Universitas Scholarium — A Community of Scholars Log In

← İngilizceyi Birlikte Öğrenelim

İngilizceyi Birlikte Öğrenelim
Lesson 92
92 of 100 lessons

Lesson 92

###

Bölüm A (Detaylı İngilizce-Türkçe Metinler)

92.1 Please Lütfen call ara me beni when ne zaman you sen arrive varırsan at -e the - airport havaalanı

92.2 The - doctor doktor will -ecek call arayacak you seni with ile the - test test results sonuçları tomorrow yarın

92.3 I Ben need ihtiyacım var to -mek call aramak my benim mother annemi about hakkında the - family aile reunion buluşması

92.4 They Onlar call adlandırıyorlar this bu dish yemeği "mantı" "mantı" in -de Turkish Türkçe cuisine mutfağı

92.5 Did -di mi you sen call aradın mı the - plumber tesisatçıyı about hakkında our bizim leaking sızan faucet musluk?

92.6 The - teacher öğretmen will -ecek call çağıracak each her student öğrenciyi to için the - board tahtaya

92.7 What Ne do - you sen call adlandırırsın a bir person kişiyi who ki o fixes tamir eder computers bilgisayarları?

92.8 Birds Kuşlar call ötüyorlar to -e each birbirlerine other diğer in -de the - early erken morning sabah

92.9 I Ben heard duydum someone birisinin call seslendiğini my benim name ismimi in -de the - crowd kalabalık

92.10 We Biz should -meliyiz call aramalıyız a bir taxi taksi because çünkü it's - raining yağmur yağıyor heavily şiddetli

92.11 The - meeting toplantı was -dı called iptal edildi off - due nedeniyle to -e bad kötü weather hava

92.12 She O felt hissetti a bir call çağrı to -a help yardım etmek people insanlara in -de need ihtiyaç

92.13 Can -ebilir miyim I ben call diyebilir miyim you sana by ile your senin first ilk name ismin?

92.14 They Onlar decided karar verdiler to -meye call aramaya the - police polisi after sonra hearing duyduktan the - strange garip noises sesler

92.15 The - referee hakem will -ecek call çalacak the - end son of -in the - game oyunun soon yakında

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm B (Tam İngilizce Cümleler ve Türkçe Çevirileri)

92.1 Please call me when you arrive at the airport. Lütfen havaalanına vardığında beni ara.

92.2 The doctor will call you with the test results tomorrow. Doktor yarın test sonuçlarıyla seni arayacak.

92.3 I need to call my mother about the family reunion. Aile buluşması hakkında annemi aramam gerekiyor.

92.4 They call this dish "mantı" in Turkish cuisine. Türk mutfağında bu yemeğe "mantı" diyorlar.

92.5 Did you call the plumber about our leaking faucet? Sızan musluğumuz hakkında tesisatçıyı aradın mı?

92.6 The teacher will call each student to the board. Öğretmen her öğrenciyi tahtaya çağıracak.

92.7 What do you call a person who fixes computers? Bilgisayarları tamir eden birine ne dersin?

92.8 Birds call to each other in the early morning. Kuşlar erken sabahta birbirlerine ötüyor.

92.9 I heard someone call my name in the crowd. Kalabalıkta birinin ismimi seslendiğini duydum.

92.10 We should call a taxi because it's raining heavily. Şiddetli yağmur yağdığı için taksi çağırmalıyız.

92.11 The meeting was called off due to bad weather. Toplantı kötü hava nedeniyle iptal edildi.

92.12 She felt a call to help people in need. İhtiyacı olan insanlara yardım etmek için bir çağrı hissetti.

92.13 Can I call you by your first name? Sana ilk isminle hitap edebilir miyim?

92.14 They decided to call the police after hearing the strange noises. Garip sesleri duyduktan sonra polisi aramaya karar verdiler.

92.15 The referee will call the end of the game soon. Hakem yakında oyunun sonunu ilan edecek.

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm C (Sadece İngilizce Metin)

92.1 Please call me when you arrive at the airport.

92.2 The doctor will call you with the test results tomorrow.

92.3 I need to call my mother about the family reunion.

92.4 They call this dish "mantı" in Turkish cuisine.

92.5 Did you call the plumber about our leaking faucet?

92.6 The teacher will call each student to the board.

92.7 What do you call a person who fixes computers?

92.8 Birds call to each other in the early morning.

92.9 I heard someone call my name in the crowd.

92.10 We should call a taxi because it's raining heavily.

92.11 The meeting was called off due to bad weather.

92.12 She felt a call to help people in need.

92.13 Can I call you by your first name?

92.14 They decided to call the police after hearing the strange noises.

92.15 The referee will call the end of the game soon.

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm D (Dilbilgisi Açıklaması)

"Call" kelimesi İngilizce'de çok yönlü bir fiil olup, Türkçe konuşan öğrenciler için çeşitli kullanımlarını anlamak önemlidir: -

Temel Kullanımlar: -

Telefonla aramak: "I will call you tomorrow." (Yarın seni arayacağım.) -

Çağırmak/seslenmek: "She called my name." (İsmimi seslendi.) -

Adlandırmak: "What do you call this in English?" (Buna İngilizce'de ne diyorsunuz?) -

Deyimsel Kullanımlar (Phrasal Verbs): -

Call off: İptal etmek ("The game was called off" - Oyun iptal edildi) -

Call back: Geri aramak ("I'll call you back later" - Seni daha sonra geri arayacağım) -

Call on/upon: Yardım istemek, ziyaret etmek ("Call on your neighbor for help" - Yardım için komşunuza başvurun) -

Call out: Sesli şekilde söylemek, ifşa etmek ("He called out the answer" - Cevabı sesli söyledi) -

İsim Olarak Kullanımı: -

Telefon görüşmesi: "I received a call from her." (Ondan bir telefon aldım.) -

Çağrı/davet: "She felt a call to teach." (Öğretme çağrısı hissetti.) -

Karar: "It's your call." (Karar senin.) -

Türkçe ile Karşılaştırma: -

Türkçe'de "call" için bağlama göre farklı kelimeler kullanılır: "aramak", "çağırmak", "seslenmek", "adlandırmak" -

İngilizce'de aynı fiil (call) daha geniş anlam yelpazesine sahiptir -

Phrasal verb yapıları Türkçe'de genellikle tek bir fiille ifade edilir -

Yaygın Hatalar: -

"Call to someone" yerine doğrusu "call someone"dır (Birini aramak) -

"Make a call" ve "give a call" arasındaki farkı karıştırmak -

"Call" ve "tell" arasındaki anlam farkını ayırt edememek

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm E (Kültürel Not)

"Call" kelimesinin İngilizce konuşulan kültürlerdeki kullanımı, Türk kültüründeki karşılıklarından bazı farklılıklar gösterir: -

Telefon Kültürü: -

İngilizce konuşulan ülkelerde telefon konuşmalarında kendini tanıtma şekli Türkiye'dekinden farklıdır. Örneğin, İngilizce'de "Hi, this is John calling" (Merhaba, ben John arıyorum) derken, Türkçe'de genellikle "Ben John" şeklinde daha doğrudan bir giriş yapılır. -

İş ortamında Amerika'da telefon aramalarında asistanlar aracılığıyla bağlanmak yaygınken, Türkiye'de doğrudan iletişim daha yaygın olabilir. -

İsimlendirme ve Hitap Etme: -

İngilizce konuşulan kültürlerde birine nasıl hitap edileceği (what to call someone) önemli bir sosyal konudur. Örneğin, Amerika'da bir profesöre ilk ismiyle hitap etmek bazı durumlarda uygunken, Türkiye'de bu genellikle resmi ortamlarda kaçınılan bir durumdur. -

"Can I call you [first name]?" sorusu İngilizce konuşulan kültürlerde yaygın bir nezaket ifadesidir, ancak Türkçe'de bu genellikle açıkça sorulmaz. -

Çağrı Kavramı: -

İngilizce'deki "calling" (meslek/yaşam çağrısı) kavramının dini ve manevi çağrışımları vardır ve bir kişinin hayatının amacını bulmasını ifade eder. Türkçe'de bu anlam genellikle "misyon" veya "amaç" kelimeleriyle karşılanır. -

"A calling in life" ifadesi Batı kültüründe yaygın bir kavramdır ve kişinin içsel yönelimini ifade eder. -

Sosyal Bağlam: -

Anglo-Amerikan kültüründe birini telefonla aramadan önce mesaj atıp müsait olup olmadığını sormak giderek yaygınlaşan bir nezaket kuralıdır. Türkiye'de doğrudan aramak halen daha yaygındır. -

"Call out" (ifşa etmek, eleştirmek) özellikle sosyal medyada ve sosyal adalet bağlamında İngilizce konuşulan toplumlarda yaygınlaşan bir kavramdır.

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm F (Edebi Alıntı)

Bölüm F-A (Detaylı İngilizce-Türkçe Metin)

"Listen Dinle, to -e the - call çağrı of -ın the - wild vahşi doğanın" - Jack Jack London London, from -dan the - novel roman of - the - same aynı name isim

Bölüm F-B (Tam Çeviri)

"Listen to the call of the wild" - Jack London, aynı isimdeki romandan.

"Vahşi doğanın çağrısını dinle" - Jack London, aynı isimdeki romandan.

Bölüm F-C (Edebi Analiz)

Jack London'ın "The Call of the Wild" (Vahşi Doğanın Çağrısı) adlı romanından alınan bu ünlü cümle, eserin ana temasını özetlemektedir. 1903'te yazılan bu romanda, evcil bir köpek olan Buck'ın vahşi doğaya dönüş yolculuğu anlatılır. "Call" kelimesi burada mecazi bir anlam taşır ve insanların veya hayvanların içindeki doğal içgüdüleri ve köklerine dönüş arzusunu ifade eder.

Türk okuyucular için, bu ifade doğayla bağlantı kurma ve özümüze dönme fikrini yansıtır. Türk kültüründe de doğaya dönüş ve geleneksel yaşam biçimlerine özlem benzer şekilde önemli bir tema olarak görülür.

Bölüm F-D (Dilbilgisi Notları)

-

"Call" bu cümlede isim olarak kullanılmıştır ve "çağrı" anlamına gelir. -

"The call of the wild" ifadesinde "of" ilgeci sahiplik belirtir. -

"Listen to" fiil öbeği (phrasal verb) olarak "dinlemek" anlamında kullanılır ve ardından her zaman bir nesne gelir. -

İngilizce'de "the wild" şeklinde kullanılan ifade, Türkçe'de genellikle "vahşi doğa" olarak çevrilir. -

Bu tür kısa, emir cümleleri İngiliz ve Amerikan edebiyatında etkileyici bir anlatım tekniği olarak sıkça kullanılır.

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Tür Bölümü: İş Dünyasında İletişim (Business Communication)

Bölüm A (Detaylı İngilizce-Türkçe Metinler)

92.16 The - CEO CEO called aradı an bir emergency acil meeting toplantı to için discuss tartışmak the - financial finansal crisis krizi facing karşı karşıya olan the - company şirket

92.17 Please Lütfen call arayın our bizim client müşterimizi and ve reschedule yeniden planlayın the - appointment randevuyu for için next gelecek week hafta

92.18 We Biz need ihtiyacımız var to -e call aramaya all tüm stakeholders paydaşları before önce making yapmadan the - final nihai decision karar

92.19 The - marketing pazarlama team ekibi called aradı for için more daha fazla budget bütçe to için launch başlatmak the - new yeni campaign kampanya

92.20 After Sonra reviewing incelemekten your sizin resume özgeçmişinizi, we biz would -ecek like isteriz to - call aramak you sizi for için an bir interview mülakat

92.21 The - board yönetim kurulu of - directors direktörleri called çağırdı on - the - CFO CFO'yu to için present sunmak the - quarterly çeyrek dönem report raporu

92.22 She O called aradı a bir taxi taksi service hizmeti to için take götürmek her onu to -e the - business iş conference konferansı

92.23 The - project proje manager yöneticisi will -ecek call arayacak you sizi to için discuss tartışmak the - details detayları of -ın the - contract sözleşme

92.24 We Biz should -meliyiz call aramalıyız off - the - negotiation müzakereyi if eğer they onlar don't -mazlarsa improve iyileştirmezlerse their onların offer tekliflerini

92.25 Please Lütfen call arayın our bizim technical teknik support destek team ekibimizi if eğer you siz experience yaşarsanız any herhangi bir issues sorun

92.26 The - investors yatırımcılar called talep ettiler for için more daha fazla transparency şeffaflık in -de the - company's şirketin financial finansal reports raporları

92.27 Our Bizim team ekibimiz will -ecek call arayacak you sizi back geri within içinde 24 24 hours saat to için confirm onaylamak your sizin order siparişinizi

92.28 We Biz need ihtiyacımız var to -e call aramaya a bir meeting toplantı with ile the - legal hukuk department departmanı before önce signing imzalamadan the - contract sözleşme

92.29 The - CEO CEO was -dı called çağrıldı to için testify ifade vermek before önünde the - regulatory düzenleyici commission komisyon

92.30 I'll Ben call arayacağım you seni as olarak soon hemen as -dığında I ben have sahip olduğumda the - sales satış figures rakamları ready hazır

Bölüm B (Tam İngilizce Cümleler ve Türkçe Çevirileri)

92.16 The CEO called an emergency meeting to discuss the financial crisis facing the company. CEO, şirketin karşı karşıya olduğu finansal krizi tartışmak için acil bir toplantı çağırdı.

92.17 Please call our client and reschedule the appointment for next week. Lütfen müşterimizi arayın ve randevuyu gelecek hafta için yeniden planlayın.

92.18 We need to call all stakeholders before making the final decision. Nihai kararı vermeden önce tüm paydaşları aramamız gerekiyor.

92.19 The marketing team called for more budget to launch the new campaign. Pazarlama ekibi yeni kampanyayı başlatmak için daha fazla bütçe talep etti.

92.20 After reviewing your resume, we would like to call you for an interview. Özgeçmişinizi inceledikten sonra, sizi bir mülakat için aramak istiyoruz.

92.21 The board of directors called on the CFO to present the quarterly report. Yönetim kurulu, çeyrek dönem raporunu sunmak için CFO'yu çağırdı.

92.22 She called a taxi service to take her to the business conference. İş konferansına gitmek için bir taksi hizmeti aradı.

92.23 The project manager will call you to discuss the details of the contract. Proje yöneticisi, sözleşmenin detaylarını görüşmek için sizi arayacak.

92.24 We should call off the negotiation if they don't improve their offer. Eğer tekliflerini iyileştirmezlerse müzakereyi iptal etmeliyiz.

92.25 Please call our technical support team if you experience any issues. Herhangi bir sorun yaşarsanız lütfen teknik destek ekibimizi arayın.

92.26 The investors called for more transparency in the company's financial reports. Yatırımcılar şirketin finansal raporlarında daha fazla şeffaflık talep ettiler.

92.27 Our team will call you back within 24 hours to confirm your order. Ekibimiz siparişinizi onaylamak için 24 saat içinde sizi geri arayacak.

92.28 We need to call a meeting with the legal department before signing the contract. Sözleşmeyi imzalamadan önce hukuk departmanı ile bir toplantı ayarlamamız gerekiyor.

92.29 The CEO was called to testify before the regulatory commission. CEO, düzenleyici komisyon önünde ifade vermek üzere çağrıldı.

92.30 I'll call you as soon as I have the sales figures ready. Satış rakamları hazır olur olmaz seni arayacağım.

Bölüm C (Sadece İngilizce Metin)

92.16 The CEO called an emergency meeting to discuss the financial crisis facing the company.

92.17 Please call our client and reschedule the appointment for next week.

92.18 We need to call all stakeholders before making the final decision.

92.19 The marketing team called for more budget to launch the new campaign.

92.20 After reviewing your resume, we would like to call you for an interview.

92.21 The board of directors called on the CFO to present the quarterly report.

92.22 She called a taxi service to take her to the business conference.

92.23 The project manager will call you to discuss the details of the contract.

92.24 We should call off the negotiation if they don't improve their offer.

92.25 Please call our technical support team if you experience any issues.

92.26 The investors called for more transparency in the company's financial reports.

92.27 Our team will call you back within 24 hours to confirm your order.

92.28 We need to call a meeting with the legal department before signing the contract.

92.29 The CEO was called to testify before the regulatory commission.

92.30 I'll call you as soon as I have the sales figures ready.

Bölüm D (İş İletişiminde "Call" Kullanımı için Dilbilgisi Notları)

İş dünyasında "call" kelimesi özel bağlamlarda ve profesyonel iletişimde sıkça kullanılır: -

İş Ortamında Yaygın "Call" Deyimleri: -

"Call a meeting": Toplantı düzenlemek/çağrısı yapmak -

"Call back": Geri aramak (müşteri hizmetlerinde çok yaygın) -

"Call off": İptal etmek (müzakere, anlaşma, vs.) -

"Call for": Talep etmek, istemek (örn. "call for proposals" - teklif çağrısı) -

"Call on someone": Birine görev vermek, birinden bir şey istemek -

Profesyonel İş Bağlamında Kullanım: -

Telefon görüşmeleri organize etmek: "I'll call you to discuss the details" (Detayları görüşmek için sizi arayacağım) -

Talep veya ricada bulunmak: "The board called for a full report" (Yönetim kurulu tam bir rapor talep etti) -

Randevu ayarlamak: "Call you for an interview" (Mülakat için sizi aramak) -

Acil durum bildirmek: "Call an emergency meeting" (Acil toplantı çağrısı yapmak) -

Türk İş İnsanları için Kullanım İpuçları: -

İngilizce iş yazışmalarında "call" farklı fiillerle birlikte kullanılır ve bu Türkçe'deki "aramak" kelimesinden daha geniş bir kullanıma sahiptir -

Türkçe'de "toplantı çağırmak" olarak ifade edilen durum İngilizce'de "call a meeting" şeklinde kullanılır -

"To be called to" yapısı "çağrılmak/davet edilmek" anlamına gelir ve pasif yapıda kullanılır -

Formel ve İnformel Kullanım Farkları: -

Resmi iş ortamında: "I would like to call your attention to..." (Dikkatinizi çekmek isterim...) -

Daha az resmi: "Give me a call when you're free" (Müsait olduğunda beni ara) -

E-posta iletişiminde: "I'll call you to follow up" (Takip için sizi arayacağım) -

Türkçe ve İngilizce Arasındaki Temel Farklar: -

Türkçe'de "aramak" ve "çağırmak" gibi farklı fiiller kullanılırken, İngilizce'de çoğunlukla "call" fiili ve onun çeşitli deyimsel kullanımları tercih edilir -

İş e-postalarında Türkçe'de "geri dönüş yapacağım" ifadesi İngilizce'de "I'll call you back" olarak kullanılabilir -

Türkçe'de "iptal etmek" için doğrudan bu fiil kullanılırken, İngilizce'de "call off" deyimi tercih edilir -

İngilizce iş dilinde "called for" (talep etmek) Türkçe'de genellikle "istemek" veya "talep etmek" olarak ifade edilir

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

---

← Lesson 91 ↩ Course Index Lesson 93 →