Universitas Scholarium — A Community of Scholars Log In

← İngilizceyi Birlikte Öğrenelim

İngilizceyi Birlikte Öğrenelim
Lesson 90
90 of 100 lessons

Lesson 90

###

Bölüm A (Detaylı İngilizce-Türkçe Metin)

90.1 The O clean temiz water su flows akar from -dan the o mountain dağ spring pınar

90.2 We Biz need ihtiyacımız var to -e drink içmek more daha fazla water su every her day gün

90.3 She O poured döktü water su into içine the o glass bardak carefully dikkatli bir şekilde

90.4 Plants Bitkiler require gerektirir sunlight güneş ışığı and ve water su to için grow büyümek

90.5 The O children çocuklar played oynadılar in içinde the o cool serin water su during sırasında summer yaz

90.6 How Nasıl much fazla water su do - you sen drink içersin each her day gün?

90.7 Would -mı you sen like istersin some biraz water su with ile your senin meal yemeğin?

90.8 The O river's nehrin water suyu was idi too çok cold soğuk for için swimming yüzmek

90.9 I Ben forgot unuttum to - water sulamak the o plants bitkileri yesterday dün

90.10 Boiling Kaynatmak water su kills öldürür many birçok harmful zararlı bacteria bakteri

90.11 The O sound ses of -in running akan water su helps yardım eder me bana relax rahatlamak

90.12 They Onlar built inşa ettiler a bir bridge köprü over üzerinde the o water su

90.13 Water Su makes oluşturur up - about yaklaşık sixty percent yüzde altmış of -nin our bizim bodies vücutlarımızın

90.14 In İçinde many birçok countries ülke, clean temiz water su is -dır a bir precious değerli resource kaynak

90.15 Please Lütfen bring getir a bir bottle şişe of - water su for için our bizim hike yürüyüşümüz

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm B (Tam İngilizce Cümleler ve Türkçe Çevirileri)

90.1 The clean water flows from the mountain spring. Temiz su dağ pınarından akar.

90.2 We need to drink more water every day. Her gün daha fazla su içmemiz gerekiyor.

90.3 She poured water into the glass carefully. O, dikkatli bir şekilde bardağa su döktü.

90.4 Plants require sunlight and water to grow. Bitkiler büyümek için güneş ışığı ve su gerektirir.

90.5 The children played in the cool water during summer. Çocuklar yaz boyunca serin suda oynadılar.

90.6 How much water do you drink each day? Her gün ne kadar su içersin?

90.7 Would you like some water with your meal? Yemeğinle birlikte biraz su ister misin?

90.8 The river's water was too cold for swimming. Nehrin suyu yüzmek için çok soğuktu.

90.9 I forgot to water the plants yesterday. Dün bitkileri sulamayı unuttum.

90.10 Boiling water kills many harmful bacteria. Kaynar su birçok zararlı bakteriyi öldürür.

90.11 The sound of running water helps me relax. Akan suyun sesi rahatlamama yardımcı olur.

90.12 They built a bridge over the water. Suyun üzerine bir köprü inşa ettiler.

90.13 Water makes up about sixty percent of our bodies. Su, vücutlarımızın yaklaşık yüzde altmışını oluşturur.

90.14 In many countries, clean water is a precious resource. Birçok ülkede, temiz su değerli bir kaynaktır.

90.15 Please bring a bottle of water for our hike. Lütfen yürüyüşümüz için bir şişe su getir.

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm C (Sadece İngilizce Metin)

90.1 The clean water flows from the mountain spring.

90.2 We need to drink more water every day.

90.3 She poured water into the glass carefully.

90.4 Plants require sunlight and water to grow.

90.5 The children played in the cool water during summer.

90.6 How much water do you drink each day?

90.7 Would you like some water with your meal?

90.8 The river's water was too cold for swimming.

90.9 I forgot to water the plants yesterday.

90.10 Boiling water kills many harmful bacteria.

90.11 The sound of running water helps me relax.

90.12 They built a bridge over the water.

90.13 Water makes up about sixty percent of our bodies.

90.14 In many countries, clean water is a precious resource.

90.15 Please bring a bottle of water for our hike.

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm D (Dilbilgisi Açıklaması)

Türkçe konuşanlar için "water" kelimesinin kullanımına dair önemli noktalar: -

"Water" kelimesinin temel kullanımları: -

İsim olarak "su": "I drink water" (Su içerim) -

Fiil olarak "sulamak": "I water the plants" (Bitkileri sularım) -

Sayılabilirlik: -

"Water" sayılamayan bir isimdir, bu yüzden "a water" denmez -

Türkçede "bir su" diyebiliriz, ama İngilizcede "a glass of water" (bir bardak su) veya "a bottle of water" (bir şişe su) şeklinde kullanılır -

Çoğul form (waters) özel kullanımlarda: "the waters of the Nile" (Nil'in suları) -

Yaygın deyimler ve ifadeler: -

"Water down" (sulandırmak, zayıflatmak) -

"Like water off a duck's back" (hiç umursamamak, önemsememek) -

"Water under the bridge" (geçmişte kalmış ve artık önemini yitirmiş olaylar) -

"To be in hot water" (başı derde girmek) -

Telaffuz: -

İngiliz İngilizcesi: /ˈwɔːtə/ -

Amerikan İngilizcesi: /ˈwɔːtər/ veya /ˈwɑːtər/ -

Türkçe ve İngilizce arasındaki farklar: -

Türkçede "su" her zaman aynı kelimedir, fakat İngilizcede bağlama göre farklı isimler kullanılabilir: "water" (genel olarak), "drink" (içecek olarak), "tears" (göz yaşı olarak) -

Türkçede bazen durumlara göre "su" kelimesi cümlede olmamasına rağmen anlaşılır, fakat İngilizcede genellikle belirtmek gerekir

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm E (Kültürel Not)

"Water" (su) kelimesi İngiliz ve Amerikan kültürlerinde çeşitli bağlamlarda önemli bir role sahiptir: -

Günlük yaşamda su: -

İngilizce konuşulan ülkelerde restoranlarda genellikle su ücretsiz olarak verilir ve "tap water" (musluk suyu) istemeniz normal karşılanır -

Türkiye'de olduğu gibi misafirlere su ikram etmek de yaygındır, ancak çay veya kahve daha yaygın olabilir -

Kültürel olarak "8 glasses of water a day" (günde 8 bardak su) ifadesi sağlıklı yaşam için tavsiye edilen bir normdur -

Su ile ilgili kültürel ifadeler: -

"Break the ice" (buzu kırmak) - sosyal bir ortamda gerginliği azaltmak -

"Fish out of water" (sudan çıkmış balık) - kendini rahat hissetmeyen, uyumsuz kişi -

"Test the waters" (suları test etmek) - bir şeyi denemek, tepkileri ölçmek -

İngilizcede su çeşitleri: -

"Still water" (durgun su, gazı olmayan su) -

"Sparkling water" (gazlı su) -

"Mineral water" (maden suyu) -

"Distilled water" (damıtılmış su) -

"Spring water" (kaynak suyu) -

Kültürler arası farklar: -

İngilizce konuşulan bazı ülkelerde "ice water" (buzlu su) standart olarak servis edilirken, Türkiye'de genellikle su oda sıcaklığında servis edilir -

Bazı İngilizce konuşulan ülkelerde su tasarrufu kampanyaları kültürel bir norm haline gelmiştir -

Su ile ilgili selamlaşma veya teşekkür ifadeleri kültürden kültüre değişir -

Su ve edebi kültür: -

Su, İngiliz edebiyatında özellikle romantik şiirlerde doğanın gücünü ve güzelliğini temsil eder -

Samuel Taylor Coleridge'in "The Rime of the Ancient Mariner" eserinde olduğu gibi: "Water, water, everywhere, nor any drop to drink" (Her yerde su var, ama içecek bir damla yok)

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm F (Edebi Alıntı)

Bölüm F-A (Detaylı İngilizce-Türkçe Metin)

"Be like gibi ol water su, my benim friend" dostum - Bruce Lee Bruce Lee

Bölüm F-B (Tam Çeviri)

"Be like water, my friend" - Bruce Lee "Su gibi ol, dostum" - Bruce Lee

Bölüm F-C (Edebi Analiz)

Bu ünlü alıntı, dövüş sanatları ustası ve filozof Bruce Lee'ye aittir. Bu ifade, onun felsefesinin özünü yansıtır. Su gibi olmak, yani suyun özelliklerini benimsemek - uyum sağlama yeteneği, akışkanlık, esneklik ve gücü temsil eder. Lee, insanın zorluklarla karşılaştığında katı ve değişmez olmaması gerektiğini, bunun yerine su gibi duruma uyum sağlaması, farklı şekiller alabilmesi ve engellerin etrafından akabilmesi gerektiğini savunuyordu.

Bölüm F-D (Dilbilgisi Notları)

-

"Be" fiili burada emir kipindedir (imperative) - bir tavsiye veya komut vermek için kullanılır -

"like" burada bir benzerlik gösterir ve edat (preposition) olarak kullanılır -

"my friend" hitap şekli, bu ifadeyi daha kişisel ve samimi hale getirir -

Bu kısa ifade İngilizcede yaygın olarak bilinen bir özdeyiş haline gelmiştir

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Tür Bölümü: Travelogue (Gezi Yazısı)

Bölüm A (Detaylı İngilizce-Türkçe Metin)

90.16 As -dığımda I ben traveled seyahat ettim through boyunca the o Turkish Türk countryside kırsalı, I ben marveled hayran kaldım at -a the o ancient kadim water su systems sistemleri

90.17 The O historic tarihi fountains çeşmeler in içinde Istanbul İstanbul provide sağlar cool serin water su to için thirsty susamış visitors ziyaretçiler even bile today bugün

90.18 We Biz took bindik a bir small küçük boat tekne across karşısına the o clear berrak waters sular of -in Lake Göl Sapanca Sapanca

90.19 The O thermal termal waters sular of -in Pamukkale Pamukkale have -dır attracted çekmiştir visitors ziyaretçileri seeking arayan healing şifa for için thousands binlerce of - years yıl

90.20 During Sırasında my benim journey yolculuğum, I ben learned öğrendim that ki many birçok Turkish Türk towns kasabaları were idi built inşa edilmiş near yakın water su sources kaynaklarına

90.21 The O Bosphorus Boğaz creates oluşturur a bir natural doğal water su highway otoyolu between arasında Europe Avrupa and ve Asia Asya

90.22 I Ben watched izledim fishermen balıkçıları cast atarken their onların nets ağları into içine the o sparkling parlayan water su of -in the o Mediterranean Akdeniz

90.23 The O ancient antik city şehir of -in Ephesus Efes once bir zamanlar had sahipti elaborate karmaşık water su channels kanallarına and ve public halka açık baths hamamlara

90.24 Locals Yerliler told anlattılar me bana stories hikayeleri about hakkında the o healing şifa verici properties özellikleri of -in water su from -dan certain belirli springs pınarlar

90.25 I Ben filled doldurdum my benim bottle şişemi with ile fresh taze mountain dağ water suyu while iken hiking yürüyüş yaparken near yakınında Mount Dağı Ararat Ağrı

90.26 The O sound ses of -in water su flowing akarken through boyunca the o ancient eski aqueducts su kemerleri reminded hatırlattı me bana of -i Turkey's Türkiye'nin rich zengin history tarihi

90.27 In İçinde Cappadocia Kapadokya, underground yeraltı water su systems sistemleri helped yardım etti ancient kadim communities topluluklara survive hayatta kalmak harsh sert conditions koşullar

90.28 The O water su in içinde Turkish Türk hammams hamamları flows akar hot sıcak from -dan natural doğal thermal termal sources kaynaklar

90.29 Many Birçok Turkish Türk homes evleri still hala collect toplar rainwater yağmur suyu as olarak their onların ancestors ataları did yaptığı for için drinking içme water suyu

90.30 The O sunset günbatımı reflected yansıdı on üzerinde the o water su of -in the o Aegean Ege Sea Denizi, creating yaratarak a bir perfect mükemmel end son to için my benim journey yolculuğum

Bölüm B (Tam İngilizce Cümleler ve Türkçe Çevirileri)

90.16 As I traveled through the Turkish countryside, I marveled at the ancient water systems. Türk kırsalında seyahat ederken, kadim su sistemlerine hayran kaldım.

90.17 The historic fountains in Istanbul provide cool water to thirsty visitors even today. İstanbul'daki tarihi çeşmeler bugün bile susamış ziyaretçilere serin su sağlar.

90.18 We took a small boat across the clear waters of Lake Sapanca. Sapanca Gölü'nün berrak sularının karşısına küçük bir tekneyle geçtik.

90.19 The thermal waters of Pamukkale have attracted visitors seeking healing for thousands of years. Pamukkale'nin termal suları binlerce yıldır şifa arayan ziyaretçileri çekmiştir.

90.20 During my journey, I learned that many Turkish towns were built near water sources. Yolculuğum sırasında, birçok Türk kasabasının su kaynaklarının yakınına inşa edildiğini öğrendim.

90.21 The Bosphorus creates a natural water highway between Europe and Asia. Boğaz, Avrupa ve Asya arasında doğal bir su otoyolu oluşturur.

90.22 I watched fishermen cast their nets into the sparkling water of the Mediterranean. Balıkçıların ağlarını Akdeniz'in parlayan sularına attıklarını izledim.

90.23 The ancient city of Ephesus once had elaborate water channels and public baths. Antik Efes şehri bir zamanlar karmaşık su kanallarına ve halka açık hamamlara sahipti.

90.24 Locals told me stories about the healing properties of water from certain springs. Yerliler bana belirli pınarlardan gelen suyun şifa verici özellikleri hakkında hikayeler anlattılar.

90.25 I filled my bottle with fresh mountain water while hiking near Mount Ararat. Ağrı Dağı yakınlarında yürüyüş yaparken şişemi taze dağ suyu ile doldurdum.

90.26 The sound of water flowing through the ancient aqueducts reminded me of Turkey's rich history. Eski su kemerlerinden akan suyun sesi bana Türkiye'nin zengin tarihini hatırlattı.

90.27 In Cappadocia, underground water systems helped ancient communities survive harsh conditions. Kapadokya'da, yeraltı su sistemleri kadim topluluklara sert koşullarda hayatta kalmalarına yardım etti.

90.28 The water in Turkish hammams flows hot from natural thermal sources. Türk hamamlarındaki su, doğal termal kaynaklardan sıcak akar.

90.29 Many Turkish homes still collect rainwater as their ancestors did for drinking water. Birçok Türk evi hala atalarının içme suyu için yaptığı gibi yağmur suyu toplar.

90.30 The sunset reflected on the water of the Aegean Sea, creating a perfect end to my journey. Günbatımı Ege Denizi'nin suyunda yansıyarak yolculuğuma mükemmel bir son yarattı.

Bölüm C (Sadece İngilizce Metin)

90.16 As I traveled through the Turkish countryside, I marveled at the ancient water systems.

90.17 The historic fountains in Istanbul provide cool water to thirsty visitors even today.

90.18 We took a small boat across the clear waters of Lake Sapanca.

90.19 The thermal waters of Pamukkale have attracted visitors seeking healing for thousands of years.

90.20 During my journey, I learned that many Turkish towns were built near water sources.

90.21 The Bosphorus creates a natural water highway between Europe and Asia.

90.22 I watched fishermen cast their nets into the sparkling water of the Mediterranean.

90.23 The ancient city of Ephesus once had elaborate water channels and public baths.

90.24 Locals told me stories about the healing properties of water from certain springs.

90.25 I filled my bottle with fresh mountain water while hiking near Mount Ararat.

90.26 The sound of water flowing through the ancient aqueducts reminded me of Turkey's rich history.

90.27 In Cappadocia, underground water systems helped ancient communities survive harsh conditions.

90.28 The water in Turkish hammams flows hot from natural thermal sources.

90.29 Many Turkish homes still collect rainwater as their ancestors did for drinking water.

90.30 The sunset reflected on the water of the Aegean Sea, creating a perfect end to my journey.

Bölüm D (Gezi Yazısı Türü için Dilbilgisi Notları)

Gezi yazılarında "water" (su) kelimesinin kullanımıyla ilgili özel dilbilgisi noktaları: -

Çoğul kullanım: -

Gezi yazılarında "waters" (sular) ifadesi doğal su kütlelerini tanımlamak için daha sık kullanılır: -

"The waters of Lake Sapanca" (Sapanca Gölü'nün suları) -

"The thermal waters of Pamukkale" (Pamukkale'nin termal suları) -

Türkçede "sular" kelimesi yaygın kullanılırken, İngilizcede "waters" daha çok edebi veya belirli bağlamlarda kullanılır -

Sıfat kullanımı: -

Gezi yazılarında suyu tarif eden sıfatlar önemlidir: -

"clear water" (berrak su) -

"thermal water" (termal su) -

"sparkling water" (parlayan su) -

Bu sıfatlar genellikle isimden önce gelir, Türkçede ise isimden sonra gelir -

Su ile ilgili mimari ve sistemlerde kullanım: -

"water systems" (su sistemleri) -

"water channels" (su kanalları) -

"water highway" (su otoyolu) -

Bu tür birleşik yapılar genellikle iki ismin yan yana gelmesiyle oluşur -

Fiil çekimleri: -

"Flowing water" (akan su) - sıfat olarak şimdiki zaman zarfı -

"Water flows" (su akar) - fiil olarak şimdiki zaman -

"Water flowed" (su aktı) - fiil olarak geçmiş zaman -

Yer belirteçleri: -

"Water from springs" (pınarlardan gelen su) -

"Water in hammams" (hamamlardaki su) -

"Water of the Aegean Sea" (Ege Denizi'nin suyu) -

İngilizcede "of", "in", "from" gibi edatlar, Türkçede ise genellikle ekler kullanılır -

Su ile ilgili kültürel unsurları anlatırken: -

"Healing properties of water" (suyun şifa verici özellikleri) -

"Water sources" (su kaynakları) -

Bu tür ifadelerde genellikle ilişki yapısı (possessive structure) kullanılır

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

---

← Lesson 89 ↩ Course Index Lesson 91 →