← İngilizceyi Birlikte Öğrenelim
###
75.1 Please Lütfen look bak at -e this bu picture resim of -in my benim family ailem
75.2 The O teacher öğretmen asked istedi students öğrencilerden to -mek look bakmak up yukarı new yeni words kelimeler in içinde the o dictionary sözlük
75.3 I Ben will -ecek look bakmak for için my benim keys anahtarlarım in içinde the o living room oturma odası
75.4 She O looks benziyor like gibi her onun mother annesi
75.5 How Nasıl does -ir this bu dress elbise look görünüyor on üzerinde me benim?
75.6 The O sky gökyüzü looks görünüyor beautiful güzel tonight bu gece
75.7 Let's Hadi look bakalım at -e all tüm options seçenekler before önce making vermeden a bir decision karar
75.8 Could -ebilir you sen look bakmak after -e my benim dog köpeğim while iken I'm ben away uzakta?
75.9 Don't -me look bak now şimdi, but ama your senin ex-boyfriend eski erkek arkadaşın just az önce walked yürüdü in içeri
75.10 The O company şirket is -dir looking aramakta for için new yeni employees çalışanlar
75.11 They Onlar looked baktılar through boyunca all tüm the o documents belgeler carefully dikkatle
75.12 I Ben need ihtiyacım var to -e look bakmak into içine this bu matter mesele more daha deeply derinden
75.13 Look Bak out dışarı! There's Orada a bir car araba coming geliyor!
75.14 We Biz are -iz looking bakmaktayız forward ileriye to -e seeing görmek you seni next gelecek week hafta
75.15 From -den the o hotel otel, you siz can -ebilirsiniz look bakmak out dışarı over üzerinde the o entire tüm city şehir
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
75.1 Please look at this picture of my family. Lütfen ailemin bu resmine bak.
75.2 The teacher asked students to look up new words in the dictionary. Öğretmen öğrencilerden yeni kelimeleri sözlükte aramalarını istedi.
75.3 I will look for my keys in the living room. Anahtarlarımı oturma odasında arayacağım.
75.4 She looks like her mother. O annesine benziyor.
75.5 How does this dress look on me? Bu elbise üzerimde nasıl görünüyor?
75.6 The sky looks beautiful tonight. Gökyüzü bu gece güzel görünüyor.
75.7 Let's look at all options before making a decision. Bir karar vermeden önce tüm seçeneklere bakalım.
75.8 Could you look after my dog while I'm away? Ben uzaktayken köpeğime bakabilir misin?
75.9 Don't look now, but your ex-boyfriend just walked in. Şimdi bakma, ama eski erkek arkadaşın az önce içeri girdi.
75.10 The company is looking for new employees. Şirket yeni çalışanlar arıyor.
75.11 They looked through all the documents carefully. Tüm belgeleri dikkatle incelediler.
75.12 I need to look into this matter more deeply. Bu meseleyi daha derinden incelemem gerekiyor.
75.13 Look out! There's a car coming! Dikkat et! Bir araba geliyor!
75.14 We are looking forward to seeing you next week. Sizi gelecek hafta görmeyi dört gözle bekliyoruz.
75.15 From the hotel, you can look out over the entire city. Otelden tüm şehre bakabilirsiniz.
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
75.1 Please look at this picture of my family.
75.2 The teacher asked students to look up new words in the dictionary.
75.3 I will look for my keys in the living room.
75.4 She looks like her mother.
75.5 How does this dress look on me?
75.6 The sky looks beautiful tonight.
75.7 Let's look at all options before making a decision.
75.8 Could you look after my dog while I'm away?
75.9 Don't look now, but your ex-boyfriend just walked in.
75.10 The company is looking for new employees.
75.11 They looked through all the documents carefully.
75.12 I need to look into this matter more deeply.
75.13 Look out! There's a car coming!
75.14 We are looking forward to seeing you next week.
75.15 From the hotel, you can look out over the entire city.
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
Türkçe konuşanlar için "look" kelimesinin kullanımıyla ilgili önemli noktalar: -
Temel Kullanımlar: -
Fiil olarak "bakmak": "Look at the board" (Tahtaya bak) -
Görünüş bildirmek için: "She looks tired" (O yorgun görünüyor) -
İsim olarak "bakış": "She gave me a serious look" (Bana ciddi bir bakış attı) -
"Look" ile Yaygın Deyimler: -
"look up" - (kelime) aramak: sözlükte aramak -
"look for" - aramak: kayıp bir şeyi aramak -
"look after" - bakmak, ilgilenmek: çocuğa veya evcil hayvana bakmak -
"look like" - benzemek: birine veya bir şeye benzemek -
"look forward to" - dört gözle beklemek: bir şeyi heyecanla beklemek -
"look out" - dikkat etmek: tehlikeye karşı uyarı -
"look into" - araştırmak: bir konuyu incelemek -
"look through" - incelemek: belgeleri gözden geçirmek -
Türkçe ve İngilizce Arasındaki Farklar: -
Türkçede "bakmak" fiili genellikle tek başına kullanılır, edatlar (postpositions) ayrıdır -
İngilizcede "look" fiili edatlarla (prepositions) birleşerek farklı anlamlar kazanır -
"She looks happy" cümlesindeki "looks" Türkçede "görünüyor" olarak çevrilir, "bakıyor" değil -
Zaman Çekimleri: -
Present Simple: look/looks -
Past Simple: looked -
Present Continuous: looking -
Past Continuous: was/were looking -
Present Perfect: have/has looked -
Future: will look -
Yaygın Hatalar: -
"I am looking my keys" ❌ (Eksik edat) -
"I am looking for my keys" ✓ (Doğru kullanım) -
"Look to me" ❌ (Yanlış edat) -
"Look at me" ✓ (Doğru kullanım)
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
"Look" kelimesinin İngiliz ve Amerikan kültüründeki kullanımı: -
Göz Teması: -
Batı kültüründe, konuşurken göz teması kurmak (look in the eye) saygı ve dürüstlük göstergesidir -
Türk kültüründe, özellikle yaşlılara veya otorite figürlerine doğrudan bakmak bazen saygısızlık olarak algılanabilir -
"Look me in the eye and tell me the truth" (Gözlerimin içine bak ve bana gerçeği söyle) deyimi, dürüstlüğün bir işareti olarak kullanılır -
Beden Dili: -
"The look" (bakış) İngilizce konuşulan kültürlerde güçlü bir iletişim aracıdır -
"If looks could kill" (Eğer bakışlar öldürebilseydi) deyimi, öfkeli bir bakışı tanımlar -
"A knowing look" (bilmiş bir bakış) ortak bir sırrı paylaşan kişiler arasındaki sessiz iletişimi ifade eder -
Moda ve Görünüm: -
"The look" aynı zamanda belirli bir giyim tarzı veya görünüş anlamına gelir -
"She's got the look" (O görünüşe sahip) deyimi, genellikle modada veya stilde istenilen görünüşe sahip olmayı ifade eder -
"First look" (ilk bakış) moda veya film endüstrisinde yeni bir koleksiyonun veya filmin ilk gösterimi anlamına gelir -
Günlük İfadelerde: -
"Look who's talking!" (Bak kim konuşuyor!) - birisinin, kendisinin de yaptığı bir şey için başkasını eleştirdiğinde kullanılan ifade -
"Look on the bright side" (Olayın iyi tarafına bak) - iyimser olmayı teşvik eden bir ifade -
"Look before you leap" (Atlamadan önce bak) - aceleci kararlar almamayı öğütleyen bir atasözü
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
"Look Bak deep derin into içine nature doğanın, and ve then sonra you sen will -eceksin understand anlamak everything her şeyi better" daha iyi – Albert Einstein Albert Einstein
"Look deep into nature, and then you will understand everything better." "Doğanın derinliklerine bak, ve sonra her şeyi daha iyi anlayacaksın." – Albert Einstein
Bu alıntı, ünlü fizikçi Albert Einstein'a atfedilir ve doğanın gözlemlenmesinin derin bilgeliğe yol açabileceğini ifade eder. Einstein, bilim insanı olarak doğayı incelemenin önemini vurgulamış ve doğal dünyadan öğrenmenin sadece bilimsel anlayış için değil, aynı zamanda genel bilgelik için de değerli olduğunu savunmuştur. Bu alıntıda "look" kelimesi basit bir fiziksel eylemi değil, derin bir gözlem ve inceleme sürecini ifade eder.
-
"Look" burada emir kipinde kullanılmıştır; Türkçedeki "bak" karşılığına benzer -
"deep into" deyimi "derinlemesine" anlamını taşır ve "look" fiilini nitelendirir -
"and then" ifadesi sonuç bildiren bir bağlaçtır, "ve sonra" veya "böylece" anlamına gelir -
"will understand" gelecek zamanda bir öngörüyü ifade eder -
"better" karşılaştırma sıfatıdır, "daha iyi" anlamına gelir
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
75.16 Sarah Sarah looked baktı out dışarı of -den the o window pencere and ve saw gördü dark koyu clouds bulutlar gathering toplanıyor in içinde the o distance uzaklık
75.17 She O knew biliyordu she o needed ihtiyacı vardı to -e look bakmak for için her onun umbrella şemsiye before önce leaving ayrılmadan for için work iş
75.18 After Sonra searching arama for için ten on minutes dakika, she o finally sonunda looked baktı behind arkasında the o door kapı where nerede she o had -mıştı left bırakmak it onu yesterday dün
75.19 On Üzerinde the o bus otobüs, everyone herkes was -idi looking bakmakta at -e their onların phones telefonlar, but fakat Sarah Sarah preferred tercih etti to -e look bakmak at -e the o city şehir passing geçen by yanından
75.20 The O old yaşlı buildings binalar looked görünüyordu mysterious gizemli in içinde the o morning sabah fog sis
75.21 At İçinde work iş, her onun boss patronu asked sordu her ona to -e look bakmak through boyunca some bazı important önemli files dosyalar for için the o upcoming yaklaşan meeting toplantı
75.22 "I'll "Ben -eceğim look bakmak into içine this bu report rapor right hemen away," şimdi," she o promised söz verdi, although rağmen she o was -di already zaten feeling hissetmek overwhelmed bunalmış
75.23 During Sırasında lunch öğle yemeği, she o looked baktı up yukarı and ve noticed fark etti a bir new yeni colleague meslektaş sitting oturan alone yalnız
75.24 Their Onların eyes gözler met karşılaştı, and ve the o woman kadın gave verdi her ona a bir friendly arkadaşça look bakış
75.25 Sarah Sarah smiled gülümsedi and ve said dedi, "You "Sen look görünüyorsun like gibi you sen could -ebilirsin use kullanmak some biraz company" arkadaşlık"
75.26 The O woman kadın, Elena Elena, looked görünüyordu relieved rahatlamış and ve invited davet etti Sarah Sarah to -e join katılmak her ona
75.27 They Onlar discovered keşfettiler they onların both ikisi de loved sevdiklerini to -e look bakmak for için vintage antika records plaklar in içinde old eski shops dükkânlar
75.28 "I'm "Ben always her zaman looking arıyorum for için rare nadir jazz caz albums," albümler," Elena Elena explained açıkladı
75.29 "Maybe "Belki we biz could -ebiliriz look aramak around etrafta some bazı shops dükkânlar this bu weekend?" hafta sonu?" Sarah Sarah suggested önerdi
75.30 As -ken they onlar left ayrıldılar the o cafeteria kafeterya, Sarah Sarah couldn't -emedi help yardım but ama look bakmak back geriye on üzerine her onun day gün with ile surprise şaşkınlık – sometimes bazen new yeni friendships arkadaşlıklar start başlar when -dığında you sen least en az expect beklemek them onları
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
75.16 Sarah looked out of the window and saw dark clouds gathering in the distance. Sarah pencereden dışarı baktı ve uzakta toplanan koyu bulutları gördü.
75.17 She knew she needed to look for her umbrella before leaving for work. İşe gitmeden önce şemsiyesini araması gerektiğini biliyordu.
75.18 After searching for ten minutes, she finally looked behind the door where she had left it yesterday. On dakika aradıktan sonra, sonunda dün bıraktığı kapının arkasına baktı.
75.19 On the bus, everyone was looking at their phones, but Sarah preferred to look at the city passing by. Otobüste herkes telefonlarına bakıyordu, ama Sarah yanından geçen şehre bakmayı tercih etti.
75.20 The old buildings looked mysterious in the morning fog. Eski binalar sabah sisinde gizemli görünüyordu.
75.21 At work, her boss asked her to look through some important files for the upcoming meeting. İşte patronu, yaklaşan toplantı için bazı önemli dosyaları incelemesini istedi.
75.22 "I'll look into this report right away," she promised, although she was already feeling overwhelmed. "Bu raporu hemen inceleyeceğim," diye söz verdi, zaten bunalmış hissetmesine rağmen.
75.23 During lunch, she looked up and noticed a new colleague sitting alone. Öğle yemeği sırasında, başını kaldırdı ve yalnız oturan yeni bir meslektaşı fark etti.
75.24 Their eyes met, and the woman gave her a friendly look. Gözleri karşılaştı ve kadın ona arkadaşça bir bakış attı.
75.25 Sarah smiled and said, "You look like you could use some company." Sarah gülümsedi ve "Biraz arkadaşlığa ihtiyacın varmış gibi görünüyorsun" dedi.
75.26 The woman, Elena, looked relieved and invited Sarah to join her. Kadın, Elena, rahatlamış görünüyordu ve Sarah'yı ona katılmaya davet etti.
75.27 They discovered they both loved to look for vintage records in old shops. İkisinin de eski dükkânlarda antika plaklar aramayı sevdiklerini keşfettiler.
75.28 "I'm always looking for rare jazz albums," Elena explained. "Her zaman nadir caz albümleri arıyorum," diye açıkladı Elena.
75.29 "Maybe we could look around some shops this weekend?" Sarah suggested. "Belki bu hafta sonu bazı dükkânlarda dolaşabiliriz?" diye önerdi Sarah.
75.30 As they left the cafeteria, Sarah couldn't help but look back on her day with surprise – sometimes new friendships start when you least expect them. Kafeteryadan ayrılırken, Sarah şaşkınlıkla gününü düşünmeden edemedi – bazen yeni arkadaşlıklar en az beklediğiniz zamanda başlar.
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
75.16 Sarah looked out of the window and saw dark clouds gathering in the distance.
75.17 She knew she needed to look for her umbrella before leaving for work.
75.18 After searching for ten minutes, she finally looked behind the door where she had left it yesterday.
75.19 On the bus, everyone was looking at their phones, but Sarah preferred to look at the city passing by.
75.20 The old buildings looked mysterious in the morning fog.
75.21 At work, her boss asked her to look through some important files for the upcoming meeting.
75.22 "I'll look into this report right away," she promised, although she was already feeling overwhelmed.
75.23 During lunch, she looked up and noticed a new colleague sitting alone.
75.24 Their eyes met, and the woman gave her a friendly look.
75.25 Sarah smiled and said, "You look like you could use some company."
75.26 The woman, Elena, looked relieved and invited Sarah to join her.
75.27 They discovered they both loved to look for vintage records in old shops.
75.28 "I'm always looking for rare jazz albums," Elena explained.
75.29 "Maybe we could look around some shops this weekend?" Sarah suggested.
75.30 As they left the cafeteria, Sarah couldn't help but look back on her day with surprise – sometimes new friendships start when you least expect them.
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
-
Kısa Hikayede "look" Kullanımı: -
Görsel algı: "looked out of the window" (pencereden dışarıya baktı) -
Arama eylemi: "look for her umbrella" (şemsiyesini aramak) -
Görünüş bildirme: "looked mysterious" (gizemli görünüyordu) -
Deyimsel kullanım: "look into this report" (bu raporu incelemek) -
İsim olarak: "a friendly look" (arkadaşça bir bakış) -
Zaman Kullanımı: -
Geçmiş zaman anlatımı: "looked", "was looking" -
Hikaye anlatımında "look" fiilinin geçmiş zaman kullanımı yaygındır -
Türkçede "-di, -dı, -du, -dü" ekleriyle ifade edilir -
Konuşma bölümlerinde şimdiki zaman: "you look like..." -
Edat Kullanımları: -
"look out of" (dışarı bakmak) - pencereden dışarıya bakmak -
"look for" (aramak) - kayıp bir şeyi aramak -
"look through" (incelemek) - dosyaları gözden geçirmek -
"look up" (yukarı bakmak) - başını kaldırıp bakmak -
"look back on" (geriye bakmak) - geçmişi düşünmek -
"look around" (etrafı incelemek) - çevreyi araştırmak -
Hikaye Anlatımında Dikkat Edilecek Hususlar: -
Türkçede bakma eylemi için genellikle tek bir fiil (bakmak) kullanılırken, İngilizcede "look" farklı edatlarla zengin anlamlar kazanır -
Türkçede "görünmek" fiili, İngilizcede yine "look" ile ifade edilir ("looked mysterious") -
İngilizcede "look" fiili ile oluşturulan deyimlerin Türkçedeki karşılıkları farklı olabilir
✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾
---