Universitas Scholarium — A Community of Scholars Log In

← İngilizceyi Birlikte Öğrenelim

İngilizceyi Birlikte Öğrenelim
Lesson 93
93 of 100 lessons

Lesson 93

###

Bölüm A (Ayrıntılı İngilizce-Türkçe Metni)

93.1 The Bu first ilk day gün of -in school okul is -dir always her zaman exciting heyecan verici

93.2 She O was idi the - first ilk person kişi to - arrive varmak at -e the - meeting toplantı

93.3 My Benim first ilk attempt denemem at -de making yapmak bread ekmek was idi not değil successful başarılı

93.4 For İçin the - first ilk time kez in içinde years yıllar, I ben visited ziyaret ettim my benim hometown memleket

93.5 When Ne zaman we biz first ilk met tanıştık, we biz did not -me- like beğen- each other birbirimizi

93.6 At -de first ilk başta, the - problem sorun seemed görünüyordu difficult zor to - solve çözmek

93.7 Children Çocuklar often sıklıkla remember hatırlarlar their kendi first ilk teacher öğretmenlerini with ile affection sevgi

93.8 First İlk olarak, we biz need ihtiyacımız var to - prepare hazırlamak the - ingredients malzemeler

93.9 During Boyunca his onun first ilk year yıl at -de university üniversite, he o studied çalıştı very çok hard sıkı

93.10 Learning Öğrenmek a bir new yeni language dil is -dir difficult zor at -de first ilk başta

93.11 The - baby bebek took attı her onun first ilk steps adımlarını yesterday dün

93.12 First İlk önce impressions izlenimler are -dir important önemli in -de job iş interviews görüşmeleri

93.13 She O won kazandı first birinci place yer in -de the - swimming yüzme competition yarışması

93.14 The - first ilk snow kar of -in winter kış fell düştü last geçen night gece

93.15 First Önce, think düşün carefully dikkatlice before önce making vermek a bir decision karar

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm B (Tam İngilizce Cümleler ve Türkçe Çevirisi)

93.1 The first day of school is always exciting. Okulun ilk günü her zaman heyecan vericidir.

93.2 She was the first person to arrive at the meeting. O, toplantıya varan ilk kişiydi.

93.3 My first attempt at making bread was not successful. Ekmek yapmadaki ilk denemem başarılı değildi.

93.4 For the first time in years, I visited my hometown. Yıllar içinde ilk kez memleketimi ziyaret ettim.

93.5 When we first met, we did not like each other. İlk tanıştığımızda birbirimizi beğenmemiştik.

93.6 At first, the problem seemed difficult to solve. İlk başta sorun çözülmesi zor görünüyordu.

93.7 Children often remember their first teacher with affection. Çocuklar sıklıkla ilk öğretmenlerini sevgiyle hatırlarlar.

93.8 First, we need to prepare the ingredients. İlk olarak, malzemeleri hazırlamamız gerekiyor.

93.9 During his first year at university, he studied very hard. Üniversitedeki ilk yılı boyunca çok sıkı çalıştı.

93.10 Learning a new language is difficult at first. Yeni bir dil öğrenmek ilk başta zordur.

93.11 The baby took her first steps yesterday. Bebek dün ilk adımlarını attı.

93.12 First impressions are important in job interviews. İlk izlenimler iş görüşmelerinde önemlidir.

93.13 She won first place in the swimming competition. O, yüzme yarışmasında birinci oldu.

93.14 The first snow of winter fell last night. Kışın ilk karı geçen gece düştü.

93.15 First, think carefully before making a decision. Önce, bir karar vermeden dikkatlice düşün.

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm C (Sadece İngilizce Metin)

93.1 The first day of school is always exciting.

93.2 She was the first person to arrive at the meeting.

93.3 My first attempt at making bread was not successful.

93.4 For the first time in years, I visited my hometown.

93.5 When we first met, we did not like each other.

93.6 At first, the problem seemed difficult to solve.

93.7 Children often remember their first teacher with affection.

93.8 First, we need to prepare the ingredients.

93.9 During his first year at university, he studied very hard.

93.10 Learning a new language is difficult at first.

93.11 The baby took her first steps yesterday.

93.12 First impressions are important in job interviews.

93.13 She won first place in the swimming competition.

93.14 The first snow of winter fell last night.

93.15 First, think carefully before making a decision.

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm D (Dilbilgisi Açıklaması)

"First" kelimesinin İngilizce'de kullanımı hakkında Türkçe konuşanlar için önemli noktalar: -

Sıfat olarak kullanımı: -

"The first day" (ilk gün) - bir şeyin başlangıcını veya sırasını belirtir -

"My first attempt" (ilk denemem) - sayı sırasında en önde gelen -

Türkçe'deki "ilk" kelimesine benzer şekilde isimden önce gelir -

Zarf olarak kullanımı: -

"First, we need to prepare" (İlk olarak, hazırlamamız gerekiyor) - bir şeyin başlangıcını veya sırasını belirtir -

Cümle başında veya "at first" (ilk başta) şeklinde kullanılabilir -

Türkçe'de "önce", "ilk olarak" veya "ilk başta" olarak çevrilir -

İsim olarak kullanımı: -

"She won first place" (O, birinci oldu) - yarışmalarda en iyi pozisyon -

Türkçe'de "birincilik" veya "birinci" olarak çevrilir -

Kalıp ifadelerde kullanımı: -

"For the first time" (ilk kez) - daha önce hiç yapılmamış -

"At first" (ilk başta) - başlangıçta, ilk etapta -

"First impressions" (ilk izlenimler) - birisiyle ilk karşılaşmada oluşan düşünceler -

Türkçe ve İngilizce arasındaki farklar: -

İngilizce'de "first" hem sıfat hem zarf olarak aynı formda kullanılır -

Türkçe'de bağlama göre "ilk", "birinci", "önce", "ilk başta" gibi farklı çeviriler yapılır -

İngilizce'de "the first" gibi kalıp ifadeler Türkçe'de sadece "ilk" olarak çevrilebilir

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm E (Kültürel Not)

"First" kelimesi İngilizce konuşan kültürlerde özel bir öneme sahiptir: -

Eğitim ve Başarı: -

İngilizce konuşan toplumlarda "first" olmak genellikle övgü ve prestij ile ilişkilidir -

"First place" (birincilik) kazanmak özellikle Amerikan kültüründe yüksek değer görür -

Türk kültüründe de başarı önemlidir, ancak rekabet ve birincilik vurgusu bazı durumlarda farklılık gösterebilir -

Sosyal İlişkiler: -

"First impressions" (ilk izlenimler) İngilizce konuşan kültürlerde çok önemlidir -

İş görüşmelerinde veya sosyal ortamlarda ilk izlenim üzerine kitaplar, makaleler yazılmıştır -

Türk kültüründe de ilk izlenimler önemlidir, ancak zamanla gelişen ilişkilere daha fazla değer verilebilir -

Deyimler ve Atasözleri: -

İngilizce'de "first come, first served" (önce gelen, önce hizmet alır) gibi yaygın deyimler vardır -

"First things first" (önce önemli işler) öncelikleri belirtmek için kullanılır -

Türkçe'de "ilk"le ilgili deyimler var, ama kullanım şekilleri farklı olabilir -

Kültürel Etkinlikler: -

"First day of school" (okulun ilk günü) veya "first snow" (ilk kar) gibi önemli "ilkler", hem İngilizce hem de Türkçe konuşan kültürlerde kutlanan veya önem verilen olaylardır -

Çocuğun ilk adımları, ilk sözleri gibi gelişimsel ilkler her iki kültürde de önemle kaydedilir

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm F (Edebi Alıntı)

Bölüm F-A (Ayrıntılı İngilizce-Türkçe Metin)

"The " first ilk step adım towards doğru getting elde etmek somewhere bir yer is -dir to - decide karar vermek that ki you sen are -sin not değil going gidecek to - stay kalmak where nerede you sen are." -sin." - J.P. Morgan - J.P. Morgan

Bölüm F-B (Tam Çeviri)

"The first step towards getting somewhere is to decide that you are not going to stay where you are." - J.P. Morgan

"Bir yere varmanın ilk adımı, olduğun yerde kalmamaya karar vermektir." - J.P. Morgan

Bölüm F-C (Edebi Analiz)

Bu alıntı Amerikalı bankacı ve finans dehası J.P. Morgan'a atfedilmektedir. Alıntı, gelişme ve ilerleme için ilk adımın bir değişim kararı vermek olduğunu vurguluyor. "First" kelimesi burada başlangıç noktasını, değişim sürecinin en temel ve en önemli kısmını ifade ediyor. Bu alıntı hem kişisel gelişim hem de iş dünyasında ilerleme için motivasyon kaynağı olarak kullanılmaktadır.

Bölüm F-D (Dilbilgisi Notları)

-

"The first step" ifadesinde "first" sıfat olarak kullanılmıştır ve "adım" anlamına gelen "step" ismini nitelemektedir -

Alıntıda "first" kelimesi bir sürecin başlangıcını vurgulamak için kullanılmıştır -

"First" burada sıralamanın yanı sıra önem ve öncelik de vurgulamaktadır -

Türkçe çeviride "ilk" kelimesi İngilizce'deki "first" kelimesinin tam karşılığı olarak kullanılmıştır -

Bu tür motive edici alıntılarda "first step" (ilk adım) metaforu hem İngilizce hem de Türkçe'de yaygındır

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Tür Bölümü: Kısa Öykü

Bölüm A (Ayrıntılı İngilizce-Türkçe Metni)

93.16 On -de my benim first ilk day gün in içinde Istanbul İstanbul, the - morning sabah sun güneşi painted boyadı the - city şehri gold altın rengine

93.17 I Ben remember hatırlıyorum my benim first ilk impression izlenimimi of -in the - Grand Bazaar Kapalı Çarşı with ile its onun vibrant canlı colors renkleri and ve exotic egzotik scents kokuları

93.18 The - shopkeeper dükkancı smiled gülümsedi at -e me bana and ve offered sundu me bana my benim first ilk Turkish Türk tea çayını in içinde a bir small küçük glass bardak

93.19 At -de first ilk başta, I ben hesitated tereddüt ettim to - try denemek the - unfamiliar alışık olmadığım food yemeği, but fakat the - delicious lezzetli aroma koku convinced ikna etti me beni

93.20 The - first ilk bite ısırık of -in baklava baklava was idi an bir explosion patlama of -in sweetness tatlılık that ki I ben will -ecek never asla forget unutmayacağım

93.21 When Ne zaman I ben first ilk attempted denedim to - speak konuşmak Turkish Türkçe, the - locals yerliler smiled gülümsediler kindly nazikçe at -e my benim pronunciation telaffuzuma

93.22 My Benim guide rehberim told anlattı me bana that ki the - first ilk rule kural of -in bargaining pazarlık in -de the - market pazar is -dir patience sabır

93.23 The - first ilk time kez I ben saw gördüm the - Blue Mosque Sultanahmet Camii'ni, I ben stood durdum speechless sözsüz before önünde its onun majestic muhteşem domes kubbeleri

93.24 For İçin the - first ilk few birkaç days gün, I ben got oldum lost kaybolmuş in içinde the - winding dolambaçlı streets sokaklar, but fakat soon kısa sürede began başladım to - find bulmaya my kendi way yolumu

93.25 The - fisherman balıkçı caught yakaladı his onun first ilk fish balığını of -in the - day gün as olarak we biz sailed yelken açtık along boyunca the - Bosphorus Boğaz

93.26 First İlk olarak, he o explained açıkladı the - history tarihi of -in the - ancient antik city şehir, then sonra showed gösterdi me bana its onun hidden gizli treasures hazineleri

93.27 I Ben will -ecek always her zaman cherish değer vereceğim that o first ilk magical büyülü evening akşama when ne zaman the - sunset güneş batışı turned döndürdü the - water suyu into içine gold altın

93.28 My Benim first ilk friend arkadaşım in -de Turkey Türkiye invited davet etti me beni to -e his onun home evine for için a bir traditional geleneksel family aile dinner yemeği

93.29 The - first ilk snow kar of -in winter kış transformed dönüştürdü Istanbul İstanbul'u into içine a bir white beyaz wonderland harikalar diyarı, with ile minarets minareler rising yükselen like gibi sentinels nöbetçiler above üzerinde the - blanket örtü of -in white beyaz

93.30 On -de my benim last son day gün, I ben revisited tekrar ziyaret ettim the - café kafeyi where nerede I ben had içmiştim my benim first ilk Turkish Türk coffee kahvesini, now şimdi feeling hissederek like gibi a bir small küçük part parça of -in this bu beautiful güzel city şehir

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm B (Tam İngilizce Cümleler ve Türkçe Çevirisi)

93.16 On my first day in Istanbul, the morning sun painted the city gold. İstanbul'daki ilk günümde, sabah güneşi şehri altın rengine boyadı.

93.17 I remember my first impression of the Grand Bazaar with its vibrant colors and exotic scents. Kapalı Çarşı'nın canlı renkleri ve egzotik kokularıyla ilk izlenimimi hatırlıyorum.

93.18 The shopkeeper smiled at me and offered me my first Turkish tea in a small glass. Dükkancı bana gülümsedi ve bana küçük bir bardakta ilk Türk çayımı sundu.

93.19 At first, I hesitated to try the unfamiliar food, but the delicious aroma convinced me. İlk başta, alışık olmadığım yemeği denemeye tereddüt ettim, fakat lezzetli koku beni ikna etti.

93.20 The first bite of baklava was an explosion of sweetness that I will never forget. Baklavanın ilk ısırığı asla unutmayacağım bir tatlılık patlamasıydı.

93.21 When I first attempted to speak Turkish, the locals smiled kindly at my pronunciation. İlk kez Türkçe konuşmaya çalıştığımda, yerliler telaffuzuma nazikçe gülümsediler.

93.22 My guide told me that the first rule of bargaining in the market is patience. Rehberim bana pazarda pazarlık yapmanın ilk kuralının sabır olduğunu anlattı.

93.23 The first time I saw the Blue Mosque, I stood speechless before its majestic domes. Sultanahmet Camii'ni ilk gördüğümde, muhteşem kubbelerinin önünde sözsüz durdum.

93.24 For the first few days, I got lost in the winding streets, but soon began to find my way. İlk birkaç gün dolambaçlı sokaklarda kayboldum, fakat kısa sürede yolumu bulmaya başladım.

93.25 The fisherman caught his first fish of the day as we sailed along the Bosphorus. Boğaz boyunca yelken açarken balıkçı günün ilk balığını yakaladı.

93.26 First, he explained the history of the ancient city, then showed me its hidden treasures. İlk olarak, antik şehrin tarihini açıkladı, sonra bana gizli hazinelerini gösterdi.

93.27 I will always cherish that first magical evening when the sunset turned the water into gold. Güneş batışının suyu altına döndürdüğü o ilk büyülü akşama her zaman değer vereceğim.

93.28 My first friend in Turkey invited me to his home for a traditional family dinner. Türkiye'deki ilk arkadaşım beni geleneksel bir aile yemeği için evine davet etti.

93.29 The first snow of winter transformed Istanbul into a white wonderland, with minarets rising like sentinels above the blanket of white. Kışın ilk karı İstanbul'u, minarelerin beyaz örtünün üzerinde nöbetçiler gibi yükseldiği beyaz bir harikalar diyarına dönüştürdü.

93.30 On my last day, I revisited the café where I had my first Turkish coffee, now feeling like a small part of this beautiful city. Son günümde, ilk Türk kahvemi içtiğim kafeyi tekrar ziyaret ettim, şimdi bu güzel şehrin küçük bir parçası gibi hissediyordum.

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm C (Sadece İngilizce Metin)

93.16 On my first day in Istanbul, the morning sun painted the city gold.

93.17 I remember my first impression of the Grand Bazaar with its vibrant colors and exotic scents.

93.18 The shopkeeper smiled at me and offered me my first Turkish tea in a small glass.

93.19 At first, I hesitated to try the unfamiliar food, but the delicious aroma convinced me.

93.20 The first bite of baklava was an explosion of sweetness that I will never forget.

93.21 When I first attempted to speak Turkish, the locals smiled kindly at my pronunciation.

93.22 My guide told me that the first rule of bargaining in the market is patience.

93.23 The first time I saw the Blue Mosque, I stood speechless before its majestic domes.

93.24 For the first few days, I got lost in the winding streets, but soon began to find my way.

93.25 The fisherman caught his first fish of the day as we sailed along the Bosphorus.

93.26 First, he explained the history of the ancient city, then showed me its hidden treasures.

93.27 I will always cherish that first magical evening when the sunset turned the water into gold.

93.28 My first friend in Turkey invited me to his home for a traditional family dinner.

93.29 The first snow of winter transformed Istanbul into a white wonderland, with minarets rising like sentinels above the blanket of white.

93.30 On my last day, I revisited the café where I had my first Turkish coffee, now feeling like a small part of this beautiful city.

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

Bölüm D (Kısa Öykü Türü için Dilbilgisi Notları)

Seyahat hikayelerinde "first" kelimesinin kullanımı hakkında dilbilgisi notları: -

Hikaye anlatımında zaman belirteci olarak "first" kullanımı: -

"On my first day" (ilk günümde) gibi ifadeler, hikayenin başlangıcını işaret eder -

"When I first attempted" (ilk denediğimde) gibi yapılar, önemli anları vurgular -

Türkçe'de de benzer şekilde "ilk" kelimesi önemli zaman noktalarını belirtir -

Deneyimlerin sıralanmasında kullanımı: -

"First, he explained" (İlk olarak, açıkladı) gibi ifadeler, olayların sırasını belirtir -

Hikaye akışını yapılandırmak için kullanılır -

Türkçe'de "ilk olarak" veya "önce" olarak çevrilir -

İlk izlenimlerin anlatımında kullanımı: -

"My first impression" (ilk izlenimim) gibi ifadeler, anlatıcının duygularını aktarır -

"The first bite" (ilk ısırık) gibi duyusal deneyimler, hikayeyi canlı kılar -

Bu tür ifadeler, Türkçe'de de aynı şekilde "ilk" sözcüğüyle kullanılır -

"At first" kalıbının kullanımı: -

"At first, I hesitated" (İlk başta, tereddüt ettim) gibi yapılar, değişim sürecini gösterir -

Genellikle arkasından bir zıtlık ("but" ile) gelir -

Türkçe'de "ilk başta" olarak çevrilir ve benzer kullanımı vardır -

Kısa öykü yapısında kullanım özellikleri: -

Hikayenin başında "first" kullanımı, okuyucuya zaman çerçevesi sunar -

Ortasında, karakter gelişimini gösterir -

Sonunda, dönüşümü vurgulamak için kullanılabilir -

Türk ve İngiliz hikaye anlatım geleneklerinde bu kullanım benzerdir -

Geçmiş zaman hikayelerde vurgu: -

"The first time I saw" (ilk gördüğümde) gibi yapılar, önemli anıları vurgular -

Bu yapı İngilizce'de genellikle "past simple" (saw) ile kullanılır -

Türkçe'de ise "ilk kez" ile birlikte geçmiş zaman (-dı/-di ekleri) kullanılır

✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾ ✾ ❦ ✾ ❦ ✾

---

← Lesson 92 ↩ Course Index Lesson 94 →