
Türkçe'de üçüncü şahıslardan bahsederken saygı ifade etmek için farklı ifadeler kullanılabilir -
İngilizce'de ise böyle bir ayrım yoktur; nezaket zamirlerde değil, ifade biçimlerinde görülür -
Örneğin, Türkçe'de yaşlı bir erkekten bahsederken "amca/beyefendi" gibi saygı ifadeleri kullanılırken, İngilizce'de genellikle sadece "him" kullanılır -
Kültürel Bağlamda Kullanım: -
İngilizce konuşan kültürlerde, kişilerin isimleriyle hitap etmek daha yaygındır -
Türkçe'de, özellikle resmi ortamlarda, kişisel zamir kullanmak yerine unvan veya isim kullanmak daha yaygındır -
İngilizce'de bir kişiden tekrar tekrar bahsederken "him" kullanmak normaldir, Türkçe'de ise bazen "o" tekrarından kaçınılabilir -
İletişim Stili: -
Amerikan ve İngiliz kültürlerinde doğrudan iletişim daha yaygındır, bu da "him" gibi zamirlerin daha sık kullanılmasına yol açar -
Türk kültüründe, özellikle resmi veya hiyerarşik durumlarda, daha dolaylı iletişim stilleri kullanılabilir
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
"To - be, olmak, or veya not değil to - be olmak, that bu is -dir the - question:/ soru:/ Whether Hangisi 'tis bu nobler daha asil in -de the - mind zihin to - suffer katlanmak The - slings sapan atışları and ve arrows oklar of -in outrageous acımasız fortune,/ kader,/ Or Veya to - take almak arms silah against karşı a bir sea deniz of -in troubles sorunlar And Ve by ile opposing karşı çıkma end bitirmek them onları? To - die, ölmek, to - sleep—/ uyumak—/ No Hayır more daha fazla—and —ve by ile a bir sleep uyku to - say demek we biz end bitirmek The - heartache kalp ağrısı and ve the - thousand bin natural doğal shocks şoklar That Ki flesh beden is -dir heir varis to -e—'tis —bu a bir consummation noktalanış Devoutly Derin bir şekilde to - be olmak wished dilenen!" - Shakespeare Şekspir, Hamlet
"Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu: Zalim kaderin sillesine, okuna katlanmak mı daha soylu düşüncede, yoksa dertler denizine karşı silah çekip onlarla savaşarak son vermek mi? Ölmek, uyumak... Hepsi bu! Uyuyarak, yürek acılarına ve bedenin maruz kaldığı binlerce doğal darbeye son vermek. Bu, yürekten dilenecek bir son olurdu doğrusu!" - Shakespeare, Hamlet
Bu alıntı, William Shakespeare'in en ünlü eseri olan "Hamlet" trajedisinden, başkarakter Hamlet'in meşhur "Olmak ya da olmamak" monologundan alınmıştır. Burada "them" zamiri, "troubles" (sorunlar) kelimesine atıfta bulunur ve İngilizce dilinde üçüncü çoğul şahıs nesnesi olarak kullanılır. Shakespeare, bu monologda insanın varoluşsal ikilemini ve hayatın zorluklarıyla mücadele etme kararını düşündürür. Zamirlerin ve özellikle "them" (onları) gibi nesne zamirlerinin doğru kullanımı, İngiliz edebiyatının bu en önemli pasajlarından birindeki anlam derinliğini korumak için çok önemlidir.
-
"Them" çoğul nesne zamiridir, "him" ise tekil eril nesne zamiridir -
"Them" burada "troubles" (sorunlar) kelimesine atıfta bulunur -
"By opposing end them" ifadesinde "them" dolaysız nesnedir -
Shakespeare'in metinlerinde zamir kullanımı bazen modern İngilizce'den farklı olabilir -
Bu pasajda "them" modern İngilizce'deki kullanımıyla tutarlıdır -
Hamlet'in monologu, İngilizce'de zamirlerin etkili kullanımının klasik bir örneğidir
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
72.16 The - mysterious gizemli man adam entered girdi the - café kafe, and ve everyone herkes turned döndü to - look bakmak at -e him ona
72.17 His Onun dark koyu coat palto was idi wet ıslak from -den the - rain yağmur, but fakat his onun eyes gözleri were idi what ne drew çekti people insanları to -e him ona
72.18 I Ben had -mıştım never asla seen görmemiş him onu before önce, yet yine de there orada was vardı something bir şey strangely garip bir şekilde familiar tanıdık about hakkında him o
72.19 He O walked yürüdü slowly yavaşça to -e the - counter tezgah and ve ordered sipariş verdi coffee kahve, his onun voice sesi barely zar zor audible duyulabilir to için those onlar around etrafında him onun
72.20 The - waitress garson kız smiled gülümsedi at -e him ona, but ama he o didn't -medi return karşılık vermek her onun friendly dostça gesture jest
72.21 As -dığı gibi he o waited bekledi for için his onun order sipariş, he o pulled çıkardı a bir worn yıpranmış photograph fotoğraf from -den his onun pocket cep and ve stared baktı at -e it o intently dikkatle
72.22 I Ben couldn't -emedim help yardım etmek but ama watch izlemek him onu from -den my benim corner köşe table masa
72.23 There Orada was vardı a bir sadness üzüntü about hakkında him o that ki seemed görünüyordu to - fill doldurmak the - entire tüm room oda
72.24 When Ne zaman the - waitress garson kız brought getirdi him ona his onun coffee kahve, he o thanked teşekkür etti her ona quietly sessizce and ve continued devam etti staring bakmaya at -e the - photograph fotoğraf
72.25 A Bir tear gözyaşı rolled yuvarlandı down aşağı his onun cheek yanağı, but fakat he o quickly hızlıca wiped sildi it onu away uzağa, hoping umarak no hiç one kimse had -mıştı noticed fark etmemiş
72.26 I Ben felt hissettim a bir strange garip urge dürtü to - approach yaklaşmak him ona and ve ask sormak if eğer he o was idi alright iyi
72.27 Just Tam as -ken I ben was idim about üzere to - stand kalkmak up yukarı, he o suddenly aniden looked baktı directly doğrudan at -e me bana, as sanki if eğer he o had -mıştı sensed hissetmiş my benim thoughts düşüncelerim about hakkında him o
72.28 Our Bizim eyes gözlerimiz met karşılaştı for için a bir brief kısa moment an, and ve I ben felt hissettim as sanki if eğer I ben knew tanıyordum him onu from -den somewhere bir yer
72.29 Before Önce I ben could -ebildim make yapmak a bir move hamle, he o quickly hızlıca finished bitirdi his onun coffee kahve, left bıraktı money para on üzerinde the - table masa, and ve walked yürüdü toward doğru the - door kapı
72.30 As -ken he o passed geçti by yanından my benim table masa, he o dropped düşürdü the - photograph fotoğraf near yakınında me benim, whether olup olmadığı intentionally kasıtlı or veya not değil, I ben couldn't -emedim tell söylemek
72.16 The mysterious man entered the café, and everyone turned to look at him. Gizemli adam kafeye girdi ve herkes ona bakmak için döndü.
72.17 His dark coat was wet from the rain, but his eyes were what drew people to him. Koyu paltosu yağmurdan ıslanmıştı, ama insanları ona çeken şey gözleriydi.
72.18 I had never seen him before, yet there was something strangely familiar about him. Onu daha önce hiç görmemiştim, yine de onunla ilgili garip bir şekilde tanıdık bir şey vardı.
72.19 He walked slowly to the counter and ordered coffee, his voice barely audible to those around him. Yavaşça tezgaha doğru yürüdü ve kahve sipariş etti, sesi etrafındakiler için zar zor duyulabilirdi.
72.20 The waitress smiled at him, but he didn't return her friendly gesture. Garson kız ona gülümsedi, ama o onun dostça jestine karşılık vermedi.
72.21 As he waited for his order, he pulled a worn photograph from his pocket and stared at it intently. Siparişini beklerken cebinden yıpranmış bir fotoğraf çıkardı ve ona dikkatle baktı.
72.22 I couldn't help but watch him from my corner table. Köşe masamdan onu izlemekten kendimi alamadım.
72.23 There was a sadness about him that seemed to fill the entire room. Tüm odayı dolduruyor gibi görünen bir üzüntü vardı onda.
72.24 When the waitress brought him his coffee, he thanked her quietly and continued staring at the photograph. Garson kız ona kahvesini getirdiğinde, sessizce ona teşekkür etti ve fotoğrafa bakmaya devam etti.
72.25 A tear rolled down his cheek, but he quickly wiped it away, hoping no one had noticed. Bir gözyaşı yanağından aşağı yuvarlandı, ama kimsenin fark etmemiş olmasını umarak hızlıca onu sildi.
72.26 I felt a strange urge to approach him and ask if he was alright. Ona yaklaşmak ve iyi olup olmadığını sormak için garip bir dürtü hissettim.
72.27 Just as I was about to stand up, he suddenly looked directly at me, as if he had sensed my thoughts about him. Tam kalkmak üzereyken, sanki onun hakkındaki düşüncelerimi hissetmiş gibi aniden doğrudan bana baktı.
72.28 Our eyes met for a brief moment, and I felt as if I knew him from somewhere. Gözlerimiz kısa bir an için karşılaştı ve sanki onu bir yerden tanıyormuşum gibi hissettim.
72.29 Before I could make a move, he quickly finished his coffee, left money on the table, and walked toward the door. Ben bir hamle yapabilmeden önce, hızlıca kahvesini bitirdi, masaya para bıraktı ve kapıya doğru yürüdü.
72.30 As he passed by my table, he dropped the photograph near me, whether intentionally or not, I couldn't tell. Masamın yanından geçerken, kasıtlı mı değil mi söyleyemedim, fotoğrafı yanıma düşürdü.
72.16 The mysterious man entered the café, and everyone turned to look at him.
72.17 His dark coat was wet from the rain, but his eyes were what drew people to him.
72.18 I had never seen him before, yet there was something strangely familiar about him.
72.19 He walked slowly to the counter and ordered coffee, his voice barely audible to those around him.
72.20 The waitress smiled at him, but he didn't return her friendly gesture.
72.21 As he waited for his order, he pulled a worn photograph from his pocket and stared at it intently.
72.22 I couldn't help but watch him from my corner table.
72.23 There was a sadness about him that seemed to fill the entire room.
72.24 When the waitress brought him his coffee, he thanked her quietly and continued staring at the photograph.
72.25 A tear rolled down his cheek, but he quickly wiped it away, hoping no one had noticed.
72.26 I felt a strange urge to approach him and ask if he was alright.
72.27 Just as I was about to stand up, he suddenly looked directly at me, as if he had sensed my thoughts about him.
72.28 Our eyes met for a brief moment, and I felt as if I knew him from somewhere.
72.29 Before I could make a move, he quickly finished his coffee, left money on the table, and walked toward the door.
72.30 As he passed by my table, he dropped the photograph near me, whether intentionally or not, I couldn't tell.
Kısa öyküde "him" zamirinin kullanımı ile ilgili önemli noktalar: -
Karaktere Atıfta Bulunma: -
Öyküde "him" zamiri merkezi karakter olan gizemli adama atıfta bulunmak için tutarlı bir şekilde kullanılmıştır -
Bu tutarlılık, okuyucunun karakteri takip etmesini kolaylaştırır -
Türkçe çeviride "ona", "onu", "onunla" gibi çeşitli eklerle ifade edilir -
Farklı Cümle Yapılarında Kullanım: -
Özne-nesne ilişkisinde: "Everyone turned to look at him" (Herkes ona bakmak için döndü) -
Edat tamamlayıcısı olarak: "There was something familiar about him" (Onunla ilgili tanıdık bir şey vardı) -
Edattan sonra: "I felt a strange urge to approach him" (Ona yaklaşmak için garip bir dürtü hissettim) -
Anlatıda "him" Kullanımının Etkisi: -
"Him" karakteri isim kullanmadan tanıtmayı sağlar, bu da gizem yaratır -
Tekrarlanan "him" kullanımı karakterin hikayenin odak noktası olduğunu vurgular -
Anlatıcının bakış açısını güçlendirir: "I couldn't help but watch him" (Onu izlemekten kendimi alamadım) -
Türkçe'den Farklılıklar: -
İngilizce'de "him" çeşitli bağlamlarda aynı form kalırken, Türkçe'de eklere göre değişir -
İngilizce'de cinsiyet belirtilirken, Türkçe çeviride bu ayrım kaybolabilir -
Türkçe'de daha çok isim tekrarı yapılabilirken, İngilizce'de "him" zamiri tekrarı daha yaygındır -
Duygusal Etki: -
"There was a sadness about him" gibi ifadelerde "him" zamiri karakterin bir özelliği ile birleştirilir -
"A tear rolled down his cheek, but he quickly wiped it away" cümlesinde "his" ve "he" ile birlikte kullanım karakterin duygusal durumunu vurgular -
Öyküde "him" kullanımı okuyucunun karakterle empati kurmasını sağlar
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
---